Bir Peygamber Nilin Suyunu Filistine Getirdiğinde Türkler Filistinden
‘’BİR PEYGAMBER
NİL’İN SUYUNU FİLİSTİN’E
GETİRDİĞİNDE, TÜRKLER FİLİSTİN’DEN DEFOLUP
GİDECEKLER.’’
Yukarıdaki söz Padişah II. Abdülhamit’in tüm uyarılarına ve koyduğu yasaklara rağmen topraklarını Yahudilere satan Filistinli Arapların, 1900’lü yılların başından beri çok dile getirdikleri bir kehanetti. Hatta hadis olarak inanlar bile vardı.
Şimdi tabii ki ‘’ Hocam kaynak ?’’ diyenler olacaktır. Kaynağı da verelim : [ H. Pirie Gordon, Mısır Kuvvei Seferiyesinin İleri Harekâtı, Çev.Adil, İstanbul, Matbaai Askeriye, 1926]
İnsanın inanası gelmiyor değil mi? Müslüman insanlar, Hz. Muhammed’den sonra bir peygamber geleceğine ve peygamber Nil’in suyunu Filistin’e getirdiğinde Türklerin Filistin’den defolup gideceklerine inanıyorlar.
Peki geliyor mu böyle bir peygamber?
‘’Hocam sapıtma! Son peygamberin Hz. Muhammed olduğunu az önce kendin yazdın.’’ Diyorsunuzdur mutlaka ama geliyor beklenen peygamber (!) Hem de bir Müslüman olarak değil... Yani Hz. Muhammed ümmetinden değil, bir Hıristiyan olarak geliyor.
Öyle dijital bir görüntü filan da değil, etiyle, kanıyla, senin benim gibi bir insan... Bir adı da var: Edmund Henry Hynman Allenby... Biz ona kısa ‘’General Allenby’’ diyoruz. O bir İngiliz Generali. 9 Aralık 1917’de Kudüs’ü Türklerden teslim alan General.
Bir dakika... Yahu bu adam Nil’in suyunu Filistin’e getirmiş mi peki?
Evet getirmiş. Sina Çölünde tuzlu su içmekten bağırsakları bozulan askerlerinin, temiz su içmesi için Nil’in suyunu Filistin’e kadar getirtmiş.
Allenby aynen kehanette olduğu gibi hem Nil’in suyunu Filistin’e getirmiş hem de Türkleri Filistin’den kovmuş.
Filistinliler ne yapmış peki?
‘’ Yaşasın İngiltere ‘’ Diye bağırmışlar.
‘’ Allah- Nebi- Allenby ‘’ diye tezahüratlar yapmışlar Allenby’e.
Evet... Bunları yapanlar Müslüman din kardeşlerimiz maalesef.
Yakın tarihte, Saddam giderse ABD’nin Irak’a demokrasi getireceğini zanneden salakların dedelerinden bahsediyorum.
Yuakın tarihte Muammer Kaddafi giderse ABD’nin Libya’ya demokrasi getireceğini sanan salakların dedelerinden bahsediyorum.
1917’de de bu salaklar Türkler giderse İngiltere’nin bu topraklara demokrasi getireceğine inanıyorlardı.
Kudüs’ün Türklerin elinden çıktığı ve Filistinlilerin ‘’ Yaşasın İngiltere. Yaşasın Allenby’’ diye tezahürat yaptıkları gün Hırıstiyan dünyası da bayram yapıyordu. Mesela I. Dünya Savaşının başladığı 1914 yılından beri çan çalınmayan İngiltere’deki Westminister katedralinde kutlama çanları çalındı. Fransa’da, Paris’te, Notre Dame Katedralinde büyük bir tören yapıldı.
Roma’da aynı anda yüzlerce çan çalınarak kutlanmıştı Kudüs’ün Türklerden alınması. Papa, savaşa katılan ülkelerdeki tüm papazlara bir genelge göndererek, her hangi bir Hıristiyan devletin Kudüs’ün geri alınması girişiminde Türklere yardım etmesi halinde aforoz edileceğini bildirmişti.
****
Bugün İngiltere’nin ve tüm Batı Dünyasının Filistin topraklarına ve Kudüs’e getirdiği demokrasiye(!) hepimiz şahit oluyoruz değil mi?
Peki her şeye rağmen Türkiye dışında bu vahşeti kınayan bu görüntüler için yüreği yanan bir başka Müslüman devlet var mı? Ben bilmiyorum. Bilen varsa söylesin.
Eee ne yapalım. Biz de mi boş verelim?
‘’Madem zamanında İngilizlerin getireceği demokrasiyi o kadar çok istediler, şimdi bırakın doya doya tadsınlar o demokrasiyi.’’ Mi diyelim?
