Hayatın içinden bir dolu yaşanmışlığın mısralara iz düşümü mü demeli... Çok beğendim kutlarım içtenlikle...
Anlamlı çok güzel bir şiir olmuş.
Güzel şiiri yazan ellerinize sağlık.
Kutlar,selamlarımı sunarım.
Müstesna bir şiir olmuş Adem Bey üstadım.
Terk edilmenin getirdiği kalabalık bir yalnızlıkta,
gidenin ardından kalan fırtınalı anıları
ve dinmeyen sızıları sitemkar bir asaletle sahiplenip
"bırak bende kalsın" diyerek
hüzne bürünen bir veda haykırışıydı adeta şiir.
Gönlünüze sağlık .
Selam ve saygılarımla
Kardeşim “Vallahi lafı dolandırmadan tam yerinden söylemişsin, okuyan da bir silkelenip insanı kendine geliyor… Sert ama haklı bir üslup yazılmış, kalemine yüreğine sağlık, çok içten yazmışsın…”Selamlar hocam..
Çok güzel bir şiirle açmışsınız sayfamızı
Aramıza hoş geldiniz Hikmet bey
Tasavvufi bir duygularla yoğrulmuş,
dünya sürgününden yorulup Hz. Peygamber’in şefaatine
ve ilahi vuslata sığınmak isteyen bir ruhun
samimi, hüzünlü ve teslimiyet dolu mısralarıydı şiir.
Harikaydı.
Gönlünüze sağlık
Boyle derin sevdalar var mi acaba hala, siirde guzellesiyor sevda, sairlerin de cokcasi ve iyileri erkek, bu uzerinde arastirma gereken bir konu sanki:)ifade sekli onemli yani sevdayi dillendirmede...mutlu gunler.
Sende kalan her şey, seni geçmişte rehin tutar ama,
Bazen yükü omuzlardan atmak lazım.
Seni sensiz yaşamayı başardım dediğim anda, bir de bakmışım ki, ben sen olmuşum.
Der gibiydi şiir.
Kutlarım hocam
Saygılarımla
Ah o Ali ah! :) Evet kardeşim aşk bazen aldatmaca
ama ölümüne bir sevda masalı diyorsak, aldatan aşk değil Ali ya da Ayşe galiba :)
Tebrikler, selamlar sevgiler
İnsanın kıyameti de ferahı da kendi yüreğinde kopar; dışarısı ne yaparsa yapsın asıl fırtına içeride esiyorsa iş zor. Kalbi temiz tutabilen için dünya ne kadar kararsa da yolunu yine bir umut aydınlatır.
Kaleminize ve yüreğinize sağlık sevgili dostum harika bir şiir.
Kurban sadece et kesmek değil, gönülden kötülüğü budamaktır; içimiz temiz olmadıkça sofra ne kadar dolsa da eksik kalır. Asıl bayram, haramı, yalanı ve kul hakkını terk edince başlar, yoksa bıçak neyi keserse kessin vicdan yerinde durur.SELAMLAR..
"Cihan-ârâ cihan içindedir ârâyı bilmezler
Ol mahîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler"
Bizim Mahi, deryayı biliyormuş. Sen de çok güzel hikayeleştirmişsin.
Candan tebrikler.
Selam ve sevgiler.
Oysa medeniyeti, dürüstlük, vicdan, utanma duygusu, vekar, aşk, diye öğretmişlerdi bize..
tebrikler üstad
Silkeleyen dizelerdi.
Selam ve saygılar..
Vaov çok yaratıcı olmuş... keyifle okunasi yazı bitince başka bir boyuttan dünyaya iniş yaptım nihayet Tebrikler
Gerçekten çok güzel şiirdi, taktire şayan demek yeterli mi bilmem
gönülden tebrikler selamlar (Şöhret olmaya çalışan bir ağabey :) )
Yazınızın başında sözünü naklettiğiniz tabiinin büyüklerinden Hasan-i Basri Hazretleri zamanında bir hanım evinden uğurladığı eşine
“ Efendi aman dikkat et. Bana ve çocuklarına sakın haram rızık getirme. Helalinden kazan getir. Bizler açlığa, yoksulluğa tahammül ederiz ama cehennemin azabına tahammül edemeyiz. “ Dermiş.
