19 Mayıs 1919'dan 11 Ay Sonra 19 Yıl Sonra
19 MAYIS 1919’DAN 11 AY SONRA- 19 YIL SONRA
Başlıktan da anlayacağınız üzere
bugün sizlere iki
hikayem birden var.
Birincisinden başlayalım.
*****
T. B.
M. M. ZABIT CERİDESİ
Üçüncü İçtima
25.4.1336 Pazar
Münderecat ( İçerik )
1- Teklifler- Burada tek bir madde var
2- Takrirler- burada ele alınacak dokuz önerge var
3- Muhtelif Evrak- burada da
10 madde var ve
bu maddelerden altıncısının
konu başlığı:
BÜYÜK MİLLET
MECLİSİNİN MEMLEKETE BEYANNAMESİ
Evet görüldüğü gibi Mustafa Kemal Paşa’nın
Samsun’a ayak basmasından
yaklaşık on bir
ay sonra Büyük
Millet Meclisi 23 Nisan 1920’de
açılmış, açıldıktan sadece iki gün
sonra da pek çok konuyu
görüşmek için toplanmış.
Toplanma amaçlarından biri
de Memlekete bir beyanda
bulunmak.
Ne beyan edilecek peki?
Gelin hep beraber
25.04.1920 Tarihine gidelim o
zaman. ( Yazıdaki imla hatalarını
düzelterek aktarıyorum )
6- Büyük Millet
Meclisinin memlekete beyannamesi
HAMDULLAH SUBHİ BEY. (Antalya) — Arkadaşlar ! Bendenizi iki dakika dinlemenizi
rica ederim
Anadolu’nun her köşesinden gelen vekillerinizin
teşkil ettiği Büyük Millet Meclisi, olanı biteni dinleyip anladıktan sonra
millete hakikati söylemeğe lüzum gördü.
İngilizler tarafından satın alınan ve milleti birbirine düşürmek maksadını
güden bazı hainler, sizi aldatmak için türlü türlü yalanlar söylüyorlar.
İzmir vilâyetinin, Antalya‘nın, Adana‘nın, Ayıntap ve Maraş ve Urfa havalisinin
düşmanlar tarafından işgali üzerine silâhına sarılan milletdaş ve
dindaşlarınızı yine size mahvettirmek için Padişah ve Halifeye isyan sözünü
ortaya atıyorlar. ( Bizim Padişah
ve Halifeye isyan
ettiğimiz yalanını ortaya atıyorlar. )
Millet Meclisi, Halife ve Padişahımızı
düşman tazyikinden( baskısından ) kurtarmak, Anadolu'nun şunun, bunun elinde
parça parça kalmasına mâni olmak, payitahtımızı (başkentimizi yani İstanbul’u ) yine anavatana bağlamak için çalışıyor.
Biz vekilleriniz Cenab-ı Hak ve Resul-ü
Ekremi namına yemin ederiz ki: Padişaha ve Halifeye isyan sözü bir yalandan
ibarettir ve bundan maksat vatanı müdafaa eden kuvvetleri aldatılan Müslümanların
elleriyle mahvetmek ve memleketi sahipsiz ve müdafaasız bırakarak elde
etmektir.
Hind'in, Mısır'ın başına gelen halden mübarek vatanımızı kurtarmak için İngiliz
casuslarının sizi aldatmak üzere uydurdukları yalana inanmayın!
İzmir'ini, Adana'sını, Urfa ve Maraş'ını elhâsıl(kısaca) vatanın düşman
istilâsına uğramış kısımlarını müdafaa edenleri, din ve milletlerinin şerefi için kan döken
kardeşlerinizi arkadan size vurdurmak isteyen alçakları dinlemeyin ve onları
Millet Meclisinin kararı üzerine cezalandıracak olanlara yardım edin. Tâ ki,
din son yurdunu kaybetmesin. Tâ ki, milletimiz köle olmasın.
Biz birlik oklukça düşman, üzerimize gelmeyeceğini resmen ilân etti. Onun
candan özlediği aramıza nifak ve şikardır( av- avlamak ) .
Allah’ın laneti düşmana yardım eden hainlerin üzerine olsun ve tevfikı (
yardımı-başarısı ) , Halife ve Padişahımızı, millet ve vatanı kurtarmak için
çalışanların üzerinden eksik olmasın.
******
Gelelim ikinci hikayeye.
19 Mayıs 1919'un üzerinden
on dokuz yıl daha geçti.
Geçmesine geçti ama bakın nasıl?
******
19 Mayıs’ın resmi
bir bayram olarak
kutlanması BJK sayesinde
olmuştur dersem ne dersiniz?
Şimdi siz okurlarım
‘’BJK ne alaka?’’ Der merak
edersiniz; kısaca anlatayım.
Atatürk, 19 Mayıs 1919’dan
sonra 1924’de Samsun’a ikinci
kez geldi. Samsunlular da bu gelişten
çok mutlu oldukları
için 1926’dan başlayarak
19 Mayısları ‘’ Gazi Günü ‘’
Olarak kutlamaya, şenlikler yapmaya başladılar.
Sonra her 19
Mayıs, bir öncekinden
daha coşkuyla Gazi Günü olarak
kutlandı Samsun’da.
Daha sonra İstanbul’daki Samsunlular da Gazi
Gününü kutlamaya başladılar. Bu arada
Havzalılar ‘’ Biz de
Gazi Günü yaparız’’ deyip Atatürk’ün
Havza’ya geldiği günü ( 25 Mayıs
1919 ) Gazi Günü
ilan ettilerse de onlarınki tutmadı.
Öte taraftan 12 Mayıs 1916’da İttihat
ve Terakki Partisi Hıdırellez gibi kutlanan
bir İdman Bayramı icat
etmişti Selim Sırrı Tarcan vasıtasıyla. 1917’de de kutlandı İdman
Bayramı ama 1
Mayıs’ta İşçi Bayramı
ile birleştirilerek.
Bu arada 1934 Yılında
Mustafa Kemal, Atatürk
soyadını alınca Gazi
Günü artık ‘’Atatürk
Günü oldu ve
1935 Yılında zamanın
Milli Eğitim Bakanlığı,
Atatürk Gününün yurdun
her yerinde okullarda
kutlanmasını emretti.
Böylece milletin yarısının
İdman Bayramı, yarısının da Atatürk Günü
olarak kutladığı bir günümüz
oldu.
1935’de
Resmi Tatiller ve Bayram
Günleri ile ilgili
kanun yapıldı ancak
bu kanunda 19
Mayıs diye bir bayram
yoktu. Yani 19 Mayıslarda kutlamalar yapılıyordu ama
resmiyette bayram değildi 19
Mayıs.
Derken efendim Beşiktaş
Jimnastik Kulübünün yirmi
iki kurucusundan biri
olan Ahmet Fetgeri Aşeni,
9 Mayıs 1936’daki
Spor Kongresinde ‘’Muhterem Kongre
üyeleri, Beşiktaş Jimnastik Kulübü, uzun zamandan beri tasarlanmakta olduğu bir
spor projesini, kardeş kulüpler Fenerbahçe ve Galatasaray ile İstanbul’da
gerçekleştirdiğimiz bu “Atatürk Günü”nün tüm Türk Gençliği’ne maledilebilmesi
için 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı adı altında ve her yıl
yapılmasını teklif ediyorum. Kabul edilmesi halinde bu karar, Beşiktaş
Kulübü’nden çok, kongrenin onuru olacaktır. Saygılarımla.” Dedi.
Diğer kulüpler de bu
teklifi onayladı ve bu kongre
kararı taa Ankara’ya kadar gitti.
Gitmesine gitti ama
Ankara’dan karar ancak
20 Haziran 1938’de çıktı ve 4
Temmuz 1938’de yürürlüğe girdi
Mustafa Kemal Atatürk
ise 1938’in 19
Mayısında Yugoslav Savunma
Bakanı Mariç ile birlikte
Ankara Hipodromundaki İdman
Bayramı ile karışık
Atatürk Gününe katıldı son
kez. Yani Atatürk, hayattayken bir Gençlik
ve Spor Bayramına
katılamadı maalesef.
******
Ancak Atatürk’ün ölümünden sonra ilk
kez 19 Mayıs 1939’da Gençlik ve
Spor Bayramı , 1982 Yılından
itibaren de Atatürk’ü Anma Gençlik
ve Spor Bayramı olarak kutladığımız
bu milli bayramımız
tüm milletimize kutlu
olsun.
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.