Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Kıymetli Hocam; yıllardır mücadele adı altında kendimi hırpalarken, aslında akıntıya karşı kürek çekiyormuşum. Teslimiyet vazgeçmek değil, zorlama halini bırakmaktır, cümleniz benim için metnin kalbi olmuş. O yorgun savaşçının silahını yere bırakıp derin bir nefes alması gibi bir yazı bu. Teşekkürler. Aşk ile eyvallah.
Aramıza katıldığı 2024 senesi Mayıs ayından beri yazdıklarını zevkle okuduğum bir şair- yazarımızdır. Henüz daha adını soyadını bile bilmememe rağmen özellikle edebiyattaki edep duruşuyla her zaman takdirimi ve sevgimi kazanmıştır. Ama öyle görülüyor ki bu takdir ve hayranlık sadece bana ait değil. Bu güzel ve daha tanıtıcı yazı için teşekkür ederim. Selam ve saygılar.
Tespit ve vurgu harika olmuş. Zalimin zulmü, mazlum görünen halkların birlikteliğiyle son bulur. Kalem ve kelamınız daim olsun. Rabbim sizi ve sevdiklerinizi iki cihan sultanı eylesin. Saygılar Duyarlı kaleme selam olsun.
Büyük bir sevdanın Pastoral imgelerle betimlenmesi şiire okuma zevki katmış. Kalem ve kelamınız daim olsun. Rabbim sizi ve sevdiklerinizi iki cihan sultanı eylesin. Saygılar
Aslında ne kadar hayatımızın içinde yer almışlar, varlıkları yok olsa bile anılarımızın derinliğinde hiç kaybolmadan bozulmadan duruyorlar. Amasya'dan bize elma getirir de yakın zamanda kaybettiğimiz Amasya'lı Ayşe Teyze. Allah rahmet eylesin. Şimdi Eskişehir'de bıraktığım nerdeyse 90 a yakın yaşı tek başına Yaşayan Nigar Teyze ne yapıyor acaba...Ah komşular...Dediğiniz gibi Gülüm Hocam yeni komşularımız var yüzlerinde tebessüm ve merhamet dolu kalpte Diyarbakır'lı hanımlar. Teşekkür ederiz Gülüm Hocam, zihinlerimiz de kim bilir kimler var, hatırlattınız sevgiler ve selamlar...
Hayatın karmaşası içinde ıskaladığımız o teklerin, aslında varlığımızın özü olduğunu ne güzel hatırlatmışsınız. Bir gözyaşına sığan isyan, bir bakışta donan kutup ayazı ve o bir diye başlayan tüm başlangıçlar... Şiirinizde, yaşamanın en zorlu ama en kıymetli yanını, bir senin ellerinden diyerek en saf haliyle buldum. Ölmenin kolaylığına inat, yaşamanın yükünü böylesine edebi ve naif bir yerden omuzladığınız için kaleminize sağlık. Aşk ile eyvallah.
Gözden uzakta, yalnızlığı seven bir gönlün seslenişi Tebrikler güzeldi Saygımla
Kıymetli Arkadaşım, yaşanmamış her ana karşı kâinatın dengesini bozacak kadar sarsıcı bir vuslatı, ölümün bile ayıramayacağı o derin mühürle işlemişsiniz. Ha sen ölmüşsün ha ben; aynı şey...dizesindeki o teslimiyet, iki ruhun tek bir nefeste nasıl eridiğinin ve zamansızlığa nasıl evrildiğinin en çıplak kanıtı olmuş. Bu görkemli bekleyişin ardındaki ince sızı ve başka boyutlarda buluşma inancı, ruhumuza umut dolu bir veda bırakıyor; emeğinize sağlık. Aşk ile eyvallah.
