Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 9 Bölüm
AKMŞE YOLLARINDA / BİR ERMENİ MESELESİ HİKAYESİ -9. BÖLÜM-
Şöyle bir hayal
kurabilir misiniz? Evet, gerçek
değil hayal kurmaktan
bahsediyorum.
Ermenistan’dasınız. Ermenistan’ın herhangi
bir şehrinde ( Diyelim ki
Başkent Erivan’da ) yazıp yayınladığınız ‘’1915’de Ermenilerin Yaptığı
Türk Katliamı’’ Başlıklı
kitabınız için imza günü
hazırlamışsınız ve bu imza gününüze Ermenistan’ın muhalefet partisi Hayastan Dashink’in
milletvekilleri, il ve içe
temsilcileri, en büyük sivil toplum örgütleri ( mesela Taşnaksutyun ) katılmış ve
siz onlara kitabınızı
imzalayıp imzalayıp takdim ediyorsunuz; onlar da yüzlerindeki mutluluk
tebessümleriyle sizinle poz poz fotoğraf çektiriyor.
Bırakın gerçeği hayal
bile edemediniz değil
mi?
Maalesef Ermenistan’da hayal
bile edemediğiniz şey Türkiye’de gerçek
oluyor.
Nasıl mı? Anlatacağım
ama önce Amerikalı
tarafsız bir Tarihçi
olan Justin Mc Carthy’nin çok
doğru ve haklı bir tespitini dile getireyim. Çünkü o söz bugünkü
yazımla çok ilgili..
Justin Mc Carthy diyor ki ‘’19. Ve
20. Yüzyıllarda Balkanlar’da Türklerin yaşadığı zulüm, insanoğlunun
başına gelebilecek en kötü şeydir.’’
Çok doğru…
Peki siz
de bir Balkan göçmeni
olsanız ve tarihi bir roman
yazmayı düşünseniz
yapacağınız en doğru ve
mantıklı ilk iş ne olur?
Tabii ki atalarınızın Balkanlarda yaşadığı zulmü yazmak olur değil mi?
Mesela ben Balkan göçmeni
bir muhacir olsam önce
atalarımın uğradığı zulmü
yazarım, sonra atalarımın geldiği
topraklarda yaşayan Ermenilere yapılan (!) zulüm ve soykırım (!) üzerine bir şeyler yazarım. Ama Sözde Akmeşeli olan
Ömer Akın adlı vatandaş
böyle yapmıyor.
Evet, Akmeşe’de yaşadığım 7 sene
zarfında tanışma şerefine nail
olmadığım, sorup
soruşturduğumda ise
Akmeşe’nin en eski
sakinlerinin bile tanımadığı Akmeşeli
Ömer Akın, ‘’Tosbit Dağı ‘’
adlı bir kitap
yazıyor. Bu bir roman.
İlginçtir ki ülkemizde her gün yüzlerce
şair/yazar, yüzlerce kitap
piyasaya çıkarır da hiç kimsenin
haberi olmaz ama
Ömer Akın’ın yazdığı bu
kitaptan bakın kimlerin
haberi olmuş ve koşa koşa
gelmişler 2016’daki İmza Gününe:
*CHP Milletvekilleri Fatma Kaplan Hürriyet, Haydar Akar,
*CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay,
*İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya,
*CHP İl Kadın Kolları Başkanı Sevim Pekyörür, İl Sekreteri Hüseyin Acurman,
*CHP Derince İlçe Başkanı Nihat Değer,
*CHP eski İl Başkanı Cihat Altunyuva,
* Alevi Dernekleri Şube Başkanı Birol Sağlam,
*Eğitim-Sen Şube Başkanı Suca Omurca,
*BES Şube Başkanı Gülüzar Ateş
*KYÖD(Kocaeli Yüksek Öğretim Derneği ) üyeleri .
Allah Allah… Bu
kitapta ne var ki adı sanı duyulmamış bir insanın imza gününe
bu kadar önemli şahıslar katılmışlar?
Hemen anlatayım kitapta ne
olduğunu siz de anlayın bunca
ilginin sebebini.
Kitapta hiç bir suçları-günahları olmayan(!)
Akmeşe Ermenilerinin 1915 Yılında nasıl ortada hiçbir şey yokken, bir anda Akmeşe’den
sürgün edildikleri, bu
sürgün esnasında da Sakarya/
Akyazı civarına geldiklerinde
nasıl bir katliama
uğradıkları şu şekilde
anlatılıyor:
‘’.............Öğlene doğru kafile Akyazı'ya ulaşmıştı. Yaşlılar öküz
arabalarında yola devam ediyorlardı. Gençler ve takati olanlar yürüyorlardı.
Daha şimdiden ayak tabanları sızlamaya başlamıştı. Yol üzerinde kendilerinden
başka kimseler yoktu. Askerler kafileyi bir hayli arkadan izliyorlardı. Görevi
güvenlikten daha çok kaçmaları engellemekti. Tatlı bir yokuş çıkılıyordu,
Etrafta tek tük meşe ağaçları göze çarpıyordu. Bir gurup atlı kafilenin önünü
kesti. Silahlıydılar. Kafilenin diğerleri yol eziyetiyle cebelleşiyorlardı.
Ancak öndekiler görmüştü. Durumu anlamaya çalışıyorlardı ki; kafilenin üzerine
ateş etmeye başladılar.'’
Adam o kadar net, o kadar olayları yaşamış gibi anlatıyor ki hayret etmemek mümkün
değil. Ama daha ilginci kendi ailesinin Yunanistan’dan niçin ve nasıl
sürüldüğünü, vatanları olan topraklardan hiç bilmedikleri bir diyara
sürülmelerini, bu sürgün öncesinde ve sürgün esnasında uğradıkları eziyetleri,
katliamları araştırıp yazmıyor da yeni vatanları olan Akmeşe’de kendilerinden
önce yaşamış olan Ermenilerin akıbetini araştırıyor(!) yazıyor.
Yukarıda bahsetmiştim hani: ABD’li tarihçi Justin Mcd Carthy
ne diyordu?
‘’ 19. Ve 20. Yüzyıllarda Balkanlar’da
Türklerin yaşadığı zulüm,
insanoğlunun başına
gelebilecek en kötü şeydir.’’
Ailesi Balkanlardan Akmeşe’ye
göçen yazarımız, atalarının yaşadığı dünyanın
en kötü şeyini
yazmak yerine Akmeşe
Ermenilerinin başına gelen(!)
kötü şeyleri yazıyor. Dahası: Ermeni Gazetesi
Agos’a verdiği Röportajda
Armaş’tan ( Akmeşe’den değil ) Polatlı’ya kadar sürülen Akmeşe
Ermenilerinin, Polatlı’dan sonraki
hayatlarını yazacağını da
söylüyor. ( Yani Balkan Türk’ü
olan ailesinin uğradığı
zulmü yazmaya yine
niyeti yok. İlle
Ermenilerin uğradığı zulmü(!) yazacak. )
O yazıyor, böylece pek çok vatandaşımız da Türklerin nasıl bir canavar, barbar
ve katil olduğunu(!) öğrenip gururla haykırıyorlar ‘’ Ne Mutlu Türk’üm Diyene
!’’
Evet evet, Ömer Akın’ı destekleyenlerin hepsi bugün – mevcut iktidar için : ‘’Andımızı kaldırdılar. ‘’ Ne
Mutlu Türk’üm diyene’’ Dememizi istemiyorlar. Bunlar Türk düşmanı.’’ Diyen
insanlardır.
************
‘’Yahu tamam da hocam,
Akmeşe Ermenileri neden
sürüldü, onlar niçin soykırıma uğradı? Adamlar/kadınlar kendi hallerinde
keşiş tabiatlı insanlardı.
Bizimkiler onlarda ne günah buldular da hepsini yok ettiler hâlâ yazmadın. ‘’ mı dediniz?
Gelecek bölümde tam da
o konuyu yazacağım.
- Yorumlar 19
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.