Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Iı Abdülhamit'in Kardeşi Mustafa Kemal'e İşkence Ettirdi mi 1 Bölüm

Iı Abdülhamit'in Kardeşi Mustafa Kemal'e İşkence Ettirdi mi 1 Bölüm
II. ABDÜLHAMİT'İN KARDEŞİ, MUSTAFA KEMAL'E İŞKENCE ETTİRDİ Mİ?-1. BÖLÜM-
Yazının başlığını okuyunca ister istemez '' Ne yani V. Murat, ya da V. Mehmet Reşat veyahut VI. Mehmet Vahdettin, Mustafa Kemal Atatürk'e işkence mi yaptırdı ?'' Diye düşünmüş olabilirsiniz zira II. Abdülhamit'in kardeşleri bunlardı. Ama değil. Mustafa Kemal Atatürk'e işkence yapan ( ya da yaptıran) bu saydığım isimler değildi.
Eee II. Abdülhamit'in yukarıda saydıklarım dışında kardeşi var mıydı?
Pek çok rivayete göre vardı.
***
Yıl 1857.
Padişah Abdülmecit, devlet erkanıyla bir toplantı halinde ama ama toplantı uzuyor. Namaz vakti neredeyse geçecek. '' Az ara verelim de namazlarımızı kılalım.'' Diyor ve haremden bir cariyenin su getirmesini istiyor abdest almak için. O anda devlet ricalinden abdestli olanlar salondadır.
Derken haremden Feleksu adlı cariye, geliyor.
Feleksu, 30 Yaşlarındaki Padişahın son zamanlarda fazlasıyla ilgilendiği hatta zaman zaman şakalaştığı bir cariye.
Padişah Abdülmecit, abdest almak için ellerini uzatıyor ama Feleksu nerede olduğunu unutup güğümdeki suyu padişahın kafasından aşağı boşaltıyor.
Bu edepsizliğe oldukça kızan Padişah Feleksu'yu saraydan kovuyor ve onu emekli bir Yeniçeri ağası ile evlendiriyorlar. İllevelakin Feleksu'nun evlendiğinde iki aylık hamile olduğu ortaya çıkıyor.
Neyse efendim, daha sonra çocuk doğuyor ve bu çocuğa İsmail adı veriliyor.
İsmail daha sonra Sarayın himayesine alınıyor ve askeri okullarda okuyarak Paşa oluyor. Oldukça yakışıklı bir insan olan İsmail Paşa'ya çok güzel zülüfleri dolayısıyla Zülüflü İsmail Paşa deniyor.
Aradan yıllar geçiyor. Zülüflü İsmail Paşa, İstanbul Haydarpaşa semtindeki Harbiye Mektebine müdür olarak tayin olunuyor. Aynı okula 1899 Yılında Mustafa Kemal de öğrenci olarak kaydoluyor.
Mustafa Kemal Atatürk'ün anılarında Zülüflü İsmail Paşa'dan şöyle bahsedildiğini görmekteyiz:
-“Biz Harbiye’de öğrenci iken, Okulun sobaları yanmazdı. Bütün kış, titreşir dururduk. Nihayet bir gün arkadaşlar beni müdüre çıkmak için seçtiler. Müdür Zülüflü İsmail Paşa adında bir saray adamı idi. İzin aldık, huzura çıktık; önce Padişah’a sonra Müdür’e dualarımızı arz ettik. Nihayet, konuya geldik, işi anlatmak istedik. Ama müdür, daha ilk cümlelerde kükredi:
-‘Ne soğuğu be nankörler! Padişah nimeti gözünüze dizinize dursun. Görmüyor musunuz? Sobalar nasıl gürül gürül yanıyor. Defolun buradan!
''Gerçekten müdürün sobası gürül gürül yanıyordu. Müdür, buram buram terliyordu, sıcaktan, göğsünü bağrını açmıştı ve zannediyordu ki, bütün okulun sobaları da böyle yanar...
