Tiremin Kollarında -3
Tire’nin kekikli otlarıyla beslenen danaların boşluk etleri parçalara ayrılıyor. Sinirleri çıkarılıyor. Bir kilo ete 15 gram tuz atılıyor. Sonra bu etlere kıyma makinesinde iki defa ince kıyım yapılıyor. Bu kıyma buzdolabında 24 saat bekletildikten sonra üçüncü defa kıyma makinesinden geçiriliyor. Kıymada tuzdan başka katkı maddesi yok. Baharat yok, soğan yok. Bu özel kıyma, örste dövülerek hazırlanmış özel delikli şişlere sarılıyor.
Bir hanım elinin ince parmağı inceliğinde ve boyunda her bir şişe bir köfte geçiriliyor. Şişlere geçirilen etler, kömür mangalında, ön pişirmeye tabi tutuluyor. Ön pişirme kıymanın dağılmasını önleyecek bir işlem. Servis yapılırken, ön pişirmeye tabi tutulmuş ve bir süre dinlenmiş köfteler kömür ateşinde yenebilecek kıvamda pişiriliyor.
Ardından, isteyen köfteyi ateşten indirildiği şekli ile yiyebilir. Ama normali, bu köftenin üzerine demir bir tavada kızartılmış taze, mis gibi kokan tereyağının gezdirilerek yenilmesi. İsteyen olur ise köftenin altına pide döşeniyor, yoğurt dökülüyor. Tire’nin yoğurdu da bir başka. Tepsi yoğurdu tatlı mı tatlı... Köftenin tadı ile bütünleşiyor.
Tire’nin "kuyu kebabı" da ünlüdür. Tire’de Hüsamettin Camii’nin karşısındaki Namlı Kuyu Kebapçısı vardır ama ne yazık ki, kuyu kebabı sabah ezanı sırasında çıkar, saat 06.00 en geç 07.00’de tükenir.
Ertesi sabah için hazırlanan kuyulara toprağın içine gömülen koskocaman toprak bir küp var. İçine et sarkıtılıyor. Etin suyunun damlaması için konulan kapta biriken yağlar ile çorba pişirilir. Kuyunun toprak ile sıvanan ağzı sabah ezanı öncesi açılıp, etler çıkarılır.
Sabahın erken saatinde kim bu kuyu kebabını yer?
"Bu yöre halkının talebi yeter. Ama bunu yemek için sabah sabah otobüsler ile meraklı turistler de gelir".
Kaplıca veya ılıca türünden neleriniz var?.
Tavşan adası ılıcası en bilinenlerdendir. Tire ilçe merkezinin 15 km güneybatısında Uzgur Köyü yanında ve Elem Gölü (Bozköy) civarındadır. Ilıcanın çok sıcak olan suları banyo ve içme olarak kullanılmaktadır. Banyo olarak kullanıldığında romatizma ve deri hastalıkları, çocuk ve kadın hastalıklarına iyi gelmekte, içme olarak kullanıldığı zaman ise akciğer ve gıda metabolizması hastalıklarında yararlı olduğu söylenmektedir.
Ayrıca Aydınoğlu İsa Beyin kızı Hafsa Hatun tarafından yaptırılan “Hafsa Hatun Çeşmesi”, Çandarlı Kara Halil tarafından yaptırılan “Mısırlı Çeşmesi”, Yalın ayak Hamamı, Fatih Sultan Mehmet’in hekimi Altuni zade tarafından yaptırılan “Hekim Hamamı”, Yeniceköy hamamı, Terziler Hamamı, Tahtakale Hamamı, Yeğen ağa Hamamı, Kara kadı Hamamı, Bahçe kahve Hamamı belli başlı bilinenlerdir.
Yarın fazla zaman olmaz diyerek gecenin ilerleyen saatlerinde Sedat beyin yer darlığından tıka basa doldurduğu ve üretim yaptıkları tesise gidildi. İçeride kocaman İngiliz yapımı dev bir makine gece uykusundaydı. Üç beş genç, gecenin ilerleyen bu saatlerinde yarım kalan işleri tamamlamaya ve yarın sevkıyata hazır hale getirmeye çalışıyorlardı. Üzerinde yılların izleri bulunan ak saçlı Recep beyin babası eski bir toprak diye söyletircesine şafaktan beri ayakta gençlere inat dimdikti. Sedat bey :
“Amcamız şafakta kalkar namazını kılar, tesbihini çeker, sabah çayı demlenirken rahat duramaz ortalığa çeki düzen vermeye çalışır, hiçbir itirazı, hiç bir yorgunluğu görülmez. Daima çevresine sevgi ve huzur yayar. Gecenin en geçkin saatlerinde uykuya varır.” Diye kısa yoldan tanıtmaya çalışmıştı. İçindeki dakik saati dolan eski toprak vedalaşarak istirahatı için yürüyerek yakın olan evine gitti.
(
Tiremin Kollarında -3 başlıklı yazı
KOCAMANOĞLU tarafından
8.09.2011 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.