Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Gece Yürüyüşünü Adımlıyoruz İçimizde

Gece Yürüyüşünü Adımlıyoruz İçimizde


Peygamberimiz H.Muhammad Mustafa (s.a.v)in hatırasına ithafen 
Hayat hikayesinin  43.bölümü

mesafelerden öte 
bu yolculuk mesafelerin en uzağını içeriyor
bir tanımlama gerektiriyor yolculuğun seyri
insanı kabından ve kalıbından çıkarıyor
insan fıtratının en büyük potansiyeli gerçekleşiyor 
en geniş kapsamı açılıyor 

çekirdek kırılıyor
insan, beşeriyet kabuğunu yırtıyor
arza dönük yüzünü semaya çeviriyor
gece yürüyüşü,
insanı arzdan uzaklaştırıp 
semaya yakın eylerken 
ışığın ve renklerin karmaşasından uzakta 
yalın ve yalnız bir derinleşmeye çağırıyor

gecenin izin verdiği ölçüde, 
dünyanın öbür yüzüne yönelik
semavi ve deruni bir yakınlaşma yolculuğu
gece yürüyüşü

gündüzleri gözden kaybolup, 
geceleri nice yıldızlar arasından başını uzatıp
dünyanın öbür yüzünden haber veren kandilimiz
sessiz sedasız 
içimize çekildiğimiz her gece 
derunumuza yanaşıyor

gönüllerimizin yoldaşı
dünyayı ardına alıp 
her gece halden hale yuvarlanıp 
değişiyor, dönüşüyor, büyüyor 
arza bağlı bir semalı gibi
semalarımızı dolaşıyor

miraç , 
arzlı birinin semavi yolculuğu
cismen dünya toprağını yurt edinmiş 
ruhen, aklen semaları aşan bir insanın yolculuğu
dünyada ama dünyadan olmayan birinin 
kendi sınırsızlığını ilan edişi

miraç,
tıpkı toprağa gömülmüş bir tohumun 
toprağın içinde kalmaya değil
toprağı aşmaya programlı olması gibi
ademoğlu adına bir patlayış
bir sınırsızlık ilanı
bir külli filizlenme

nasıl gece ehline 
ötelerden haber veriliyorsa
bizden biri de,
katran bağlamış, 
gaflet bulutlarıyla kararmış dünyeviliğimizin gecesine 
ötelerden vahiy nuru yansıtarak 
bizi bizden ötelere çağırışı miraç

gecelerimizi aydınlatan 
nefsimize aydınlık ayetler taşıyan 
resul-ü ekrem de 
her gece yürüyüşünü adımlıyor içimizde
miraç ve ay yarılması yeniden harmanlanıyor
birbiri içine doğru açılıyor
birine diğerinden bakılıyor
derin manalı çağrışımlarla 

gece yolcusu
sema-yı risaletin ,kamer-i müniri 
mirac yolcusu, gece yürüyüşçüsü 
risalet göğünün parlak ayı
mi'rac yolcusu kul
miraç  yolu beşer

yüzü semaya dönük
yerin çekim alanından kurtulmuş
arza bağlılığını kırmış 
arşın teveccühüne yanaşmış
semavata asılı mahbubiyet makamı
muhammed mustafanın (asm) miracı

kab-ı kavseyn 
resul-ü ekrem (asm) 
birbirine hem değen
hem değmeyen
ne bir olan 
ne de ayrı kalan iki yanın
ubudiyet ve nübüvvet kanadı
zat-ı ahmediye'nin (asm) yolculuğu

o vahiy elçisi
Haktan halka doğru gelmiş
halktan Halka olan iki türlü elçi
yukarıdan aşağıya 
aşağıdan yukarıya doğru 
yolculuğun elçisi

ilahi bir lütuf ki
bir tarafta miraç
diğer tarafta şakk-ı kamer 
kab-ı kavseyn 
hasılı
risalet semasının kamer-i müniri 
nefsimizin gecelerinde hala
devem ediyor göklü yürüyüşü

