Alex
Toplumsal olaylar olduğu zaman
aklıma gelen ilk sözlerden birisi “Haddinden
fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder.” sözü olmuştur. Olayları analiz
eden çok geniş perspektifli bir söz olduğu için hep ruhumu okşamıştır. Ardından
da eklerim ya “Haddinden fazla yumuşaklık”
evet, bence o da gayedeki hikmeti yok eder.
Fenerbahçe taraftarı için toplumsal bir fenomen haline gelen Alex son günlerin futbol medyasının en çok tartışılan konusu. Alex de Souza’nın, Fenerbahçe Forması Altında 344 maçta 172 gol ve 139 asistle oynaması bu fenomenlikte en önemli paydır. Ayrıca Alex de Souza, Lig Tarihinde en çok gol atan ilk 11 oyuncu arasında yer almaktadır.
Şubat 2007, AZ Alkmaar UEFA maçında ıslıklanan Alex de Souza bir hafta sonraki Lig maçında Aziz Yıldırım’ın ayakta alkışlaması neticesinde ciddi bir sahip çıkılmışlıkla rekorları alt-üst etti. Birçok maçta tüm otoriteler tarafından sonucu her an değiştirebilecek adam olarak bilindiğinden yürüyerek oynaması, koşmaması takıma destek vermemesi sürekli göz ardı edildi.
Aile yaşantısıyla tam bir kaptan olan Alex, Fenerbahçe tarihine altın harflerle yazılmış ve ıslıklandığı taraftar tarafından Yoğurtçu Parkına heykeli dikilmiştir. Bu işin bir tarafı. Diğer bir tarafı ise özellikle Moskova maçı öncesi neden oynamadığını soran hayranına, “Aykut Hoca beni kıskanıyor.” tweeti atmasıydı. Film de bundan sonra koptu zaten. Takımın teknik direktörünün kendisini oynatmayacağını bir hafta önce söylemiş olmasına, lig sonunda birlikte çalışalım önerisi götürmesine rağmen Alex gereksiz yere kapris yapmaya takımı değil kendini düşünmeye başladı. Geçen seneki şike sürecinde bir türlü yıkamadıkları Fenerbahçe’yi yıkmak için fırsat bile medyanın bazı kesimleri bu polemiğe hemen atladı. Ballandıra ballandıra anlatmaya, önüne gelene sallamaya her açıklamayı, her jest ve mimiği gündeme getirmeye başladı. Sonucu da aldı. Kadın taraftarlar tribünde “Aykut söyle Alex nerede?” diye organize bir sloganı 7 dakika boyunca seslendirip, Aziz Yıldırım’ın anonsu gelince sorunların çözüleceği sanıldı. Tam tersine artarak devam etti. Aykut Hoca, Alex’i Sivas maçından sonra alkışladı Alex, hocanın yüzüne bile bakmadı. Yoğurtçu parkındaki heykel açılışına gitti yine yaranmadı. “Fenerbahçe menfaati için her şeyi yaparım.” diyen bir hocanın samimiyetini özellikle görmek istemedi. Özellikle gerdi ve özellikle geri adım atmadı. Şüphesiz bunda geçen senenin rövanşını almaya çalışan medyanın gazına gelen taraftarın da çok büyük etkisi oldu.
Aykut Kocaman’ı seversiniz sevmezsiniz ancak geçen seneki enkazı derleyip toparlayan, ortalıkta kimsenin olmadığı bir zamanda dimdik ayakta duran, hemen hemen hergün bir kaosun olduğu ortamda takıma sahip çıkan, yeri geldiğinde bir başkan yeri geldiğinde bir hizmetçi gibi çalışan ve takımı son ana kadar şampiyonluk yarışında taşıyan Aykut Kocaman’dan başkası değildir. Bu takımı geçen sene uzun yıllardır alınamayan Türkiye Kupası şampiyonu yapan ve şampiyonluğu yarım puanla kaybeden, süper finalde rakiplerine 4 puan fark atan, rakiplerinden 168 fazla pas yapan, en çok topla oynayan, en çok hücum girişiminde bulunan, en çok korner atan en çok şut atan, bir takımın da mimariydi. Ayrıca fenomen denilen Alex’in en verimli sezonu da yine Aykut Kocaman zamanında olmuştur.
Alex, 35 yaşına gelmiş, ömründe yedek kalmamış birisi olarak bu yapılanları ajite ederek hem kendine hem Fenerbahçe’ye kötülük yapmıştır. Unutulmamalıdır ki futbolda dün diye bir kavram yoktur. Bakın Hagi Galatasaray’da efsane iken teknik direktör olarak kaç kez yuhalanmış ve kaç kez istifaya çağrılmıştır. İmparator Fatih Terim dedikleri hoca takımı UEFA Şampiyonu yaptığı sezonun 1,5 yıl sonrasında takımın başına getirilmiş ancak yuhalanarak gönderilmiştir. Tarihte bunun milyonlarca örneğini bulabilirisiniz. Bu kulup Alex’e çok ciddi saygı göstermiş, emeğinin hakkını vermiş hiçbir futbolcuya nasip olmayan bir tavrı ona göstermiştir. Bakın Alex’in Avrupa karnesine en uzun süre Fenerbahçe’de kalmıştır.
Fenerbahçe taraftarı kimsenin gazına gelmeden, “Hep destek tam destek!..” sloganına devam ederek takımın arkasında durmalı desteğini sürdürmeli ve fitneye müsaade etmemeli dosta ve düşmana karşı tek vücut olduğunu göstermelidir. Hani çok güzel bir söz vardır. “Kan yutup kızılcık şerbeti içmek.” diye aynen öyle davranmalıdır.
“Fenerbahçe’de tek sorun bu mu?” diyenlerin bu sorusu bundan sonra da Fenerbahçe’yi sakız yapacaklarının belirtisidir. Bu Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırımın da istifasının istemesi gerektiğinin nazik bir alt yapısını oluşturmaktır. Bu ciddi bir oyun ve ciddi bir manipülasyondur. Asıl sorun budur. Futbolcular ve yöneticiler gider ancak kulüp bakidir ve öyle kalacaktır. Ancak bu zemini sürekli kaşıyanların tespit edilememesi, küçük sorunların çok büyükmüş gibi gösterilmesi, sürekli olarak Fenerbahçe’den intikam almak isteyen kitlelerin beyanları ve açıklamaları belki de en fazla dikkat edilmesi gereken konudur…
Bu oyunu tezgâhlayanlar, çok geçmeden Aykut Kocaman’ın, sonra da Aziz Yıldırımın kellesini isteyeceklerdir.
Demedi demeyin…
Yazımın başında ne demiştim “Haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder.” Lütfen oyunu ve oyuncuları iyi görün...
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.