Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Uyku İlacı

Maç çok durgun başladı.  Fenerbahçe daha maçın başında 5 dakika içerisinde 4 uzun top kullanması aslında nasıl bir maç olacağının göstergesi gibiydi. Fenerbahçe 6. dakikada Alex ile gole yaklaştı. İlk yarının sonuna kadar da Musa Sow’un kafa vuruşu yine Alex’in ceza sahası dışından vurduğu top hariç pozisyonu yoktu. Fenerbahçe maçta ilk faulünü 14. Dakikada yaptı. Bu da maça ne kadar durgun ve isteksiz başladığının önemli bir göstergesiydi aslında. Daha 17 dakika dolmadan Musa Sow 3 top kaybı yaptı. 20. dakika dolduğunda daha ceza sahasına Fenerbahçe'nin yapılmış bir ortamısı bile yoktu. İlk yarı sonuna kadar geçen sürede de sadece 3 orta yapabildi. Fenerbahçe hala rakibe yakınlaşmadan alanında kalarak rakibin oynamasına izin veren bir oyun anlayışıyla uyku ilacı kullanmış birisi gibi oynamaya devam ediyor. Bir tane bile rakibi ısıran, kora kor oynayan, pas arası yapan, futbolcusu yoktu. Fenerbahçeli oyuncu topu ayağına aldığında pas alış verişine gelen bir arkadaşını yanında göremiyor.  Ayağına topa alan oyuncu en az 5-10 saniye ya sürüyor ya da topu oyalıyor ondan sonra pas veriyor. Bu da oyunu yavaşlatıyor, rakibin alanına yerleşmesini sağlıyor ve sanki yavaşlatılmış film izler gibi maç izliyoruz maalesef. Hakem açısından durgun geçen ilk yarıda ceza sahası yakınında 41. dk. Mehmet Topal’ın elle oynaması vermemesi açısından önemli bir şey olmadı.


Evet, aslında bazı şeyleri yazmak için uzman olmaya gerek yok. Her şey ortada. Rakibe oyun oynama imkânı veren, rakibe ilerde basmayan, rakibin en az 5 metre uzağında oynayan, bloklar arasında onlarca mesafe olan, yardımlaşmayan bir takımın maç kazanmasını beklemek safdillik olur. Yetenekler oyunu kazandır ancak başarıyı getiren ekip çalışmasıdır. Ekip halinde oynamayan ve yardımlaşmayan bir takım ancak gündelik başarılar elde edebilir. Daha önce söylemiştim. Fenerbahçe Musa Sow ile oynadığı birçok maçı kazanamaz. Musa Sow’a verilen paralar tıpkı Dia’ya verilen paralar gibi Fenerbahçe’nin elinden uçup gitmiştir. Bu Sow’ bize kim yutturmuş çok merak ediyorum. 

 

Tam Galatasaray’ın dünkü yenilgisinin konuşulacağı, rakibin moralinin bozulacağı, medyanın ilgisinin Fenerbahçe’den uzaklaşacağı bir maçı eğer kazanamıyorsanız bazı şeylerinizi kaybetmişsiniz demektir. Geçen seneki enerji boşalması takımı tamamen abandone etmiştir. Bu durumdan bizi ciddi bir şok uyandırabilir kanaatindeyim. Ya Alex ile yollar ayrılacak ya da Aykut Kocaman istifa edecek. Kan değişimi her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir ancak Fenerbahçe için kaçınılmaz gözükmektedir. Tribünler beyaz mendil sallamadan Aykut Kocaman severek gitmesini bilmelidir. Eğer geçen seneki şike süreci ve şike sürecinde Aykut Kocaman’ın dik duruşu olmasaydı şimdiye kadar çoktan yollar ayrılmış bile olurdu.


Fenerbahçe Alex ile oynayacaksa forveti Semih olmalıdır ya da onun tipinde bir oyuncu. Çünkü topu rakip sahada tutacak, takımı ileriye taşıyacak oyuncu tipi Nobre, Semih, Pierre gibi oyunculardır. Biz bu tarz oynamaya devam edeceksek, daha çok hezimet yaşayacağa benziyoruz.


Zaman bazı şeyleri daha iyi analiz eder. Ancak hiç kimsenin Fenerbahçe’yi Kasımpaşa değil hangi takım olursa olsun bu şekilde oynatmaya hakkı yoktur…

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Uyku İlacı

Z.EFİLOĞLU Z.EFİLOĞLU