Uyku İlacı
Maç çok durgun
başladı. Fenerbahçe daha maçın başında 5
dakika içerisinde 4 uzun top kullanması aslında nasıl bir maç olacağının
göstergesi gibiydi. Fenerbahçe 6. dakikada Alex ile gole yaklaştı. İlk yarının sonuna
kadar da Musa Sow’un kafa vuruşu yine Alex’in ceza sahası dışından vurduğu top
hariç pozisyonu yoktu. Fenerbahçe maçta ilk faulünü 14. Dakikada yaptı. Bu da
maça ne kadar durgun ve isteksiz başladığının önemli bir göstergesiydi aslında.
Daha 17 dakika dolmadan Musa Sow 3 top kaybı yaptı. 20. dakika dolduğunda daha ceza
sahasına Fenerbahçe'nin yapılmış bir ortamısı bile yoktu. İlk yarı sonuna kadar geçen sürede de
sadece 3 orta yapabildi. Fenerbahçe hala rakibe yakınlaşmadan alanında kalarak
rakibin oynamasına izin veren bir oyun anlayışıyla uyku ilacı kullanmış birisi
gibi oynamaya devam ediyor. Bir tane bile rakibi ısıran, kora kor oynayan, pas
arası yapan, futbolcusu yoktu. Fenerbahçeli oyuncu topu ayağına aldığında pas
alış verişine gelen bir arkadaşını yanında göremiyor. Ayağına topa alan oyuncu en az 5-10 saniye ya
sürüyor ya da topu oyalıyor ondan sonra pas veriyor. Bu da oyunu yavaşlatıyor,
rakibin alanına yerleşmesini sağlıyor ve sanki yavaşlatılmış film izler gibi
maç izliyoruz maalesef. Hakem açısından durgun geçen ilk yarıda ceza sahası yakınında
41. dk. Mehmet Topal’ın elle oynaması vermemesi açısından önemli bir şey
olmadı.
Evet, aslında
bazı şeyleri yazmak için uzman olmaya gerek yok. Her şey ortada. Rakibe oyun
oynama imkânı veren, rakibe ilerde basmayan, rakibin en az 5 metre uzağında
oynayan, bloklar arasında onlarca mesafe olan, yardımlaşmayan bir takımın maç
kazanmasını beklemek safdillik olur. Yetenekler oyunu kazandır ancak başarıyı
getiren ekip çalışmasıdır. Ekip halinde oynamayan ve yardımlaşmayan bir takım
ancak gündelik başarılar elde edebilir. Daha önce söylemiştim. Fenerbahçe Musa
Sow ile oynadığı birçok maçı kazanamaz. Musa Sow’a verilen paralar tıpkı Dia’ya
verilen paralar gibi Fenerbahçe’nin elinden uçup gitmiştir. Bu Sow’ bize kim
yutturmuş çok merak ediyorum.
Tam Galatasaray’ın
dünkü yenilgisinin konuşulacağı, rakibin moralinin bozulacağı, medyanın
ilgisinin Fenerbahçe’den uzaklaşacağı bir maçı eğer kazanamıyorsanız bazı
şeylerinizi kaybetmişsiniz demektir. Geçen seneki enerji boşalması takımı
tamamen abandone etmiştir. Bu durumdan bizi ciddi bir şok uyandırabilir
kanaatindeyim. Ya Alex ile yollar ayrılacak ya da Aykut Kocaman istifa edecek. Kan
değişimi her zaman olumlu sonuçlar doğurmayabilir ancak Fenerbahçe için
kaçınılmaz gözükmektedir. Tribünler beyaz mendil sallamadan Aykut Kocaman severek
gitmesini bilmelidir. Eğer geçen seneki şike süreci ve şike sürecinde Aykut
Kocaman’ın dik duruşu olmasaydı şimdiye kadar çoktan yollar ayrılmış bile
olurdu.
Fenerbahçe
Alex ile oynayacaksa forveti Semih olmalıdır ya da onun tipinde bir oyuncu. Çünkü
topu rakip sahada tutacak, takımı ileriye taşıyacak oyuncu tipi Nobre, Semih,
Pierre gibi oyunculardır. Biz bu tarz oynamaya devam edeceksek, daha çok
hezimet yaşayacağa benziyoruz.
Zaman bazı
şeyleri daha iyi analiz eder. Ancak hiç kimsenin Fenerbahçe’yi Kasımpaşa değil
hangi takım olursa olsun bu şekilde oynatmaya hakkı yoktur…
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.