Erkek de helalinden kazanabilmek için vargücüyle çalışır be kazanmışsa “ Bugünkü rızkım bu kadarmış” Diyerek daha fazlasına tamah etmezmiş.
O asırlarda müslümanlar daha sahabenin yaşantısından kopmamışlardı.
Ama günümüzde lüks ve şatafatlı yaşam insanları bu hassasiyetten uzaklaştırdı.
Şimdi helal haram sınırına riayet eden kalmadı. Yeter ki gelsin, ister helal olsun ister haram.
Bu hassasiyetten uzaklaşan müslümanın inancı da zayıfladığı İçin Allah’ın rızka kefil olduğu şuuru aklına bile gelmiyor.
Okuyanı tefekküre sevkeden güzel bir yazı.
Kaleminiz daim olsun değerli üstadem.
Selamlarımla.
Sevgilinin duruşu, gülüşü, bakışı, hasılı kelam ondan kalan tüm izleri, umudu birer sanat eseri gibi işlenir. Elif şair de öyle güzel işlemiş ki bu duyguları, hayranlıkla okuduk.
Netice itibariyle, hasret ve hayranlık ve bağlılık, şiirde birbirini besleyen iki nehir gibidir. İnsan, hayran olduğu güzelliğin uzağında kaldığı için hasret çeker; hasret çektikçe o güzellik gözünde daha da devasa, daha da erişilmez bir şahesere dönüşür.
Benzetmeler ve tasvirler, kalbin dilini tercüme eden elçilerdir. Şair, sevgilisini gökyüzüne, mevsime, suya ya da ateşe benzetirken ''Sen benim bu dünyayı algılama biçimimsin. Sen varsan dünya dönüyor, sen yoksan gerisi sadece kupkuru bir boşluktur'' demek istiyor.
Bir nefeslik, bir göz kırpımı kadarlık o daracık zaman dilimi "bir elif miktarı" kendine yaklaşmak, sevgilinin çekim alanına girmek,
ve gözlerin karasına yenilmek,
işte bu mağkubşyetin en güzeli olsa gerek..
İnsan ancak böylesi bir derinliğe yenildiğinde gerçekten özgürleştiğini hissediyor dem...
Bu muazzam şiirde Elif şair sevdiğine duyduğu hasreti ve fedakarlığını tasvir biçimi ve ona duyduğu hayranlık alelade bir beşeri aşkın sınırlarını fersah fersah aşarak mistik, felsefi ve adeta kutsal bir boyuta ulaşıyor.
Bir şiir düşünün; kapısından içeri adım attığınız an duvarları ortadan kaldıran ve sizi kendi gökyüzünün altına alan bir evrene dönüşsün. Sizi sadece okuyucu kılmasın, sahnede unutulmuş bir aktör, rüzgârda savrulan bir yaprak ya da o kırık bir aynanın ta kendisi yapsın. Şiirin gerçek gücü insanı kendi kapsama alanına dahil etme biçimindeki o büyüleyici kuşatıcılıkta saklıdır desek yeridir. Sevgili Elif şairin kalemi bu kuşatıcılığı o kadar sessiz ve derinden muktedir kılıyor ki, şiir bittiğinde kendinizi upuzun bir kışın ortasında, elinizde bir elif miktarı umutla buluyorsunuz.
Şiiri bu denli yüksek bir kürsüye yerleştiren ilk unsur biçimsel mimarisi ile içeriksel derinliğinin gösterdiği o kusursuz uyum olsa gerek.
Birine duyulan hasreti ve hayranlığı yalın bir d...
Gah çıkarım gök yüzüne seyrederim alemi
Gah inerim yer yüzüne seyreder alem beni.
NESİMİ
Sen de öylesin. Gah ''Dünyada Gördüğüm Tek İnsana İthafen'' Diyor, gök yüzüne çıkıyor, alemi seyrediyorsun. Gah '' Şarap Gibi Kadınım '' Deyip yer yüzüne iniyorsun, alem seni seyrediyor.
Ne diyelim. Rabbim hayırlara vesile eylesin.
Bu arada şiir oldukça güzeldi. Zaten senin kaleminden kötü şiir çıkmaz.
Ah bir de öfkeni kontrol edebilsen... ( O kötü huy bende de var maalesef )
Allah'a emanet olasın.