Gaziantep Kalesi
Şahinbey ilçemizde merkezde, gerek ihtişamı ve
heybetiyle, gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle dikkati çeken Gaziantep
Kalesi, Türkiye'deki kalelerin en güzel örneklerindendir.
Kalenin ne zaman ve kimler tarafından inşa
edildiği hususunda kesin bir bilgi olmamakla beraber, yapılan incelemeler
sonunda kalkolitik dönemden itibaren iskân gördüğü bilinmektedir. Bugünkü
biçimini ise Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde M.S. 6. yüzyılda almıştır.
Kale, daire planlı olup, çevre uzunluğu 1200
metredir. Büyük taşlardan örülmüş duvarlar 12 kule burçla desteklenmiştir.
Kalenin üzerinde cami, sarnıç ve yapı kalıntıları bulunmaktadır. Alt bölümlerde
üst yapıya destek sağlamak amacıyla büyük odalar, galeriler ve dehlizler inşaa
edilmiştir. Ana kütle altında ise bir su kaynağı bulunmaktadır.
Gaziantep Kalesi hakkında ansiklopedik bilgi
Gaziantep Kalesi, Gaziantep'te Alleben deresinin kenarında, kısmen doğal kayalık,
kısmen de höyük üstüne kurulmuştur. Kente hâkim bir konumdadır. İç ve dış
kaleden oluşmakta olup, yaklaşık dairevi planlıdır. Anıtsal giriş kapısından
dış kaleye girince, kalenin iç kesimlerine ve üstüne doğru açılan iki yol
vardır. Sola açılan yoldan, demir kaplamalı anıtsal ikinci bir kapıyla ve
buradan asma köprüyle geçilen yolla iç kaleye ulaşılır. İç kale kapısının
doğrultusunda 150m. Uzunluğunda ışıklandırılmış bir galeri yer almaktadır.
Aralıklarla mazgal pencerelerinin yerleştirildiği bu galeriden burçlara
çıkılmaktadır. Bedeninde on iki burcun olduğu iç kalede 13. Yüzyıla ait bir
hamam ve mescit kalıntısı mevcuttur. Kale çevresinde, eni 30 m. derinliği ise
10 m. olan bir hendek bulunmaktaydı. Buradan kaleye geçiş köprü ile sağlanmaktadır.
Bu özellikleriyle Antep kalesi; çevresinde kentsel sit dokusunun korunduğu eski
Antep evlerini, hanları, hamamları ve camileri v.b. mimarinin oluşturduğu eski
şehrin bütünlüğünün, en güzel ve anlamlı izlendiği seyringah özelliği
taşımaktadır.
Gaziantep kalesinin yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, höyük olduğu sanılan yükseltinin üzerinde Roma döneminde bir veya birkaç gözetleme kulesi bulunduğu düşünülmekte olup. M.S. VI. yy' da, Bizans imparatoru Jüstinianus tarafından Sasanilere karşı büyütülerek bir kale haline getirilmiştir. Bu haliyle yaklaşık 100 m. çapında ve çevresi 1200 m.’dir. Bizanslılardan sonra sırasıyla, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Moğollar, Dulkadiroğulları, Memlukler ve Osmanlılar'ın yönetimine girmiştir.
Gaziantep kalesi 1481' de Mısır Sultanı
Kayıtbay tarafından ikinci defa onarılmıştır. Ana kapı üzerinde yer alan
kitabeden ise, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kanuni Sultan Süleyman
tarafından 1557' de tamir edildiği anlaşılmaktadır. Melik Salih Ahmet bin Melik
Süleyman, kaleye yeni burçlar ilave ettirmiş cami ve köşkler yaptırmıştır. Kale
bedenleri üzerinde 12 adet kule yer almakta olup, dördü değişik padişah ve
emirler tarafından yaptırılmıştır. 17. yüzyılda Evliya Çelebi kalede cami,
hamam, Gazalinin makamı ve evler olduğundan bahsetmiştir.
Gaziantep
Kalesinin Tarihçesi
M.S. 2.-4. yy'larda Roma egemenliğinde kaldı.
