Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Merhametsizlerden vefasızlardan uzak olalım keşke... Kutlarım yürekten...
İnsan olan bu tip hareketler yapıp çevreyi kirletmez... Kutlarım
Allah Resulü'nün o mübarek kızından, asr-ı saadetten hikaye anlatılır da gözler yaşarmaz mı hiç? Okurken farkına varmadan gözlerimden yaşlar damlamış. Rabbım bizleri,Onların yolundan ayırmasın. Gençlerimize ne idüğü belirsiz flim artisleri, mankenler, sporcular değil Hazreti Zeynep'ler, Fatıma'lar, Mus'ab'lar, idol olsunlar. Olsunlar ki neslimiz kurtulsun. Biz bize, özümüze dönelim. Rabbım kaleminizi, hak ve hakikat uğrunda ,rızası doğrultusunda kullanmayı nasip eylesin. Selam ve dualarla. Tebrik ederim hakaderek, hakkıyla güne gelen yazınızı.
O kadar önemli bir konuya değinmişsiniz ki o kadar olur. Düşünün ki bu ülkede gişe rekorları kıran ilk on filmden dördü sözde komedi filmi olan Recep İvedik filmleri. Adam yattığı yerde sağa dönüp gaz salıyor, bizim millet gülmekten yerlerde, sola dönüp gaz salıyor, bizim millet gülmekten katılacak neredeyse... Zeka seviyemiz bu derece düşük maalesef. Selam ve saygılar.
Neyzen Tevfik der ki: Sı.tınız her türlü ilmin tabiratına Pek gülünç sözlerle doldu, şimdi Kâmus-terim, Eğer bu iğrenç sözler ilme bir hızmet ise Günde binlerce terim sı.maktadır benim gerim... *** İşte öyle maalesef. Selam ve sevgiler.
Yahya Kemal Beyatlı ne güzel demiş: Ömrün şu biten neşvesi tâm olsun erenler, Son meclisi câm üstüne câm olsun erenler. Şükrânla vedâ ettiğimiz cân-ı fenâya; Son pendimiz ah-lâfa devâm olsun erenler. Câizse Harâbât-ı Ilâhî'de de herşey, Yârân yine Rindân-ı Kirâm olsun erenler. Tekrar mülâkî oluruz bezm-i ezelde; Evvel giden ahbâba selâm olsun erenler. *********** Biz, bizden öce gidenleri hep hasretle, özlemle andık. Elbet bizi anan birileri de olacaktır biz gidince... Selam ve saygılar.
Tebrikler Nurettin kardeşim selamlar sevgiler
Pergelin ayaklarına yayılı noktalar ve sus pus notalar ruh ise hacizli... PERGELİN iki ayağı bir araya gelmeden kendi kabına bile sığmaz pergel,evrenin koordinatlarını çizsede yörüngeleri oluştursada yorgun bedenini ve ruhu dinlendirmek için iki ayağını yanyana getirmek zorundadır ki kendi kabına sığabilsin dinlenebilmek ve diingin bir ruh haline ulaşabilmenin belkide tek yoludur bu ...kutluyorum canı gönülden selamlarımla.
Edebimle tasvir edecekken evreni... EVRENİN işte sizin gibi anlatıcıları vardır onlar bıkmadan usanmadan evreni sevgiyi aşkı tanrıyı rabbi anlatırlar insanlara evrenin anlatıcıları gönüllü bir hüzün yaşarlar bu evrende, tüm olumsuzlukları üzerlerine çeken bir paratoner gibi doğal bir manyetikleri vardır, ama onlar tüm bu olumsuz akışa rağmen evreni anlatırlar bıkmadan usanmadan...kutluyorum evren yüreğinizi canı gönülden saygılarımla.
Geç kalınmadan yapılmalı her ne yapılacaksa. Bugün yaşadığımız çevre katliamları maalesef hep ''Amaaan bir gün bakarız '' Diyerek ertelemekten kaynaklanıyor. Selam ve saygılar.
En güzel kılavuzdur şiir. En azından kötü insanlardan, şeytandan, azgın nefsin kılavuzluğundan daha iyidir. Selam ve saygılar.
Amenna inandık iman ettik peki kalbimiz ürperiyor mu? Yüce Allah'ın adını duyunca. Korku değil ama ürperti yani sevgi, hürmet ve teslimiyetin bir arada olduğu bir haşyet duygusu. Açıkcası ben kendi nefsimi sorguya çektiğimde mü'minim elhamdülillah diyemiyorum. Bütün emirlerine, yasaklarına islam ve imanın şartlarına iman ettim fakat tevekkül ve teslimiyet konusunda asrın hakiki mü'minlerini görünce sadece müslümanım elhamdülillah diyebiliyorum. İnşaallah mü'min de olurum Allah razı olsun emri bil maruf hasebince yazdıklarınızdan dolayı. Selamlar dua ile
Bir çocuk, ana sınıfı çağına gelene kadar yaklaşık 2.000-2.500 kelimeyi zaten aktif olarak kullanabiliyor değil mi? . Üniversite düzeyindeki bir gencin kelime haznesi için 11.000 deniyor ama Allah aşkına, iki yaşında konuşmaya başlayan bir çocuk dört yılda yaklaşık 2.000 kelime öğreniyorsa; aklı, muhakemesi, eğitimi ve çevresi gelişirken sonraki on iki yılda üzerine sadece 9.000 kelime mi koyabiliyor? Bunun yerine rakamlar üzerinde durmaktan ziyade meselenin özüne odaklanılması gerektiğini düşünüyorum. Rakamlar tartışılabilir; fakat şu hakikat değişmez hocam: Okumayan toplumun kelime haznesi fakirleşir, kelime haznesi fakirleşen toplumun düşünce dünyası da daralır. Bir de meseleyi sadece okulla sınırlandırmamak gerekir. Çocuklar günün büyük bölümünü okulda değil, ailede ve sosyal çevrede geçiriyor. Peki bu noktada ailenin ve çevrenin hiç mi sorumluluğu yok? Evde kaçımız düzenli kitap okuyoruz? Kaçımız çocuklarımızla oturup bilim, tarih ya da gündem üzerine sohbet ediyoruz? Çoc...
Mizahın da ideolojisi var artık. Charlie Hebdo'nun İslam'a ve peygamberine saldıran karikatürlerine gülenler, sanat diyenler bugünlerde de Allah ile dalga geçen soytarılıklara mizah demeye çalışıyorlar. Allah ıslah etsin ne diyelim.
Çevre bilincini işleyen manidar bir şiirdi. Tebrik ederim. Selamlarımla.
Vallaha Ahmet abi lafı eğip bükmeye çokta gerek yok. Bu eğitim sistemini bu nedenli rezil eden ve çorba eden maalesef ki iktidar. Az da olsa çalışan bir eğitim sistemini getirebilecekleri en berbat noktaya getirdiler ve bunu düzeltmesi gerekende yine iktidardır. Her ne kadar sol görüşlü ve sosyalist bir adam olsa da söylemeden edemeyeceğim, muhalefet denen yapı benim için yok hükmündedir. Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partinin şuan ki durumunu görüyoruz. Çokta söylenecek bir şey yok.
tebriklerimle hayırlı çalışmalar dilerim
Allah'ın biz kullara emaneti çevre korursak da kendimizi korumuş olacağız neticede ... Kutlarım içtenlikle...
Eğer o gençler 11000 kelime biliyorlarsa yine iyi. Bence bildikleri kelime birkaç binden öteye geçmez. Hakikaten çoç çok hem de çok vahim bir durum. Bir de o güzelim kelimelerimiz, kavramlarımız son zamanlar da tamamen terkediliyor yerini ingilizce kelimeler alıyor. Memleketin ekonomik durumunu düzeltmeden daha elzem bir durum. Dil gidiyor, Türkçe gidiyor. Ey hükümet, ey milli eğitim ve kültür bakanlıkları tedbir almak için daha neyi bekliyorsunuz? Çok önemli bir konuyu dile getirmişsiniz üstadım. Ömrüm bu konuyu anlatmakla geçti. Ama maalesef sesimizi kimselere duyuramadık. Selamlarımla.
Eski nesillerde bir erkek eşinden memnun değilse, memnun olmayan huylarına sabreder, "Rabbım beni bununla imtihan ediyor. Bu imtihanı kazanmalıyım." der Eşinin kötü huyuna sabreden nice güzel güzel insanları kendisine örnek alırdı. Kötü huylu eşine sabreden hanımlar da Fravun'un eşi Asiye Hatun'u örnek alarak onlar da sabrederlerdi. Allah Resulü'nün şu tavsiyelerini hiç unutlazlardı: Allah'ın en sevmediği helal iş boşanmaktır. Onun ağırlığından arşı ala titrer. Evet boşanmayı, yuvayı yıkmayı, çocukları ana babasız birakmayı düşünmezler veya en son, son, son çare olarak görürlerdi. Onun için yuvalar sağlamdı. Şimdi ise yuvayı yıkmak en baştaki çare olarak görülüyor. Ne erkek kadınının ne de kadın erkeğinin en küçük bir aksi davranışına sabrediyor. Onun için yuvalar köksüz oluyor.Hemencecik yıkılıyor. Analar babalar kızlarını gelin ederlerken "Kızım yeni bir eve gidiyorsun. Huylarını huslarını bilmediğin insanların yanına. Aman edepli ol, saygılın ol. Dikbaşlılık yapma ki yeni yuvanda mu...