Rakibe Saygı Sınırları Aşarsa
Fenerbahçe’nin aklının Perşembe günkü
Marsilya maçından kalmış olduğu ilk 2,5 dakikadaki 3 tane geri pastan
anlayabilmek mümkündü.
Fenerbahçe eski model bir araba gibi çok ağır top oyun
oynuyor. Daha önceki bir yazımda dediğim gibi “yanyana oynamak gerekirken” “yana
oynamak” alışkanlığı ile sahip olduğu en iyi becerisine devam etti. Çok
istekli bir Alex olmasına rağmen Fenerbahçe bir türlü arzu ettiği oyunu
oynayamadı. Bunda en önemli etken Fenerbahçe’nin rakibinin en az 3-4 metre
uzağından oyunu takip etmesiydi. Bir gün önce Galatasaray maçını izleyenler ne
demek istediğimi anlayabilirler. Mesele Trabzonspor’un oynaması meselesi
değildi, mesele Fenerbahçe’nin rakibini oynatmaya müsait oyun anlayışıydı. Oyunun
hiçbir yerinde Fenerbahçe rakibinin yanına bile yaklaşamadı. Top hücum
oyuncusuna geldiğinde rakibinize yapışık oynamazsanız ve ona ilk topları
aldırırsanız, orta sahanız rakibe hiç yaklaşmazsa, forvet oyuncunuz bir tane
bile topu çalamazsa herhangi bir maçı kazanabilmeniz mümkün değildir. Gerek
Marsilya maçında gerek Trabzonspor maçında Fenerbahçe rakibine sürekli olarak
topla oynama imkânı vererek silik bir görüntünün resmini de çiziyordu adeta. Defans
bloğunun orta sahaya yaklaşmaması orta saha oyuncularının çok geniş bir alanda
oynamaya çalışması tam bir handikaptı.
Maç öncesi “şampiyonluk” açıklamalarıyla gerilen ortam sahaya hiç yansımadı.
Sahada herhangi bir gerginlik yaşanmadı. Bunda Fenerbahçe’nin her nedense
rakibine gösterdiği aşırı saygının da etkisi vardı. Kamuoyunda sürekli olarak
ortamı geren Trabzonspor’a Fenerbahçe’nin gösterdiği bu aşırı saygı açıkçası
endişe verici boyuttaydı. Fenerbahçe’yi hırslandıracak herhangi bir etkenin de
olmaması, sahada ateşleme yapmayan bozuk bir araba görüntüsü verdi. Eskiden Emre
bunu çok yapardı. Her ne kadar birileri onu eleştirse de o hırsı ile takımı
ateşler ve uyuyan beyinleri uyandırırdı. Ya da mesela teknik direktör neden bu
tür durumlarda gereksiz bir şeylerle takımın dikkatini de çekmez. Sahaya girmek
hakeme itiraz etmez ne bilim yardımcılarıyla tartışmaz gibi… Fatih Terim’in
bunu ne kadar sıklıkla yaptığı herkesin malumudur. Akhisar maçında rutin giden
maçta bile su şişesini yedek kulübesine fırlatması gibi.
Sow denilen ve onlarca para
verilen bir oyuncumuz var. Geçen seneden beri izliyorum ki bu oyuncu ne adam
geçer, ne top sürer, ne duvar olur, ne kafa topuna çıkar ve ne de çok hızlı bir
oyuncu… Bu kadar etkisiz bir oyuncu sadece sürekli ceza sahası içinde oynanan oyunlarda
ancak etkili olabilir. Sürekli söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim. Semih asla
bu oyuncudan geri bir oyuncu değil. Hatta ondan fazlası olan kafa topları ve
duvar olma ve iki de birleri oynayabilme özelliği var. Fenerbahçe’yi bu kadar
etkisiz gösteren neden forvet oyuncusunun takımı ileriye çıkaracak bir oyuncu
olmamasından kaynaklanmaktadır. İddia ediyorum Fenerbahçe Sow ile oynadığı
birçok maçı kazanamaz. Çünkü Sow takımı öne çıkaracak bir forvet oyuncusu
değil. Topu önüne isteyen ve sürekli deplase olan bir oyuncu. Ancak Fenerbahçe’nin
Nobre veya Semih tarzı bir oyuncuya ihtiyacı var diye düşünüyorum.
Alex sahanın en iyi oyuncusuydu. Kaleci
Volkan da gayet iyiydi. Hasan Ali de bence hata yapmadan oyun oynadı. Yobo
defansta yine güvenliydi. Onun gerisindeki oyuncular vasatı aşamadı. Topuz bir
tane bile orta yapmadı. Stoch bir tane bindirme yapamadı. Ne sağdan ne soldan
doğru düzgün bir orta gelmedi. Sonuçta Fenerbahçe çocukları ve kadınları
uyutmaya herkesi kandırmaya devam ediyor.
67-69. dakikalar arasında oyun iki
dakika durdu. 6 oyuncu değişikliği yapıldı saat tuttum 3 dakika 15 saniye süre
geçti. Diğer zaman kayıplarıyla oyuna eklenmesi gereken sürenin en az 5 dakika
olası gerekirken neden 3 dakika olduğu ve Sow’un bileğine yapılan hareketin
neden penaltı olmadığı tartışılacaktır…
Güzel bir sözle bitirmek
istiyorum. “Haddinden fazla şiddet
gayedeki hikmeti yok eder. Ancak haddinden fazla yumuşaklık da gayedeki hizmeti
yok eder.” Fenerbahçe rakiplerine fazla saygı gösteriyor ve çok yumuşak
oynuyor…
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.