Dünya da çark nasıl mı işliyor.
Güç Elitleri Gerçeği
Epstein’in ağı şunları kapsıyordu:
Siyaset
Finans
Akademi
Kraliyet (bkz. Prince Andrew)
Medya
2- Bu tür ağlar şeffaflık karşısında doğal direnç gösterir.
Çünkü mesele sadece suç değil, “sistem içi ilişkiler”dir.
Ama modern insan sürekli kriz bombardımanı altında:
Skandal
Savaş
Ekonomik kriz
Pandemi
Seçim
Beyin sürekli alarmda kalamaz.
Bir süre sonra savunma mekanizması devreye girer: duyarsızlaşma.
Suçlanan siyasi partilerin veya siyasetc delileri, görüntüleri, belgeler yerine " Siyasi" diyerek kutuplaştırma. Öfke birleşmeyince sistem değişmez.
Komplo Teorisi Tuzağı
İşin en kritik kısmı bu.
Gerçek suç dosyası, komplo teorileriyle karışınca:
Ciddi insanlar uzaklaşır
Mesele “uçuk” görünmeye başlar
Meşru adalet talebi marjinalleşir
Bu, öfkenin etkisini düşürür.
Sistem kaldığı yerden devam eder. Suçlanan sistemin bekçileri ...
Kıymetli Ahmet Bey, paylaştığınız bu sarsıcı metin, görünenin ardındaki asıl sahneyi ne kadar çarpıcı bir şekilde sorguluyor. Dünyanın gürültüsü içinde nelerin sessizce halledildiğini, büyük manşetlerin neleri örtbas etmek için atıldığını düşünmek gerçekten ürpertici. Gürültünün altına gömülen skandallar tabiri, yaşadığımız çağın en çıplak özeti gibi. Bilginin güç, verinin ise bir silaha dönüştüğü bu düzende uyanık kalma çağrısı çok kıymetli. Zihin açıcı bu alıntıyı bizlerle paylaştığınız için teşekkürler, efendim. Aşk ile eyvallah.
Kıymetli büyüğüm Mehmet Bey, bir canın sızısını duymanın ve ona merhametle eğilmenin ne büyük bir erdem olduğunu ne kadar zarif anlatmışsınız. "Dağılmış toprağı avuç avuç toplayıp üstüne su yerine merhamet dökmek" tabiri, insan olmanın en saf halini özetliyor resmen. Kelimeleriniz ipekten bir yara bandı gibi ruhun görünmez kırıklarına dokunuyor. Dilerim savaşların kol gezdiği bu rezil düzende çığlığınız gitmesi gereken adresler ulaşır. Kaleminize, yüreğinize sağlık. Aşk ile eyvallah.
Günümüzün haçlı seferi maalesef. Bu sefer hedef.
Binlerce yıllık devlet geleneği olan İran.
İran her zaman yanlış tarafta durdu.
Türk düşmanlığı ile kendi toplumunu zehirlerken, asıl düşmanlara dolaylı destek vermiş oldu.
İnşallah bu haçlı seferini zaferle savuşturur, ve artık asılsız Türk nefretine de bir son verirler.
Sonuna kadar 50 milyon soydaşımızın da yaşadığı komşumuz iranın yanındayız.
Allah Yar yardımcıları olsun.
Savaşı da barışı da çok güzel özetlemişsiniz.
Emeğinize sağlık
hürmetle
"İnsan, ilk nefesiyle birlikte aslında ana vatanından, o çocukluğun hilesiz coğrafyasından sürgün edilmiştir. Doğan Cüceloğlu’nun dediği gibi, "İnsanın ana vatanı çocukluğudur." Bizler o topraklardan bir kez kovulunca, ömrümüz boyunca sığınacak bir gölge, başımızı yaslayacak dürüst bir omuz arar dururuz. Elimizde valizimiz; içinde kırgınlıklar, yarım kalmış cümleler ve söylenmemiş özürlerle istasyonlarda bekleriz. Gelmeyecek trenlerin is kokusu sindiğinde üzerimize, anlarız ki mültecilik bir sınırdan geçmek değil, bir gönüle girememektir."
Ne kadar güzel özetlemişsiniz hayran kalmamak elde değil, her zaman dediğim gibi berrak akan çeşmeden akan su gibi berrak yazmışsınız kardeşim ,sevgi ve selamlarımla.
Bu şiir, “Rüzgarın Kızı” özgürlük, aşk ve ruhsal derinliği bir arada işleyerek içsel yolculuğu ve varoluşu yüceltiyor. Her dizesi, hem kainatla hem de kendi gönlüyle kurulan derin bağın, özgürlük ve sadakatle örülmüş bir izdüşümü gibi akıyor.TEBRİKLER.
