Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Düştük Mecnunun Kara Sevdasına

Düştük Mecnunun Kara Sevdasına

hevesin bin bir rengine müptela hayatlarımız

bin bir arzu var yüreklerde

ezelden ebede akıp giden zamanın

her rengine

ayrı desenler çizilmiş

 

gülün kokusunu almakta zorlanıyor dimağlarımız

kızgın çöllere düşürülmüş seraplar gibi

savruk gönüller

kumlara çizdiğimiz resimler

fırtınalara maruz

 

hep bir arzu içimizde

hep bir ihtiras

koş ki yakalayasın

duygularımız sersefil

nicedir gülistanlarımız harap

bülbüller suskun

gül fidanlarımız kırık

 

avuçlarımızdan yükselen duaların

sıcaklığını çaldılar

yaşamanın lezzetini unutturdular bize

kazancımız o beyaz günahlar oldu hep

içimizin ışığını

nefesimizin  buğusunu

kader diye yazdırdılar

ruhumuza

 

çığlık çığlığa

bulvarlara döküldük

plazalara, kulelere tırmandık

bin bir yıldırım yalımında şavka gelmiş

anlık bir siluete vurulduk

düştük mecnunun  kara sevdasına

 

geceye döndü ikindiler

şakağımızdan kan sızdı

yaralandık

hazin bir hayat şimdi sürüklediğimiz

içimizdeki çoban yıldızı şahidimiz

asla sapmadık doğru yoldan

geçit vermedik

yalan dünyanın debdebesine

 

yüreğimizde ki kalın duvarları aşk ile eritmek

kalbimizdeki pası çiçek tozuyla silmek

öylesine yaşamak için

en şah vuruşuyla darmadağın ettik

en kuvvetli orduları

göğüs gerdik

en ölümcül saldırılara

 

artık yalnızlığımız

özlem makamında

notasız şarkılarımız

ağıtlarımızın  sözleri

karanlık boşluklara karışır gider

çünkü biz

ay ışığında hasretin

güneşte vuslatın esiriyiz

 

sesimizi dinleyen sağır gece kuşları

kör turnalar olsa bile sadece

bir kıvılcımdır faili

kararmamış bütün aydınlıklara

bunun için

renk ve umut taşırız

o kıvılcımlarla

 

ister dağların doruğu

ister düzlerin ortasında

istersen denizlerin kıyısında

karanlık gecelerin yarısında

yeni doğmuş hilal misali dolunaya yürürüz

aşkımızın sevda kokulu sokaklarında

sarmaşıklar gibi büyürüz

 

şimdi zor bir hüzün saracak gözlerimizi

varsın sular çekilsin ayaklarımızdan

güneş altında soluklanalım

gözlerimiz aydınlıklardan ayrılmasın

işte biz bunun için ağlarız

en yakın yangınımızdır hasret

 

bu memlekette her hasret

masal ve roman gibi

yeter ki bizi yazsın

kartpostallardaki manzaralar

sokak tabelaları

kitap sayfaları

 

nereyi boş bulursak oradan

gözyaşlarımızı alıp gözlerimizden

yağmur damlaları 

bereketli başak sarısı

güneşin rengi gibi

her sabah

yeniden doğarız

 

redfer

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Düştük Mecnunun Kara Sevdasına

Düştük Mecnunun Kara Sevdasına

redfer redfer