‘’Bana ne ulan o şerefsizlerden? Türk düşmanı bütün teröristler, pkk' nın kurucuları, Filistin kamplarında yetişmediler mi? Bin beter olsunlar.’’ Mı diyelim?
Hayır değerli okurlar. Öyle demeyelim.
Herkes kendine yakışanı yapar. Biz Türk olarak bize yakışanı yapalım.
Dedelerinin ihanetinin suçunu torunlarına yüklemeyelim. Hatta yarın bir gün tam özgürlüklerine kavuşsalar aynı ihanetleri yine yapacaklarından kuşkumuz olmasa bile...
Türk her zaman ve her durumda mazlumun yanındadır. Biz de mazlum Filistin halkının yanında duralım.
Ve unutmayalım.
Bizim asıl davamız Filistinliler değil Filistin’dir.
Bizim asıl davamız işgal altında çiğnenen Mescid-i Aksa’dır.
Bu arada unutmadan...
Ülkemizde ‘’ Mescid-i Aksa’ya dokunan eller kırılsın’’ Diyerek tepkisini dile getiren vatandaşlarımızın neredeyse tamamının Mescid-i Aksa fotoğrafı diye Kubbet’üs Sahra’nın fotoğrafını yayınlaması da Mescid-i Aksa konusunda ne kadar hassas olduğumuzun (!) bir ifadesi olsa gerek.
NOT
1-Maksadım asla ve asla Arap düşmanlığı yapmak değildir. Hatta tam tersine bazı vatandaşlar bana ‘’Arap sevici ‘’ derler. ( Arap düşmanı olmadığım gibi Arap sevici de değilim aslında.)
Yahu Allah rızası için söyleyin Türkiye’de Araplar aleyhinde aşağıdaki gibi bir film gördünüz mü hiç?
2- Tarihte hiç bir zaman Abbasi Halifesi Muktedi Biemrillah gibi Selçuklu’nun himaye ve yardımına muhtaç bir Abbasi Halifesinde Sultan Tuğrul gibi bir sultanın kız kardeşine tokat atacak ve ona ‘’ Bu terlik Türklerin soyundan daha soylu ve şereflidir.’’ Diyecek g.t olmamıştır. Lakin filmlerinde bu ezikliklerini gördüğünüz gibi örtbas etmeye çalışırlar ve maalesef bu film tek örnek değildir.
Sadece 1.5 Dakika olan şu sahneleri seyretmeniz tavsiye ederim.
https://youtu.be/0f59WIjd6LE
Yukarıdaki söz Padişah II. Abdülhamit’in tüm uyarılarına ve koyduğu yasaklara rağmen topraklarını Yahudilere satan Filistinli Arapların, 1900’lü yılların başından beri çok dile getirdikleri bir kehanetti. Hatta hadis olarak inanlar bile vardı.
Şimdi tabii ki ‘’ Hocam kaynak ?’’ diyenler olacaktır. Kaynağı da verelim : [ H. Pirie Gordon, Mısır Kuvvei Seferiyesinin İleri Harekâtı, Çev.Adil, İstanbul, Matbaai Askeriye, 1926]
İnsanın inanası gelmiyor değil mi? Müslüman insanlar, Hz. Muhammed’den sonra bir peygamber geleceğine ve peygamber Nil’in suyunu Filistin’e getirdiğinde Türklerin Filistin’den defolup gideceklerine inanıyorlar.
Peki geliyor mu böyle bir peygamber?
‘’Hocam sapıtma! Son peygamberin Hz. Muhammed olduğunu az önce kendin yazdın.’’ Diyorsunuzdur mutlaka ama geliyor beklenen peygamber (!) Hem de bir Müslüman olarak değil... Yani Hz. Muhammed ümmetinden değil, bir Hıristiyan olarak geliyor.
Öyle dijital bir görüntü filan da değil, etiyle, kanıyla, senin benim gibi bir insan... Bir adı da var: Edmund Henry Hynman Allenby... Biz ona kısa ‘’General Allenby’’ diyoruz. O bir İngiliz Generali. 9 Aralık 1917’de Kudüs’ü Türklerden teslim alan General.
Bir dakika... Yahu bu adam Nil’in suyunu Filistin’e getirmiş mi peki?
Evet getirmiş. Sina Çölünde tuzlu su içmekten bağırsakları bozulan askerlerinin, temiz su içmesi için Nil’in suyunu Filistin’e kadar getirtmiş.
Allenby aynen kehanette olduğu gibi hem Nil’in suyunu Filistin’e getirmiş hem de Türkleri Filistin’den kovmuş.
Filistinliler ne yapmış peki?
‘’ Yaşasın İngiltere ‘’ Diye bağırmışlar.
‘’ Allah- Nebi- Allenby ‘’ diye tezahüratlar yapmışlar Allenby’e.