Hikayeyi okuyunca sanki hayatımdan bir kesiti okumuş gibi oldum tek farkla. Benim ( Bizim ailenin ) Rum ve Emeni komşularım benimle aynı apartmanda oturmuyordu. Apartmanda da değil ahşap evlerde oturuyorduk ama ayrı evlede. Bir de ben komşularımızın adlarını hatırlıyorum. Balat'taki Rum komşumuz Madam Evniki, kocası Paraşko usta ve oğulları Gılyanti idi. Bir de Nuğla adlı bir bayan komşumuzu hatırlıyorum ama çok daha fazla Rum komşumuz vardı. Sonra Beykoz'a taşındık. Beykoz'da da yine ahşap evlerde yaşayan ( biz de ahşap evde yaşıyorduk ) Ermeni komşularımız vardı. Mesela Agavni Teyze, mahalle arkadaşımız oğulları Varujan ve kızları Seta. Rum komşumuz vardı: Madam Eleftria ve kızı Sasula... Aramızda kalsın: İstanbul onlarla daha güzeldi. ( Bunu söyleyince bana ''Türk düşmanı, Rum ve Ermeni dostu '' diyorlar. O bakımdan aramızda kalsın '' İstanbul onlarla daha güzeldi.'' dediğim ) Hay Allah bu sefer de benim çenem açıldı. ))))))) Hiç bu kada...
Öncelikle o çok sevdiğin abine Allah'tan acil şifalar diliyorum. Rabbim tez zamanda sağlığına kavuştursun inşallah. Hastaların huyudur: Özellikle hastaneye yararlarsa '' Aha da ölüm vaktim geldi '' Diye düşünürler hep ama %99'u hatta daha fazlası hastaneden sapasağlam çıkarlar. Mesela ben sen son 27 Kasım'da ameliyata girerken '' Beni bu masada uyuturlar, bir daha da uyanamam'' Diye düşünüyordum ama uyutmadılar bile. Ameliyatı lokal anestezi ile yaptılar. Nerdeyse oturup ameliyatımı seyredecektim. Selam ve sevgiler.
Şiir her ne kadar sitem ve hüzün temalı olsa da aslında sizin mizahi yönünüzü de ortaya koyuyor ki bir mizah yazarı olarak ben bu kısma dikkat kesildim. Mesela: ''Tohuma kaçan Süryani söylemler. '' Kırk yıl düşünsem böyle bir cümle kuramam. Ama şu dizeler çok daha hoştu: ''Evli değilsem beni mi alacaktın?'' ( '' Evli olmasaydım'' deseydiniz daha güzel olurdu ) Evet, siz de her varlık gibi Rabbimizin bir eseriniz ve biz gerçekten de yaratılanı, Yaratan'dan ötürü seviyorsak ( ki öyle sevmeliyiz ) sizi de seviyoruz. Selam ve saygılar.
Gönül dostum Gül Hanım, ne naif, ne sızılı ama bir o kadar da umut dolu bir hikaye bu... Okurken eski İstanbul apartmanlarının merdiven sahanlıklarında dolaştım, sönmüş ışıkların ardındaki yaşanmışlıkların kokusunu duydum. Sevginin ve dostluğun tozu olmaz, kir de tutmaz, diyorsunuz ya; işte o cümleniz metnin kalbi olmuş. İnsanların dinleriyle, isimleriyle değil de sadece insan oluşlarıyla, Madamların ve Dedelerin ruhlarıyla kurduğunuz bu bağ, günümüzde unuttuğumuz büyük insanlık sofrasının bir özeti gibi. O boş dairelerden gelen ayak seslerini, iniltileri bir hayalet hikâyesi gibi değil de, gitmek istemeyen, vefalı komşuluğa tutunan ruhların selamı gibi hissettirdiniz bana. Faturaları sıfır gelse de, hatıraları hala yüklü posta kutularının hüznü ciğerime işledi. Ama sonunda o boşluğun yeni tebessümlerle dolması, hayatın inatçı ve güzel döngüsünü ne güzel özetlemiş. Eskiye rahmet, yeniye muhabbetle bakan koca yüreğinize sağlık. (yorumlarım biraz uzun oluyor sanırım, affola) Aşk ile eyva...
