Ne Alırdınız Gaz mı Elekrik mi Zehir mi
Amerika kıtasının 1492'de keşfi ile birlikte malumunuz olduğu üzere Avrupa'da insanların paçalarından dökülmekte olan medeniyet bu yeni kıtaya da taşındı.
Medeniyet tabii ki çok güzel bir şeydi ( Neydi diye soracak olursanız şeydi işte. Karıştırmayın. ) Evet..Güzel bir şeydi ama bir çok sıkıntıyı da beraberinde getirmişti. En önemli sıkıntı da ölüm cezalarının infazında yaşanıyordu.
Bütün dünyaya insan hakları denilen ve o güne kadar hiç duymadıkları(!) hakları öğretmiş olan Fransa 1789 İhtilalinden sonra artık mahkum da olsa insanların giyotin altında can vermesini çok barbarca buluyordu. Yok muydu bu insanları çok daha acısız ve estetik bir yolla öteki dünyaya göndermenin çaresi?
Fransa buldu sonunda çareyi: Minicik odalarda bu mahkumlara zehirli gaz verilirse mesele tamam olacaktı. Lakin bu iş bayağı sıkıntılıydı. Kömürden zehirli gaz üreteceksin de o gazı bir yerde toplayacaksın da sonra mahkum için özel gaz odası yapacaksın da uzun işti. Öte taraftan giyotinin verdiği tadı vermiyordu. Bir müddet denendi ise de vazgeçildi.
Fransa vazgeçti ama II. Dünya Savaşı yıllarında bir Yahudi bilim adamı olan Albert Einstein'in aklına geldi bu zehirli gaz fikri. Hatta çeşitli maddelerden zehirli gaz üretti. Adamcağız nereden bilsin Almanya bu zehirli gazla insan öldürme işini bizzat Yahudiler üzerinde uygulayacak?
Bir hayli Yahudi Gaz odalarında zehirli gazla katledildikten ve II. Dünya Savaşı sona erdikten sonra bazı ülkelerde ( Özellikle ABD başta olmak üzere ) İdam mahkumlarına sunulan idam seçeneklerinden birisi Zehirli gazdı.
Evet..Özellikle ABD de idam mahkumlarına bazen soruluyordu: ''Gaz mı elektrik mi yoksa zehirli iğne mi alırdınız?'' Diye
Gaz odasında infaz Avrupa Senatosunda 17 Kasım 1982'de kaldırıldı.
*****
Bilmem Yeşil Yol ( Green Mile ) adlı filmi seyrettiniz mi? Eğer seyretmediyseniz şiddetle tavsiye ederim.
Başlıktaki konuyla ne ilgisi var diye soran olmaz sanırım zira ülkemizde çok seyredilmiş olan bu filmde geçen iki olay aynıyle gerçek hayatta yaşanmış olaylardır.
Bu olaylardan biri filmde Dell'' adlı bir mahkumun idamı sırasında yaşananlardır. Mahkum elektrikli sandalyede adeta ızgara gibi kızartılmıştır ki bu olay gerçekte yaşanmış bir olaydır. Ne zaman ve nasıl diyecek olursanız az sonra okuyacaksınız.
İkinci gerçek ise daha önce de yazdığım gibi suçsuz bir zencinin idamıdır. Olayın kahramanı aslında dev gibi bir Con Kofi değil cılız- sıska 13-14 Yaşlarında zenci bir çocuk olan George Stinneydir ve George Stinney elektrik sandalyesinde can vermiştir 1944 Yılında.( ''Yeşil Yol Filminin Gerçek Hikayesi Daha Acıklı'' Başlıklı yazıma bakılabilir )
Peki Dell'in idamı olayı? Onun aslı nedir?
Hemen anlatayım
Ağustos 1886'da William Kemlerr adında 30 yaşında bir ayyaş birlikte yaşadığı nikahsız eşi Tillie Zieger'i bir öfke nöbetinde balta ile öldürdü. Sonra bir komşusuna gitti ve kız arkadaşını öldürdüğünü söyledi. Tabii ki olay yerine polis ve savcı geldi yapılan tetkikat ve tahkikat sonucunda William Kemlerr'in kız arkadaşını hunharca öldürdüğü ve hiç bir hafifletici neden de olmadığı için idamına karar verildi.
Ancak bu idamın acısız- sızısız- insana yakışır ( her ne demekse ) bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyordu.
İşte bu noktada Dr. Albert Southwick adlı bir dişçinin yaşadığı bir deneyim akla geldi. Dr Southwick yaşlı bir serserinin bir elektrik jeneratörünün terminallarine dokunduktan sonra huzur içinde acısız sızısız can verdiğini görmüştü. O halde Kemlerr'e de elektrik verilirse huzur içinde ölebilirdi.
İyi de Thomas Edisson'un çok savunduğu doğru akım mı verilmeliydi yoksa George Westinghoose'ın savunduğu alternatif akım mı?
Kemlerr'e doğru akım verilmesine karar verildi ve 6 Ağustos 1886'da New York'un Auburn eyalet hapishanesinde bir sandalyeye oturtuldu.
Pek çoklarının zannettiği gibi sandalyede elektrik filan yoktu. Sandalyenin kendisinin elektrikle bir ilgisi yoktu. Hatta ilk örnekler tahta olduğundan iletken bile değildi bu elektrikli sandalye dediğimiz sandalye.
Kemlerr'in elleri kolları ayakları sandalyeye bağlandı. Başının elektrik verilecek noktası tıraş edildi. Biri başına biri ayağına olmak üzere iki kablo bağlandı ve aynen filmde olduğu gibi infaz memuru elektrik şalterini indirdi.
Ancak dünya tarihinde ilk kez bir insan elektrikli sandalyede idam edildiği için kaç voltluk bir elektriği ne kadar süreyle vermek gerektiği hakkında hiç kimsenin bir bilgisi yoktu.
İnfaz görevlisi anahtarı indirdiğinde , mahkum pancar kırmızısına döndü ve sarsıldı. 17 saniye sonra akım kesildi ama Kemmler hala nefes alıyordu.
Kemmler'i ızdırabından kurtarmanın tek çaresi jeneratörü yeniden açmak ve voltajı yükseltmekti. Bin volttan 2000 volta çıkardılar. Az sonra insanlar paniğe kapılmaya başladı. Bölge Savcısı o kadar üzüldü ki odadan çıkmak zorunda kaldı. Çağlar gibi görünen bir süreden sonra akım yeniden açıldı. Kemmler'in yüzünde boncuk boncuk terler gibi kan belirmeye başladı, başının tepesinden dumanlar yükseldi ve yanık etlerin korkunç kokusu odayı doldurmaya başladı.
Bu sefer Kemmler kesinlikle ölmüştü.
Jeneratörün tekrar açılmasından sonra Kemmler'in ölmesi bir buçuk ila dört dakika arasında bir zaman aldı. O zamana dair resmi bir kayıt yoktu çünkü o en fazla dört dakikada gelişen olaylar o kadar korkunçtu ki kimse not alamadı.
Dr. Southwick, her ne sebeple olursa olsun, Kemmler'in idamının büyük bir başarı olduğunu düşündü ve "Bu günden itibaren daha yüksek bir medeniyette yaşıyoruz" dedi. Görünüşe göre gerçekliği daha sıkı kavrayan George Westinghouse, "Bir baltayla daha iyisini yapabilirlerdi" dedi.
****
Willam Kemmler'in idamından on üç yıl sonra 20 Mart 1899’da, Martha Place elektrikli sandalyede idam edilen ilk kadın olarak tarihe geçti.
Üvey kızını öldüren ve kocasını öldürme teşebbüsünde bulunan Martha Place, 20 Mart 1899 tarihinde Sing Sing Hapishanesi’nde infaz edildi.
****
Zehirli iğne veya elektrikli sandalye ile idam infazı ABD'de halen devam etmekte olup zehirli iğne ile idam edilen en son mahkum Missouri eyaletinde eski kız arkadaşını öldürdüğü için idama mahkum edilen 51 yaşındaki Russel Bucklew adlı kişiydi. 2019 yılında infazı gerçekleşen mahkumun enjeksiyonun ardından ayaklarının uzun süre titrediğini, derin nefes almaya çalıştığını ardından da hareketsiz kaldığı kaydedildi.
Ne Alırdınız Gaz mı Elekrik mi Zehir mi başlıklı yazı Sami Biber tarafından
06.04.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 13
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.