Evet... Bunları yapanlar Müslüman din kardeşlerimiz maalesef.
Yakın tarihte, Saddam giderse ABD’nin Irak’a demokrasi getireceğini zanneden salakların dedelerinden bahsediyorum.
Yuakın tarihte Muammer Kaddafi giderse ABD’nin Libya’ya demokrasi getireceğini sanan salakların dedelerinden bahsediyorum.
1917’de de bu salaklar Türkler giderse İngiltere’nin bu topraklara demokrasi getireceğine inanıyorlardı.
Kudüs’ün Türklerin elinden çıktığı ve Filistinlilerin ‘’ Yaşasın İngiltere. Yaşasın Allenby’’ diye tezahürat yaptıkları gün Hırıstiyan dünyası da bayram yapıyordu. Mesela I. Dünya Savaşının başladığı 1914 yılından beri çan çalınmayan İngiltere’deki Westminister katedralinde kutlama çanları çalındı. Fransa’da, Paris’te, Notre Dame Katedralinde büyük bir tören yapıldı.
Roma’da aynı anda yüzlerce çan çalınarak kutlanmıştı Kudüs’ün Türklerden alınması. Papa, savaşa katılan ülkelerdeki tüm papazlara bir genelge göndererek, her hangi bir Hıristiyan devletin Kudüs’ün geri alınması girişiminde Türklere yardım etmesi halinde aforoz edileceğini bildirmişti.
****
Bugün İngiltere’nin ve tüm Batı Dünyasının Filistin topraklarına ve Kudüs’e getirdiği demokrasiye(!) hepimiz şahit oluyoruz değil mi?
Peki her şeye rağmen Türkiye dışında bu vahşeti kınayan bu görüntüler için yüreği yanan bir başka Müslüman devlet var mı? Ben bilmiyorum. Bilen varsa söylesin.
Eee ne yapalım. Biz de mi boş verelim?
‘’Madem zamanında İngilizlerin getireceği demokrasiyi o kadar çok istediler, şimdi bırakın doya doya tadsınlar o demokrasiyi.’’ Mi diyelim?
‘’Bana ne ulan o şerefsizlerden? Türk düşmanı bütün teröristler, pkk' nın kurucuları, Filistin kamplarında yetişmediler mi? Bin beter olsunlar.’’ Mı diyelim?
Hayır değerli okurlar. Öyle demeyelim.
Herkes kendine yakışanı yapar. Biz Türk olarak bize yakışanı yapalım.
Dedelerinin ihanetinin suçunu torunlarına yüklemeyelim. Hatta yarın bir gün tam özgürlüklerine kavuşsalar aynı ihanetleri yine yapacaklarından kuşkumuz olmasa bile...
Türk her zaman ve her durumda mazlumun yanındadır. Biz de mazlum Filistin halkının yanında duralım.
Ve unutmayalım.
Bizim asıl davamız Filistinliler değil Filistin’dir.
Bizim asıl davamız işgal altında çiğnenen Mescid-i Aksa’dır.
Bu arada unutmadan...
Ülkemizde ‘’ Mescid-i Aksa’ya dokunan eller kırılsın’’ Diyerek tepkisini dile getiren vatandaşlarımızın neredeyse tamamının Mescid-i Aksa fotoğrafı diye Kubbet’üs Sahra’nın fotoğrafını yayınlaması da Mescid-i Aksa konusunda ne kadar hassas olduğumuzun (!) bir ifadesi olsa gerek.
NOT
1-Maksadım asla ve asla Arap düşmanlığı yapmak değildir. Hatta tam tersine bazı vatandaşlar bana ‘’Arap sevici ‘’ derler. ( Arap düşmanı olmadığım gibi Arap sevici de değilim aslında.)
Yahu Allah rızası için söyleyin Türkiye’de Araplar aleyhinde aşağıdaki gibi bir film gördünüz mü hiç?
2- Tarihte hiç bir zaman Abbasi Halifesi Muktedi Biemrillah gibi Selçuklu’nun himaye ve yardımına muhtaç bir Abbasi Halifesinde Sultan Tuğrul gibi bir sultanın kız kardeşine tokat atacak ve ona ‘’ Bu terlik Türklerin soyundan daha soylu ve şereflidir.’’ Diyecek g.t olmamıştır. Lakin filmlerinde bu ezikliklerini gördüğünüz gibi örtbas etmeye çalışırlar ve maalesef bu film tek örnek değildir.
Sadece 1.5 Dakika olan şu sahneleri seyretmeniz tavsiye ederim.
https://youtu.be/0f59WIjd6LE
Bir Peygamber Nilin Suyunu Filistine Getirdiğinde Türkler Filistinden başlıklı yazı Sami Biber tarafından
10.04.2023 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.