Gönül dostum Gül Hanım, kaleminize, sarsılmaz ve eğilmez ruhunuza sağlık. Metninizi okurken, bir insanın kendi kalesini inşa edişini, o kalenin burçlarına da merhameti ve onuru bir bayrak gibi dikişini seyrettim. Rencide edilmiş kalp seferberliği diyorsunuz ya; işte o seferberlikten galip çıkan, nefrete yenilmeyen ama haksızlığa da boyun eğmeyen vakur duruşunuz her mısrada kendini hissettiriyor. İnsanın en büyük servetinin paranın namert esintisi değil, adıyla sanıyla koruduğu onuru olduğunu ne güzel hatırlatmışsınız. Kim ne derse desin, gül bahçesinin kokusu, atılan taşların tozunu her daim dağıtacaktır. Aşk ile eyvallah.
Şiirinizdeki o 'can nerede acı oradadır' feryadı, sadece hastane odalarına değil, insanın en derin ıssızlığına dokunuyor. Sevdiklerimizle sınandığımız ince eşikte, hayallerin menzile varmasını dileyen sesiniz çok sarsıcı ve sahici. Ağabeyinize şifa, kaleminize metanet dilerim. Aşk ile eyvallah.
Arı orkidelerin ecesi Elbistanın kayıp güneşi Diyarbakıra hoş sefa getirdin Gönüllerin neşesi Lütfü Taş Hocama
Yahudi ve Hristiyanlara benzemeye çalışmak Müslümanların hiç yapmaması gereken bir eylemdir. Kur'an da bu durum ayetler ile açık ve seçik olarak belirtilmiştir... Dikkat etmesi lazım bütün Müslümanların... Bizim bayramlarımız bellidir... Kutlarım
Bu şiir, hüzün ve yalnızlıkla örülmüş bir içsel boşlukta sevginin beklenmedik şekilde doğmasını sorgulayan duygusal bir monolog gibi. “Sırası mıydı şimdi?” tekrarları, hem içsel çatışmayı hem de aşkın zamanlamasının yarattığı şaşkınlığı ve yoğun beklentiyi güçlü bir ritimle hissettiriyor.TEBRİK.
Sevgili Kardeşim. Ben bugüne kadar tv dizileri seyreden hiç kimseye rastlamadım. Hele de o sabah programları mı herkes öğğğğ diyor. Millet tv lerde sadece haberleri ve belgeselleri seyrediyor. Tek anlamadığım husus şu: Hal böyleyken nasıl oluyor da dizilerin de gündüz programlarının da reytingleri tavan yapıyor. Bu programların reyting rekorları kırdığı nereden belli diyecek olursan. Seyret de bak reklamdan diziyi seyredebiliyor musun? EEE reklam verenler milyarları laf olsun diye sokağa atmadığına göre demek ki dizileri seyredenler var. Türkiye'de herkes 1- En çok TRT Belgeseli seyrediyor 2- 1982 Anayasasına Hayır oyu vermiştir ama anayasa %92 Evet oyuyla kabul edilmiştir Selam ve sevgiler.
Sükûtun altın olduğu sessiz yorganın altından, kendi sesinizi ve öz sevginizi çıkarıp almışsınız; ne mutlu size. Güvendiğiniz dağlara kar yağsa da, karda kendi yolunuzu açmış olmanız asıl zaferdir. En çok da kendimi sevdim dediğiniz o son durak, bir insanın varabileceği en bilge menzildir. Kaleminize, hiç tükenmeyen o coşku dolu yüreğinize sağlık. Aşk ile eyvallah.
Bu derin benzetme, cagrisim ve tanimlamalar alip goturuyor insanı bir duygu seline, onune katiyor coskun ve bir o kadar da berrak bir deryaya kavusturuyor. Yureginize, emeginize, kaleme ve kelama saglik.