M.S. 4. yy-782 arası Bizans egemenliğinde kalır
782 yılında Harunreşid Bizanslılardan geri
alır.
1067 yılında Afşin Bey komutasındaki Türk
ordusu Antep, Dülük ve Raban'ı almıştır.
1084 yılında Selçuklu ordusu başındaki Süleyman
Şah Antakya'yı fethedince Halep ve Antep çevresine de hâkim olmuştur.
1095–1270 (Birinci Haçlı Seferi) öncesinde,
Bizans ile Ermeniler arasında el değiştirmiş ve bu sırada Philaterus'un toprakları
arasında sayılmıştır.
Antep Kalesi hakkında bilgi veren yazılı
kaynaklarda, Haçlı seferleri döneminden başlayarak söz edildiği görülmektedir.
1150 yılında Antep, Bizans imparatoru Manuel
Kommenos'a verilmiş.
1151 yılında, Anadolu Selçuklularının eline
geçmiştir.
1155 yılında, Sultan Mesud'un ölümü üzerine
Antep, Zengi Hükümdarı Nureddin'in eline geçmiş, kale surları lağımlanıp
yakılmıştır.
1157 yılında Selçuklu Sultanı 2. Kılıç Arslan
kenti kuşatmış ve surları tahrip ederek Antep'i almıştır.
1183 yılında Selahaddin-i Eyyubi, Diyarbakır'ı
fethinden sonra Fırat'ı geçerek Antep'e gitmiş ve kenti Emir Kumartekin oğlu
Nasuhiddin'den almıştır.
1218 yılında, Selçuklu Sultanı 1. İzzettin
Keykavus'un ordusu Antep ve Tel Başir'i Selahaddin Eyyubi'nin oğlu ve Samsat
Emiri Melik Afdal'dan teslim almış, ancak Selçukluların ayrılmasından sonra
Melik Eşref Antep'i ele geçirmiştir.
1277 yılında Memluk Sultanı Baybars, Moğollar'a
karşı düzenlediği sefer sırasında kenti ele geçirmiş, seferi Antep'ten
başlatmıştır. Bu tarihten sonra Antep, Halep'in bir ili olmuş, Eyyubiler ve
Memlukler tarafından Selçuklular ve Ermeniler'e karşı tampon bölge olarak
kullanılmıştır.
1281 yılında Moğollar, Memluk ordusunu alt
etmek üzer Antep ve çevresini ele geçirmişlerdir.
1390 yılında Suli Bey komutasındaki bir
Dulkadirli ordusu Antep'i alarak kenti yağmalamış, kardeşi Osman Bey'i iç
kaleyi almakla görevlendirmiş, ancak bunu başaramamışlardır.
1400 yılında Antep, Timur tarafından alınmış,
kent büyük ölçüde yağmalanmış ve yakılıp yıkılmıştır. Daha sonraları Antep,
Karakoyunlulardan Kara Yusuf'un ve zaman zaman Dulkadirlilerin yönetimine
girmiştir.
1516 tarihindeki Merc-i Dabık zaferinden
başlayarak Antep ve çevresi Osmanlı egemenliğine girmiştir.
17. ve 18. yy'larında Antep bölgesi, ayaklanmaların
yoğun olarak yaşandığı bir bölge olduğundan, kale görevlilerinin kaleden
uzaklaşmaları kesin olarak yasaklanmıştır. Bu dönemde kale, hem suçluların
zaptedildiği bir zindan ve hem de kentin ileri gelenlerinin korunduğu bir şato
niteliğindedir.1839 yılında Antep, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın
egemenliğine geçmiş ve bir süre elinde kalmıştır.
Gaziantep Kalesi, son görevini Kurtuluş Savaşı
sırasında yerine getirerek tarihsel gelişimini sonuçlandırmıştır. Gaziantep
savunması içinde aktif olarak yer almamakla birlikte, kale ve çevresinde
Fransızlara karşı cereyan eden çarpışmalarda Türk-İslam kimliğinin simgesi
olarak özel ve önemli bir yeri vardır.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.