Çocuklar! Biz bu Çankaya Köşkü’nde, bazen, galiba bu Zülüflü İsmail Paşa gibi kendimizi anlatıyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk'ün, hem kendisini hem de hükumeti eleştirdiği bu anısında Zülüflü İsmail Paşa'dan Mekteb-i Harbiye-i Şahane Müdürü olarak bahseder lakin pek çok başka kaynak Zülüflü İsmail Paşa'dan Harbiye Nazırı olarak bahsederken okul Müdürünün Ali Rıza Paşa olduğundan bahsetmektedir.
Öyle anlaşılıyor ki Zülüflü İsmail Paşa kısa bir dönem Mekteb-i Harbiye müdürlüğü yapmış, daha sonra Harbiye Nazırı olmuştur. Nitekim Mustafa Kemal de Ali Rıza Paşa'dan Mekteb-i Harbiye müdürü olarak bahseder anılarında. Şöyle ki:
“...........Kurmay sınıflarına geçtik. Her zamanki gibi derslere çok iyi çalışıyordum. Bunların üstünde olarak bende ve bazı arkadaşlarda yeni fikirler belirdi. Memleketin siyasetinde ve idaresinde fenalıklar olduğunu keşfetmeye başladık. Binlerce kişiden oluşan Harbiye talebesine bu keşfimizi anlatmak hevesine düştük. Okul öğrencileri arasında okunmak üzere okulda el yazısı ile gazete tesis ettik. Sınıf dahilinde ufak teşkilatımız vardı. Ben idare heyetine dahildim. Gazete yazılarını ekseriyetle ben yazıyordum… Bir gün gazetenin icap eden yazılarından birini yazmakla meşguldük. Baytar dershanelerinden birisine girmiş, kapıyı kapatmıştık. Kapı arkasında birkaç nöbetçi duruyordu. Ali Rıza Paşa’ya haber vermişler, sınıfı bastı. Yazılar masa üzerinde ve ön tarafta duruyordu. “Neden derslerinizle meşgul olmuyor da başka şeylerle uğraşıyorsunuz dedi ve dışarı çıktı. Dışarı çıkarken emir subayı bizim hepimizin tutuklanmamız gerektiğini söylediyse de Ali Rıza Paşa önce '' Sadece izinleri iptal edilebilir. '' Dedi ama sonra o cezayı da vermedi.”
Her neyse... Görüldüğü gibi soba meselesinden sonra Mustafa Kemal Atatürk ile Zülüflü İsmail Paşa'nın yolları bir daha kesişir. Çünkü Mustafa Kemal, Harbiye Mektebinde Sultan II. Abdülhamit aleyhine yazılar neşretmektedir ve bu durum ta Harbiye Nazırı Zülüflü İsmail Paşa'nın kulağına kadar gitmiştir. Okul müdürü Ali Rıza Paşa'yı huzuruna çağırarak feci bir fırça atar ona. Ancak Ali Rıza Paşa '' Benim müdür olduğum okulda öyle hainlikler olmaz. Yalandır, iftiradır, aslı yoktur. Öğrencilerimizin sevgili padişahımıza sadakati tamdır.'' Mealindeki sözlerle ve oldukça inandırıcı teminatlarla Zülüflü İsmail Paşa'yı ikna ettikten sonra Mustafa Kemal'den de bir daha gazete çıkarmama sözü alır ve gerçekten de Mustafa Kemal, Harbiye Mektebini bitirene kadar bir daha gazete çıkarmaz ama hem kendisi hem arkadaşları mimlenmişlerdir bir kere.
1902 Yılında Harbiye Mektebinden üstün başarı ile mezun olan Mustafa Kemal aynı tarihte bugünkü İstanbul- Harbiye semtinde ve Askeri Müze olarak kullanılan Harp Akademisine yazılır ve Zülüflü İsmail Paşa ile yolları bir kez daha kesişir.
Gelecek bölümde...
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 11
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Iı Abdülhamit'in Kardeşi Mustafa Kemal'e İşkence Ettirdi mi 1 Bölüm

Iı Abdülhamit'in Kardeşi Mustafa Kemal'e İşkence Ettirdi mi 1 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber