Sevgili Bayım
‘’Aşkın kanununu tahsil etmiştim kalbimin en doğusunda
İçimde yağmur duasına çıkmış birkaç köy
Birkaç köy sular altında.
Kalbimin doğusu,
Her resme güneş çizen bir çocuktu.
Gam yükünün kervanları yürürdü dudaklarımda
Kavruk ve çatlaktı dudaklarımın toprakları.
Ölümün ötesinde bir köy vardı
Orda, uzakta, kalbimin en doğusunda
Şimdi bana yalnızca
Dertli türkülere duyduğum karşılıksız aşk kaldı.
Güzel beyaz bir tay doğururdu her sene hafızam’’ (Didem Madak)
Benim düşlerim körüklüdür bayım ruhum ise dalgalı bir okyanus.
İçimin yerleşkesi sevgi olsa ne ki karşılığını bulduğum Allah’tan o yüzden çok sevmeleri severim ben hem de bir Allah’ın kuluna çaktırmadan.
Fotokopi aşkların ve fotokopi hayatların mevsimi şimdi hem de hazan: eh insan ne ister ki?
Racon keser benim yüreğim her dara düştüğünde ve de aşka:
Rica üstüne de sahiplenmem ben duaları varsa yoksa nasibim ve elimine ettiğim kadar da yalancı ruhları sevemedim gitti rolcü adam ve kadınları.
Şaire öykünmedim ben ama çok sevdim şairi duydum ki adı Didem Madak’mış o da annesizlikten dertli belki de budur beni ona yakın tutan bir de çok sevip de karşılık bulamadığı hem kime ne kime ne?
Size mi oldu tasam?
Hayatı bir taslağa oturtamıyorum asla: öncemde çalıştığım plazalar akabinde muallime diye yakama iliştirdiğim: eh, ne anladım bu işten mademki ruhumla cebelleştiğim en büyük yaram.
Temcit pilavı gibi öğünler ve insanlar hep mi zarar ziyan?
Gel gör ki iyi bilirim tasarrufu ne de olsa memur kökenli ve zihniyetli idi rahmetli anam ve babam.
Daldan dala kondum değil mi bayım benimki de laf mı?
Neydi hem sizin günahınız?
Ben dert küpü sizi de buldum mademki dertlerime kulak kabartan yoksa bana mı öyle geldi? Varsın olsun dinler gözükün ya da iyisi mi siz dinlenin ben hiç gözünüze gözükmeyeyim hem de ne olur sizi fazladan sevdimse:
O ne ki benimki?
Adeta mevduat faizi:
Sev ve çoğal hoş yine de getiremiyorum ay sonunu iyisi mi burada keseyim hem romantik takılayım hem de konuyu paraya getirdim mi uymadı mevzuata kaba hesap gelir-gider tablosu illa ki dar gelirli vatandaşa tasa.
Hal de böyle oldu mu turp suyu sıktık aşk denen külliyata.
Ederi ve gideri her ne ise o da benden sevmeyenlere sadaka.
Siz yine de bilmeyin gitsin bayım dokuz köyden kovulduğum yetti bana ben şuraya serileyim bir de sizi düşüneyim yoksa nasıl yazılırdı bunca şiir bunca hikaye alyuvarlarımla akyuvarlarım birbirine girmişken gün de devrildi ya geceye o halde yarın görüşmek üzere başka bir şiirde…
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu