Psikolojik tedavi görmesi gereken bir serseriyi öğretmenin can güvenliğim yok demesine rağmen idare edin diyen bir sistemin ve müdürün hatasıyla öldürülen değerli meslektaşımız hepimizi yürekten yaraladı.
Bir serseri pislik kadar değeri yoksa bu ülkede öğretmenin yazıklar olsun bize ..
Duyarlı yüreğinize sağlık Deniz Hanım.
Fatma Nur Öğretmenimize de Allahtan rahmet diliiyorum mekanı cennet olsun .
Yazının başlığını okuduğumda taaa 1987 Yılına, Batman'a gittim.
O yıl Batman Lisesi Öğrencileriyle Cevat Fahmi Başkut'un '' Paydos '' Adlı eserini Batman Kültür Merkezinde tam beş kez sahneledik.( Daha sonra Yunus Emre ve Manda Gözü adlı tiyatro eserlerini de sergiledik Batman Lisesi olarak ) Bu, Batman Kültür merkezinde sergilenen İlk tiyatro oyunuydu. ( Batman Lisesi de tarihinde ilk kez sahneye çıkıyordu. )
Evet, bir kültür merkezi vardı ( Yeni yapılmıştı ) ama kültür faaliyeti diye bir şey yoktu. 100 kitaplık bir kütüphane (!) ve bir kütüphane memuru ile bir müstahdemi de olmasa bu harika yapıda canlı da yoktu.
Neyse...
Paydos'u bilirsiniz. Mutlu sonla biten bir hikayesi yoktur. Oyunun finalinde Rıza Bey ağlayarak '' Haydi Çocuklar Paydos '' Der çünkü onun için son zil çalmıştır.
''Son Zil '' Başlığını görünce aklıma bu anım gelmişti ama yaz...
İnsana çoğu kez en büyük darbe en yakınından geliyor maalesef. En yakından geldiği için de can yakıcı etkisi fazla oluyor. Ama yazınızda da dediğiniz gibi kavganıza devam edin. Ta ki hakkınız olanı elde edinceye kadar vazgeçmeyin kavganızdan ne kadar yorulsanız da. Kesinlikle zafer sizin olacaktır zira haklı olan sizsiniz.
Annenize bir kez daha Allah'tan Rahmet diliyorum.
Selam ve saygılar.
Evet, cehalet güzel şey gerçekten de
Ortaya söylediklerini ya da yaptıklarını birilerine kabul ettirirsen '' Ben bu cahil halimle bak neler yaptım ? diye hava atmanın gururunu yaşıyorsun;
Kimseye kabul ettiremezsen '' Mazur görün, ben cahili'' diyorsun ve insanlar mazur görüyor.
Rahmetli hocamız çok doğru demiş.
Kendisinden çok fazla şey ( özellikle Tarih adına ) öğrendik.
Allah rahmet eylesin.
Gülsünüz.
Yakıyorlar kül oluyorsunuz
Zümrüd-ü Anka gibi küllerinizden yeniden doğuyorsunuz
Küller içinde yetişen bir gül oluyorsunuz yeniden
Benim gördüğüm bu.
Selam ve saygılar.
Destura gerek yok sen de bağa dal
Yala parmağını tuttun ise bal
Varsa arkan çalacaksan büyük çal
Önderi olanlar para ediyor.
Selam ve sevgiler.
Çok hüzünlü bir olaydı gerçekten. Öğretmenler her zaman bizim başımızın tacıdır. Bunları Öğretmenlerimize reva görenler insanlıktan çıkmış yaratıklardır başka bir isim veremiyorum bunlara. Okullar da artık çok radikal kararlar ve önlemler alınması şarttır. Bir başka öğretmenin kaybına asla tahammülümüz yoktur. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun öğretmenimizin. Manidardı
Fatma Nur Öğretmen ; bir harf öğreten değildi sadece; bir annenin, bir evladın, bir milletin geleceğine dokunan insandı. O dokunuşlar şimdi kanla silinmeye çalışılıyor ama silinemez.
Mekânın cennet, ruhun şâd olsun Fatma Nur Hocam.
Bıçaklar bedenini kesse de, senin yetiştirdiğin vicdanlar, sesin, gülüşün hâlâ yaşıyor.
Bu topraklarda “öğretmen kutsaldır” derler ya… Sen o kutsallığın en acı örneği oldun. Ama aynı zamanda en güçlü hatırlatıcısı da oldun:
Öğretmen öldürmek, geleceği öldürmektir.
Yüreğimiz yanıyor. Ama senin adın, okul koridorlarında, öğrencilerin defter kenarlarında, annelerin dualarında yaşamaya devam edecek inşaallah.
Allah rahmet eylesin.
Ailene, öğrencilerine, tüm eğitim camiasına sabır versin.
Maalesef Fatma Nur Öğretmen bugün aramızda yok Derya Deniz Dinç Üstadım .
Selam ve saygılarımla
Çok güzel bir şiir olmuş Gülüm Üstadım.
En çarpıcı yer: “Ah, ölüm olsa keşke / Düşmektense kanlı ellerinize”
Bu, teslim olmaktansa ölmeyi yeğleyen mutlak bir reddiyedir.
Kırılmışlık, ihanet ve kirletilmişlik hissi çok güçlü;
ama aynı anda da boyun eğmeyen, kapıyı kilitleyen bir inat var.
Zulme teslim olmaktansa ölümü dileyen,
kalbiyle son direnişi yapan bir manifestodur.
Çok yaralı, ama kırılmamış bir kalp
Selam ve saygılarımla
Saygıdeğer Gülüm Hanım,
Annenize olan tutku ve özlemin verdiği hüzünlü duygularla hissedilerek ve içtenlikle yazılmış bir yürek sesiydi şiiriniz, gönülden kutluyorum tebrikler efendim.
Duygular ancak yazarak hafifleyebilir siz de onu mahir kaleminizle bıkmadan yazmaya çalışıyorsunuz.
Bir kul olarak elimizden geleni yaparak Yüce Allah'a tevekkül etmek zorundayız, hakkımızda hayırlısı neyse onu nasip eylesin inşallah.
En kalbî selam, dua ve saygılarımla.
Allah'a emanet olunuz 🙏
Bir yardım çığlığı.
Bazense tehlikenin nereden ve kimden geleceğini bilemediğimiz...
Hele ki kadınsan ve yalnız addediliyorsan.
Üzgünüm ama artık üzgün olmak için başka konular bulalım ve cidden ciddi önlemler alınsın.
Toplumun her kesiminde anbean yaşananlar kimlik derdinden de öte insan yaşamaya çalışırken...
Teşekkür ve de tebrik ederim kendi adıma sevgili hocam.
İçten sevgilerimle gönül bahçenize
Çok Kıymetli Gülüm Hanım, kelimelerle göğsünüzdeki şarapneli çıkarıp mısralara dizmişsiniz; evlat sızısıyla anne özlemi arasında kurulan bu köprüde, dilerim dualarınız o en güvenli limana, Yaradana ve annenize suhuletle ulaşsın. Çok acı çekiyorsunuz ancak ben biliyorum ki; acı çekmek özgürleştirir. Aşk ile eyvallah.
Değerli Şükrü Bey, memleket için paha biçilemez bir değer olan İlber Hocamızın her fırsatta savaş açtığı köklü cehaleti böylesine dürüstçe resmetmeniz, ona olan sevgimizi ve yokluğunun içimizde bıraktığı o derin acıyı çok iyi anlatmış. Aşk ile eyvallah.
Dünya sahnesinin geçiciliğini ve fâniliğin kaçınılmaz hükmünü sarsıcı bir dille hatırlatırken; ardında bir eser, bir gönül rızası bırakabilmenin yegâne vekaletini sorgulayan, her kıtasıyla insanı kendi son durulmasına hazırlayan çok deruni bir nasihatname olmuş. Aşk ile eyvallah.
Doğruluğun kerizlik sayıldığı bir dünyada, hileye sapmadan ve onurundan ödün vermeden sınıfta kalmayı en büyük başarı sayan; dürüstlüğün ağır vekâletini omuzlarında taşıyan çok onurlu bir isyanın sesi olmuş. Aşk ile eyvallah.
Gülüm Hanım, Varlığın sancılı eşiğinden düş ile gerçek arasında süzülerek geçen, kimsesiz bir taksi şoföründen yeni doğmuş bir bebeğin masumiyetine dönüşen bu sarsıcı yeniden doğuş hikâyesi; İlahi olanın mucizesini ve ruhun bedenle buluşma telaşını nefes kesen bir metaforla anlatmış. Aşk ile eyvallah.
Gülüm Hanım, gidenlerin ardından kalan sessiz boşluğu, annesizliğin sızısını ve kimsesizliği ilahi bir yoldaşlığın tesellisiyle harmanlayan, her dizesiyle insanın kendi derununa ayna tutan çok yaralı ama bir o kadar da güçlü bir sesleniş olmuş. Sevgilerimi kabul buyurunuz lütfen. Aşk ile eyvallah.
Ulemadan, ilim, irfan, feyz alan, hayat okulunda asla sınıfta kalmaz değerli hocam. Bugün için doğruluğa, dürüstlüğe kerizlik diyenler hesap günü bu dünyada ne büyük bir kerizlik yaptıklarını anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacak.
Selam ve saygılar.
Atatürk 10. Yıl Nutkunda der ya hani ''Az zamanda çok ve büyük işler başardık'' diye, Deniz Derya Dinç arkadaşımız da az zamanda çok ve büyük işler başardı. Siteye kaydolalı çok olmamasına kısa zamanda kendisini kabul ettirdi ve gördüğüm kadarıyla da sitenin en sevilen yazarlarından biri oldu.
Bence her türlü övgü ve takdirin üstündedir kendileri.
Vefalı yüreğine sağlık üstadım. Hem akrotiş, hem kafiyeli, duraklı yazabilmek herkesin harcı değildir.
Selam ve sevgiler.
Bence en samimi duygular insanın bindiği gemi batarken taşıdığı duygulardır. Hani Titanik filminden bazı sahneler hatırlıyorum da insanlar gerçek duygularını gemi batarken ortaya koymuşlardı.
Selam ve saygılar.