Bu şiir, sevdiğin kişinin varlığının kalpte açtığı kapıyla hayatı aydınlatan ve duyguları derinleştiren bir etkiyi anlatıyor. Hüzün ve umut, her an iç içe geçerek aşkın büyüsünü hissettiriyor.TEBRİKLER.
İnsan dünyaya yalnız geliyor ve yine yalnız gidiyor değerli üstadem.
Ruh ve cesetten müteşekkil şu insan denilen varlık kendisi gibi düşünen, keydisinin sahip olduğu sıfatlara sahip olan hemcinsleriyle gönül birliği yaptığı zaman onun gönlünde, onun fikrinde, onun eylemlerinde geçici bir süre için barınabiliyor.
Bu barınaklar da bazan rahmete bazan da zulmete vesile oluyorlar.
Eğer şiddet, nefret, kin, öfke barındırıyorsa kişi onları alıyor hemcinslerini yok eden bir zalim figürüne dönüşüyor.
Yok eğer gönül denilen bu barınaklar sevgi, şefkat, merhamet gibi ziynetleri barındırıyorsa o zaman da kişi kendisini kardeşine feda edebilen sevgi ve merhamet sembolüne dönüşüyor.
İnsan bünyesinde iki meleke birbiriyle amansız bir mücadeleye girişmiş birbirlerini yok etmek için bir ömür boyu kapışıyorlar.
Birisi hep iyiliği emreden meleke diğeri ise daima kötülüğü öğütleyen meleke.
Kamil insan kötülük melekesini yok ettikçe kemalatın derecelerini birer birer çık...
"Öncemden ayrı yarına dönük yüzümle"
Ne güzel bir cümle. Geçmişte kalmamş ve de geleceğe umutla tutunmuş...
"Aykırı ve de farklı' yani şahsına münhasır.
Evet gerçekten şiirleriniz öyle Gülüm hocam
Güzel ve özel mahlasınız gibi
Canı gönülden kutluyorum
Muhabbetle💐
Şiiri okudum, çok beğendim. Günün şiiri olarak işaretleyim dedim, sonra baktım ki onca şiirini günün şiiri olarak seçtiğimiz halde hiç biri yok .
'' Demek ki bizim yaptığımız seçimi, tercihi beğenmiyor.'' diye düşündüm bu sefer de.
Neyse... Şiirin güzeldi. Tebrikler.
Selam ve sevgiler
Ne güzel anlatmışsınız savaş ve barışı
Bir yıkar biri onarır
Savaş insanlığın en ezeli ilkel yanı
Barış ise terbiye edilmiş hali.
Ama ne yazık ki o ilkel taraf yıllardır kan ve gözyaşına doymadı.
Her ne kadar savaşa karşı olsak da barış yanlıları olarak,
savaşın içine çekilmemek, çekilsek de kendimizi savunabilmek için her daim gözü ve gönlü açık olmak zorundayız.
Ama ne mutlu ki bize, savaşsak bile o barış için olmuştur bizde.
Onurlu ve merhametli bu necip milleti Allah'ım korusun
Gönlünüze sağlık
En kalbi muhabbetlerimle💐
hocam ilk olarak
bu şiirinizi herkes okumalı elbet anlayana
çok çok ciddi bir müessese evlilik
sevgi saygıya dayalı...
demek isterdim lakin günümüzde maddi değerler işin içine girip her şeyi berbat ediyor
kişi ve eşi ve aileleri
kabullenmek ve saygı duymak
iki kişi evlenmiyor sadece aileler de evleniyor
ayıkla pirincin taşını
çok da düşündü mü insan karar veremiyor
ya da ani karar verip işler zora giriyor
güven meselesi çok ehemmiyetli günümüz toplumunda
tanımadığınız biri bir anda karşınıza çıkıyor
paylaşmak çok normal
duyguları hayatı paylaşmak
kader desek doğru elbet
ama kişi aklını da kullanacak elbet gönül de ferman dinlerse
ah be hocam çok karışık işler bunlar
bence en makülü üniversitede okurken tanışıp evlenmek işi kestirmeden halletmek
bu da bir ütopya olabilir
derken kariyer
derke...
Kıymetli Gönül Dostum, okurken boğazımda bir düğüm, ruhumda ağır bir sızı bıraktınız. Fatma ile Müzeyyen’in birbirine sığınan ama ikisi de ayrı yerlerden kanayan hikâyesi, bu memleketin değişmeyen, değiştirilemeyen makûs talihi gibi karşımızda duruyor. Tahsilin, paranın ya da mevkiinin şiddet karşısında nasıl da çaresiz kaldığını, celladın bazen en yakınımızdaki nur yüzlü maskeyle dolaştığını ne kadar çıplak anlatmışsınız. Müzeyyen’in dikiş tutmayan yaralarıyla Fatma’nın hiç açılmayan sınav sonucu arasındaki boşluk, aslında insanlığımızın düştüğü o derin çukurdur. Kadın, vatanı kocası sanırken; vatanın nasıl bir cehenneme dönüşebileceğini, umudun ise ancak morg soğukluğunda son bulduğunu görmek yürek sızlatıyor. Bir ay arayla yaşanan iki ayrı trajedi, aslında tek bir gerçeği haykırıyor: Biz Fatmaları koruyamadıkça, Müzeyyenlerin yaraları asla kabuk bağlamayacak. Bu sarsıcı yüzleşme, o enkazın altından ses bekleyenlere bir çığlık olmuş. Kaleminize, hiç susmayan vicdanınıza sağlık. Aşk i...
Kıymetli Gönül Dostum, mısralarınızdaki o beşinci mevsim arayışı, ruhun ne dünyaya ne de göğe sığabildiği dar vakitlerin en zarif nişanesi olmuş. "Renkler mi meşgule verdiğim?" diye sorarken, aslında hayatın tüm karmaşasına rağmen kendi deruni dinginliğinize, rüzgârın kızı olan hür yanınıza sığındığınızı hissettiriyorsunuz. Poyrazın serinliği ile cennet bahçesinin kokusunu aynı satırda buluşturan bu seferi nöbetçi ruhunuz, kelimelerin her b/ağlandığı yerde yeniden hayat buluyor. Emeğinize, dirlik ve dinginlik abidesi yüreğinize sağlık. Aşk ile eyvallah.
insan
insanın diğer insanlara olan ihtiyacı
ve bingo!
elbet güven duygusu ile şekillenecektir ilişkiler ve anlayış ve sevgi
her insanın derdi kendine
ve günümüzün tek gerçeği:
kimse ama hiç kimse diğerinin derdini umursamıyor ya da umursar gözüküyor
acı
mutluluk
biz insanız
yeri geldi mi üzülüp yeri geldi mi mutlu olacağız ve paylaşacağız da
paylaşmak bir ihtiyaç bölüşmek lokmayı sevgiyi acıyı bölüşmek
uzun uzadıya da anlatmak
eyvahlar olsun!!!
:)))
kaçışan kaçışana
iyi ki gerçek dostları var insanın az da olsa yüreğinde muhafaza ettiği
yanılsak da gücensek de sevgi ve paylaşmak bir ihtiyaç
kocaman sonsuz sevgimle sevgili hocam değerli gönül dostum
Kaleminize sağlık. Adaletin olmadığı bir barışın, sadece zalimin elini rahatlatan bir sessizlikten ibaret olduğunu çok net bir biçimde ortaya koymuşsunuz. Katille maktulü aynı kefeye koymayan, o çocukların ahını yerde bırakmayan gerçek bir selametin peşine düşen yüreğinize sağlık. Aşk ile eyvallah.
Kıymetli Sami Hocam, bu şiirdeki temel yanlış, şairin kiminle konuştuğunu ve nakaratın kime hitap ettiğini birbirine karıştırmış olmasıdır. Şiirin nakarat kısmında Candan aziz Yüce Rabbim diyerek doğrudan yaratıcıya sesleniliyor. Ancak kıtalara baktığımızda namaz kıl, günahı bırak, orucu tut, kımılda yerinden gibi emir kipleriyle karşılaşıyoruz. Bu durum ortaya çok garip bir tablo çıkarıyor. Şair, sanki bu emirleri haşa Rabbine veriyormuş gibi bir anlam kayması yaşanıyor. Oysa kulun kula vereceği öğütler ile yaratıcıya yakarış aynı potada, bu dil bilgisi yapısıyla eritilemez. Hitap edilen kişi beşer ise nakarat boşa düşüyor, hitap edilen makam belli ise emir kipleri haddi aşıyor. Özetle, özne ile yüklem arasındaki görünmez bağ kopmuş, şiir kendi içinde bir mantık hatasına düşmüş. Kaleminize sağlık, bu ders niteliğindeki paylaşım umarım pek çok arkadaşımıza rehber olur. Aşk ile eyvallah.
Evliliği bir huzur limanı olmaktan çıkarıp hırsa ve alışkanlığa dönüştürenlere karşı, çok kıymetli bir ihtarname olmuş bu dizeler. Şiirinizde bahsettiğiniz merhametle yara sarma ve ev kapısını keyifle çalma hali, aslında yitirdiğimiz en büyük zenginliğimiz. Dışarıda kalacak gözlerin ve bölüşülmeyen dertlerin olduğu bir çatının, yuva olamayacağını çok duru bir şekilde anlatmışsınız. Gönlünüze bereket. Aşk ile eyvallah.
Nerelerdesin özlettin Hocam
Şiirlerinle Ankarayı sevdirdin
Ankara şairi
Kalemin daim ola
Güne düşen şiirinizi kutluyorum. Tebrik ederim Lal Şairem.