Susmalı Mıyım Hiç Sanmıyorum...
O kadar da
tasalanmamalı ve kaale almamalı yansıyan görüntüleri. Çoğu nasıl da silik ve
yüzsüz lakin. Yüzsüz ve teferruatı olmayan nicesi.
Ya da altındaki boşluk,
en az seyrelmiş umutların karanlığı kadar.
Karanlık sadece anlık
bir tezahürü duyguların. Mühim olan ebedi karanlığa mahkûm olmamak. Varsın ışık
sızmasın perdeden, varsın bulutlansın gökyüzü, içindeki ışık yandıktan sonra ne
önemi var ki.
Sızladı yine yürek. Duydum
sesini sessiz yüreklerin. Ah, benim bitmek bilmez avaz avaz bağıran deli
gönlüm. Ne vardı ki bu denli enginlere sığmayacak.
Sözüm sana ey yabancı. Kıyıda
köşede kim varsa, sözüm size. Ve sözüm size masumiyetini hala saklayan kim ama
kim varsa.
Ergen düşlerin yegâne
temsilcisi, bitmek bilmez isteklerin dinmeyen fısıltısı…
Susmalı mıyım, hiç
sanmıyorum…
Farklılığın farkındayım.
Farkındalığın hükmündeyim. Hükümlerinin esaretinde kim varsa çıkmasın yoluma.
Suskun düşlerimin
habercisi yüzüme yansıyan. Ödenecek bir kefaretim asla yok. Kefilim aslıma ve
kefilim yüreğime.
Ya, sen?
Ya, siz?
Umurumda mı…
Sevgiler perakende,
umutlar ipotekli, saygı ise kayıplarda. Ya, yürekler…
Toptan aldım yükümü. Öylesine
hafif ki ruhum. Öylesine çağlamakta ki duygularım.
Detaylar ayrıntılarda
gizli olmadı mı hep. Lakin genel kabul görmüş kuralların bıraktığı bir tortu
dibe çöken. Ve karanlık kuyunun en dibine çöreklenmiş onca duygu.
Ne bir düşüm ne de bir
yankı.
Ne bir yanılgıyım ne de
dibe çöken bir tortu.
Issız bir vahanın tam
da ortasında ve bir o kadar kalabalık…
Nasıl bir çelişki ise.
Lakin bu tezatlık olmadı mı hep beni ayakta tutan.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.