Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

O elektrikli, battaniye ile benim de çok tatlı bir hatıram var üstadım. Yeri gelmişken anlatayım. Bir ara kardeşim de onun bayiliğini yaptı. Dükkan komşusunun genç bir delikanlı oğlu vardı. Her gün annesine "Anne ben çok üşüyorum. Havalar çok soğuk geçiyor" dermiş. Gerçekten de o sene çok şiddetli geçmişti kış. Babası da çok aksi ve çok sert aynı zamanda da çok ters bir adam. Annesi de oğlan da korkuyorlar babasına söylemeye. Neyse sonunda annesii uygun bir vaktini bulunca durumu açar kocasına ve"oğlan çok üşüyormuş "der. Babası gelmiş bizim biraderin dükkanından bir elektrikli battaniye almış götürmüş. ertesi gün, ben de dükkanda oturuyorum birden oğlan hışımla dükkandan içeri girip bizim biradere çıkışmaya başladı. "Abi yaptığını beğeniyor musun? Biz burada dükkan komşusuyuz bu yaptığın hiç sana yakışır mı?" İkimiz de şaşırmıştık. Birader Abdullah hele sakin ol hele. Suçumuz nedir seni bu kadar kızdıran onu bir öğrenelim hele." dedi. Abdullah "Daha ne olacak abi ben evlenmek istiyor...
"Ceddini bil, değer ver, gelecekte değer gör." Evladiyelik öğütlerle bezenmiş dörtlüğünüz için gönülden kutluyorum tebrikler üstadım. En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla. Hayırlı geceler diliyorum.
Duygusuyla anlatımıyla zirve yapan günün seçkisini kutlarım hocam, selam ve saygılarımla
Birde şunu demezler mi fala inanma ama falsızda kalma yine gülümsetti bizleri teşekkür ederiz yaklaşık dört saat sakin geçti tam vardiya tesliminde yine alarm çaldı sıcak çatışma başladı bu durumda dahi olsa gülmek iyidir en azından son nefeste yüzümüzde bir tebessüm kalır saygılar selamlar
Kimseye... Ne Eylül ne Sonbahar... Ne mevsimler ne aylar tüketti insan. Gönlünüze sağlık Aslıhan Hanım. Nice Eylüllere... Muhabbetle
O '' Üstü kalsın olayı '' şimdi de var ama çok farklı . Eve sipariş pizza söylüyorsun mesela. Eğer parasını kredi kartıyla değil de kapıda ödeme olarak ödeyeceksen şöyle oluyor: Aldığın ürün 199 Tl. ( Bizim ülkede asla 200 Tl olmaz nedense hep 199 Tl'dir. Hatta 199.99 Tl ) Neyse.. verirsin 200 Tl'yi, kurye başlar ceplerinde 1 Tl aramaya size geri vermek için. Siz de '' Üstü kalsın '' dersiniz kasılarak. Ve kurye dışından '' teşekkür ederim'' derken içinden '' Karlı dağdan kar bağışlıyor sanki. Ulan alt tarafı 1 Tl... Bu ne hava anasını satayım .'' Der. Selam ve sevgiler.
Onların amacı her zaman farklı ve hiçbir zaman mazlumdan yana olmayacaklar, zamanında dedeleri gidip kızılderili katliamını yapmış insanlar bunlar. Maalesef bir çıkar yol beklemek imkansız. selamlarımla
Geri dönersin diye kapında gül yetirdim Deli dediler bana aklım fikrim yitirdim, Senden sonra kim bilir kaç kadehi bitirdim, Özden'im sarhoşluktan ayamadım bir türlü. Bende böyle dedim hocam gönülden tebrikler saygılar selamlar
Hosgeldin evimize Zeyno Garagiz baci Bu dünya öyle böyle herkes verir aci Hepmiz göcecegiz hic kimse degil hanci Ömrümü ziyan ettim meğer boşu boşuna.
Hüzünlü bir şiir evlat göz bebeği her zaman yokluğu derinden üzer insanı... Manidardı...
Şükürler olsun Rahman ve Rahim olana, o kadar çok nimetler içinde bırakıyor ki bizi, yine de insanoğlu bir yerde nankörlük yapıyor. Dileyelim bizler ve çocuklarımız, nesillerimiz bu nankörlükten uzak olsunlar... Rızık rabbimin izniyle ve dilemesiyle... Bunun hikmetini anlayabilmek lazım. Kimine kısar, kimine de bolca verir, ama bolca verdiklerinin de ahirette bir nasibi olmaz buyuruyor. Akıl da bir nimet, sağlık da bir nimet, hayırlı evlatta bir nimet unutmayalım ki... Ne çok şükür sebebimiz var. Kutlarım yürekten...
Şiiriniz için yürekten kutluyorum. Kaleminize sağlık. Nice güzel şiirlere. Esen kalın.
İsrailin insanlık dışı yaptığı her şey avrupa tarafından alkışlanıyor Görmemezlikten geliniyor Yüreğinize sağlık
Çok güzel ifade etmişsiniz. Bence bu ayetlerin insana hatırlattığı en önemli şeylerden biri de tam olarak bu: Sahip olduğumuz nimetler bizi sorumluluktan uzaklaştırmamalı, aksine daha fazla şükretmeye ve kendimizi sorgulamaya vesile olmalı. İnsan bazen sahip olduklarını fark etmeden bir güvence gibi görebiliyor. Oysa asıl mesele, bize verilenlerle ne yaptığımız. Rabbim hepimize nimetlerin şükrünü bilen ve sorumluluğunu taşıyabilen kullardan olmayı nasip etsin. 🤲 Sevgi ve saygılarımla
Bizim çocukluğumuz aynı döneme denk gelmese de yaşadıklarımız neredeyse aynı sadece aradaki fark biz köyde idik ve o dönemde köyde çok ta nakit para bulunmazdı en azından bizde yoktu köy bakkalına gidip işte evimizde bulunan buğday yada yumurta gibi ürünleri verip karşılığında istediğimiz çekirdek Çokomel plastik top balon vs gibi yiyecek ve oyuncakları alırdık bu arada çokomel diş macunu kutusu gibi küçük tüpte bulunan tatlı bir çikolata çeşidi bu gün var mı bilmiyorum hatta bizim komşu köyde meyve çok olmazdı bizim köyde çoktu biz o köye meyve götürür karşılığında evimizin ihtiyaçlarını alırdık bahsettiğim yıllar seksenlerin sonu doksanlı yıların başı yazınız hem gülümsetti bizleri hem de eskiyi yad ettik :) paylaşım için teşekkürler saygılar selamlar
"Hocam, günümüzün en büyük yarasını o kadar güzel anlatmışsınız ki… Aynı odada olmak yetmiyor artık; ruhen ve kalben orada olmadıktan sonra yan yana oturmanın bir anlamı kalmıyor. Teknoloji uzaktakileri yakın ederken hemen yanı başımızdakileri bizden nasıl da koparıyor. Yüreğinize, kaleminize sağlık." Saygılarımla
Bu şiir insanın içine işliyor gardaşım. Zamanı, ömrü ve yaşanmışlıkları öyle derinden anlatmışsın ki her dizede insan kendinden bir parça buluyor. Hele “eksilmekten korkmadan başımı eğiyorum” sözü var ya, yüreğe dokunuyor. Kalemine, gönlüne sağlık; ömrün hasadını böyle anlamlı sözlere dönüştürmek büyük iş.
Gardaşım, insanı asıl yaralayan hata değil, uğruna hiçbir çaba gösterilmemesidir. Seven insan bir yol arar, gönül alır, kırdıysa onarmaya çalışır. Çabasızlık, yürekte sessizce büyüyen en ağır kırgınlıktır. Yüreğine sağlık, çok dokunaklı olmuş.
İshak hocam , bu şiir öyle kuru kuru okunup geçilecek cinsten değil be; her dörtlüğünde bir özlem, bir vefa, bir de yüreğe çöken hasret var gardaş. Hele “doyamadım bir türlü” sözü var ya ooh, insanın içine işliyor be. Belli ki gönülden kopup gelmiş, yaşanmışlığın kokusu sinmiş her mısraya gardaş ben anlarım. Kalemine, yüreğine sağlık gardaşım; Rabbim gönlüne ferahlık, kalemine daim ilham versin. Candan Tebrikler..
Çalı süpürgesi dedin mi biraz durup düşünmek lazım. Gerçekten her işe yarardı. Şimdinin robotu gibi her yere girmezdi belki ama o zamanın güzel bir temizlik aracıydı... Toz olduğu zamanda pencereler açılır havalandırılırdı... Bu kadar basitti her şey... Anılarımız tazelendi süpürgeyle... Kutlarım