Tavaf Ettğim Şu Sonsuzluk...
Düşlerini kar ve sessizliğine sığın
aşkın belki de tezattır yürekler ve sen sevgiyle sarındığın.
Bir aşkın ukdesi.
Bir de şiirlerin dolmaz iken vadesi
İhbar ettiğimse gecenin zifti ve
zikri
Bense mavilerden örmüşken neşenin de
neşri,
Saklıdır saklı en derinde.
Busesi kar tanelerinin bazen buhranla
bezeliyken şehrin ve şiirlerin sancılı sesi ve sanrılı varlığı.
Gökten medet umdum umalı yere göğe de
sığamadığım işin doğrusu.
Cihandan firar ettim edeceğim belki
de bir cihat saklı gecenin teninde.
Layığıyla yaşamanın ve sevmenin
güncesi hele ki insan bir kez baş koymuşken bu aydınlık yola…
Mealim bazen şiir bazense hikâye
bazen soluksuz kaldığım en çok da çiçeklenip sabahın zihninde gece oldu mu
solduğum hatta solmalara doyamadığım ve işte firar ettim edeceğim bedenden
nasıl ki ruh coşkulu ve sevgiyi meşk eyleyen.
Sabır taşıyım aşkın da asası saklı
elimde sancılı olsa ömür ne ki sevdalanmadığın sürece?
Bazen kör kuyuda mahsur kalmış Yusuf.
Bazen zemherilerde yol aldığım geceyi
de layığıyla sonlandırmak en azından kalemin neminde yâd ettiğim maziyi yaren
bildiğim evreni ve yar bildiğim bir huzme ki duyguların esaretinde sönen feri
gecenin belki de öykündüğüm ilk gençliğim ve çocuk kalbim.
Sabra delalettir içimden gelen bazen
aksayan ayağı yalnızlığın bazen aksıran yüreğin tebaası elbet tümden gelen
duyguların da özeti iken sevgi ve inanç ve umut bakaya kaldığım hangi şiirse
beti benzi atan hangi öfkeli ölü ise.
Dualarım sandığımda.
Dualarım yüreğimde belki de
sanmadığım kim varsa saklı tuttukları beni içten eşliklerinde.
İnsanım insan.
İman gücümde saklıdır meramım belki
de hazan vaktidir duyguların sabık iban numarası.
Kelimelerle yakarım ben ateşimi
sığındığım Mevla’m sayesinde tavaf ederim koca kâinatı ve kaybolmamın ertesinde
kayıt açarım yürekte kalemse titri hayallerimin bazen kalender meşrep bazen
kaybolmama delalet her şiirden medet umduğum ve işte şehrin birbirine
kavuşamayan iki yakası gibi teselli bulduğum her an’ım ve her an’ım varsın
dünde saklı olsun mutluluğum daha da vardır çok ama çok yolum.
Nükseden kalp atışı bazen ritmi
bozuk.
Neşreden sözcüklerim sevgimi ve
umudun da kalıbını bastığım.
Ah, mevsimler.
Ah, insanlar astığı astık kestiği
kesik.
Ah, hicranım bazen yürekte tecelli
eden bazense neşem eksik.
Hicabım yoktur.
Hicranımsa babadan yadigâr.
Hitap ettiğimse mevsim ve gece ve
beni aralıksız dinleyen tek heceden yana iken umudum Rabbime sadık ve koştuğum
kadar da kasıtsız ve kayıtsızdır günbegün büyüyen acılarım yine de yine de…
Ah, açamadığım içimi.
Ah, dışıma yansıyan her sözcüğü ve
ömrün titrini.
Solansa mavi.
Solduran hüzün.
Saran benliğimi o titrek ışığın meali
elbet büyüyen git gide büyüttüğümse gözümde elbet aşkın izini sürdüğüm gizimi
saklı tuttuğum kadar hâsıl olan nice mucize sararan benliğimden dokunduğum
mehtap gibi sükûtu hayale uğrayan mizacımın ertesi.
Varlıktır künyeme kayıtlı.
Yokluktur farkında olduğum ve şükür
vesilesi aldığım her nefes ve niyazımda saklı iken içinden firar edeceğim
kafes.
İbaresi mi günün?
İkbali mi ömrün?
İma ettiğimse sadece sevgi ve
öykündüğüm kadar mutluluğa mutlak korkularımı öldürdüğüm.
Güneş battı batalı.
Kendi dikenlerim kendime battı
batalı.
Azap kuşu ve efkârın yoldaşı her
halükarda gülümseyebildiğim yine ve sadece O’nun nezdinde saklı tutulası devasa
bir ateş ve rahmet başım gözüm üstüne kabullendiğim ve yüreğimle serili olduğum
o izafi rahle.
Miadı dolmuş bir günden arda kalan.
Metazori olmayan da bir sevgi iken
tüm söküklerimi tek tek diktiğim ve işte bir solukta içime çektiğim hayatın
seferi birlikteliği ve hatırına sevginin ve tüm sevdiklerimin kendimle uzlaşıp
şiirlerde demlendiğim de cakası belki de huzurun ve cefayı yok saydığım hele ki
alametifarikası yok mu sözcüklerin sevgiyle umutla sefasını sürdüğüm binlerce
hayalin ve cümlenin…
Abartısızdır sevgim içten gelen.
Kozamda saklıdır gizim ve izini
sürdüğüm varsın olsun kimi zaman karanlık en çok da yüreğimle deldiğim gecenin
eşlik ettiği ve en münasip dilde sarmalında hikmetin sandalında özlemin ve
salındığım kadar tekkemde tefe konmuş olsa ne ki hayallerim…
Tavaf ettiğim şu sonsuzluk.
Bazen Araf’ta kalsam da değişmez
rotam.
İmanın gücü ve ikame ettiğim ömür
teknem şimdilerde tek maruzatım dahi yoktur bir Allah’ın kuluna elbet eksik
etmediğim dualarımdan bana yansıyan…
Kudreti aşkın.
Kulvarı ömrün.
Kala kaldığım ne ki bir başıma çok
öncesinde ve duyguların hikmetidir serildiğim kadar da sarmalında hidayetin
yeter ki gözümden eksik olmasın rahmetin ve inancı yaşı ve de seli…
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.