*
hicretten bir buçuk sene önce
recep ayının 27. gecesi
bu gece peygamber efendimizin 
en büyük mucizesi
isra ve mirac hadisesi gerçekleşti

bu gece cebrail (a.s.) geldi 
resul-i zişan efendimizi 
mescid-i haram'dan alıp burak ile 
mescid-i aksa'ya götürdü
oradan …Cenab-ı Hakkın kudretine delalet eden 
gökyüzündeki harika icraat 
ayet ve alametlerin birer birer gösterilmesi için
semavata çıkarıldı

sema tabakalarında bulunan 
bütün peygamberlerle görüştürüldü
oradan da imkan ve vücub ortasında 
kab-ı kavseyn ile işaret olunan makama çıktı 
kendilerine bir çok acayip ve garip şeyler 
temaşa ettirildi

bilemeyeceğimiz, anlayamayacağımız bir şekilde 
mekandan münezzeh olan Cenab-ı Hakkın 
bizzat kelamını işitti 
Cemal-i Pakını müşahede etti
aynı gece hane-i saadetine geldi

Cenab-ı Hak, sevgili resulünün zatıyla ilgili 
kur'an-ı azimüşşan'ında  bu mucizesini
bize şöyle haber verdi

‘ayetlerimizden bir kısmını ona göstermek için 
kulunu bir gece mescid-i haramdan alıp, 
çevresini mübarek kıldığımız mescid-i aksa'ya 
seyahat ettiren Allah,
her türlü noksandan münezzehtir
şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten
her şeyi hakkıyla görendir…’

isra ve mirac mucizesi, 
zaman ve zemin kayıtlarının dışında 
mülk ve melekuta dair sırlarla dolu 
resul-i kibriya efendimizin 
muazzam bir mucizesi olduğundan, 
müteaddid tariklerle güzide sahabiler tarafından 
peygamberimiz (s.a.v.)'den nakledilmiştir

bu rivayetlerine göre
resul-i kibriya efendimiz, bir gece 
ka'be-i muazzama'nın hatim kısmında yatarken 
hazret-i cebrail gelip göğsünü yardı
kalbini zemzem suyu ile yıkadı 
içine hikmet doldurup eski haline koydu

sonra beyaz bir binit (Burak) getirildi
habib-i kibriya efendimiz, ona bindirildi 
cibril'in (a.s.) refakatinde yol aldılar
burak, adımını
gözün erişebileceği yerin ilerisine atıyordu
resûl-i ekrem efendimiz, cibril (a.s) ile birlikte 
beyt-i makdis'e vardı. 
bütün peygamberlerin toplanmış olduğunu gördü orada
onlara imam oldu 
birlikte namaz kıldı

peygamber Efendimize
birinde süt, 
birinde şerbet 
diğerinde ise su bulunan 
üç bardak takdim edildi

takdim esnasında eğer suyu alırsa 
kendisi de ümmeti de ihtiyaçsız ve kanaatkar olur
şerbeti alırsa 
kendisi de ümmeti de mahrumiyete duçar olur
şayet sütü alırsa 
kendisi de ümmeti de doğruyu bulur. diye 
bir ses işitti

resul-i ekrem, süt bardağını alıp içti 
bununun üzerine cebrail,
ya Muhammed 
sen, fitri ve tabii olanı seçtin
sen de ümmetin de doğru yola iletildiniz

beytü'l-makdis'de yüksek makamlara çıkmak için 
mir'ac merdiveni kuruldu
peygamber efendimiz bu merdivene 
cebrail (a.s.) ile birlikte bindirildi 
birlikte yükseldiler... 
nihayet dünya semasına vardılar

hz. cebrail gök kapısını çaldı
kim o… denildi
cibril'im.
yanındaki kim.
muhammed
ona gelsin diye haber gönderildi mi
evet, gönderildi.

bundan sonra gök kapısı açıldı 
dünya semasının üstüne çıktılar
resul-i ekrem efendimiz orada oturan bir zat gördü
sağ ve sol yanında bir takım karaltılar vardı
sağına bakınca gülüyor, soluna bakınca ağlıyordu
resul-i ekrem efendimize
hoş geldin, safa geldin salih peygamber, salih oğul

peygamber efendimiz, cebrail'e
bu kim diye sordu.
hz. cebrail şu cevabı verdi
bu senin baban adem'dir
şu sağındaki, solundaki karaltılar da 
çocuklarının ruhlarıdır 
sağındakiler cennetlik, 
solundakiler cehennemlik olanlardır
sağına bakınca güler
soluna bakınca ağlar

buradan ikinci semaya yükseldiler
gök kapısı açıldı ve resul-i kibriya efendimiz, orada 
hz. yahya ve hz. isa (a.s.) ile karşılaştı
hz. vebrail, bu gördüklerin yahya ve isa'dır
onlara selam ver.
selamlaştılar ve onlar peygamber efendimize
hoş geldin, safa geldin salih peygamber, salih kardeş dediler 

bundan sonra resul-i kibriya efendimiz cebrail ile birlikte 
aynı minval üzere 
üçüncü katta hz. yusuf 
dördüncü katta hz. idris, 
beşinci katta hz. harun, 
altıncı katta hz. musa 
yedinci katta da hz. ibrahim (a.s.) ile görüştü
onların hepsi de kendisine 
hoş geldin"de bulundular 
miracını kutladılar

cebrail (a.s.), yedinci kat semadan 
resul-i ekrem efendimizi alıp yükseklere çıkardı
sonra habib-i kibriya'nın karşısına 
sidre-i münteha sahası açıldı
cebrail (a.s.),
işte, bu sidre-i münteha'dır. 
ben, buradan bir parmak ucu ileri geçemem 
yanar kül olurum
oradan ileriye tek adım atmadı

eesul-i ekrem efendimiz
sidre-i münteha'dan dört nehirin aktığını gördü
peygamber efendimiz, burada cebrail'i (a.s.) 
bir kere daha asli şekli ve suretinde gördü
daha önce de kendilerine risalet vazifesi verildiği sırada 
onu mekke'nin ciyad mevkiinde görmüştü
ufku kaplayan haşmetli kanatlarıyla 

resul-i kibriya efendimiz daha sonra 
yanında cebrail (a.s.) olmadığı halde 
imkan ve vücub ortasında 
kab-ı kavseyn ile işaret olunan  makama vardı
bundan sonra mekandan münezzeh 
Zat-ı Zü'l-Celalin sohbeti 
ve Cemaliyle müşerref oldu

mevlid yazarı merhum süleyman çelebi 
gayet nezih bir tarzda o anı şöyle tasvir eder
‘söyleşirken cebrail ile kelam
geldi refref önüne virdi selam
aldı olşah-ı cihanı ol zaman
sidre'den götürdü vü gitdi heman…’

resul-i ekrem efendimiz, mirac gecesinde 
bir çok ilahi tecellilere
hitap ve iltifatlara mazhar kılındı 
erkan-ı imaniyenin hakikatlerini göz ile gördü
melaikeyi, cenneti, ahireti
hatta Zat-ı Zü'l-Celal'i müşahede etti

miraçta her gün beş vakitte namaz kılınması emredildi
Cenab-ı Hak şöyle buyurdu
‘ya  muhammed, benim katımda, hüküm değişmez
onlar, her gece ve gündüzde beşvakit namazdır
her namaz için de on ecir vardır ki, 
bu da elli namaz eder.’

böylece, beş vakit namaz farz kılındı
resul-i kibriya efendimiz tarafından 
mirac gecesinin cin ve inse bir hediyesi oldu

imkan ile vücub ortasında 
kab-ı kavseyn ile işaret olunan makama giren 
mekandan münezzeh olan Cenab-ı Hakkın kelamına 
rü'yetine mazhar olan resul-i kibriya efendimiz
aynı gece hane-i saadetine getirildi

sabahleyin miracını 
ve o ulvi seyahat esnasında gördüklerini 
kureyş'e haber verip anlatmak istedi
ancak, amcası ebu talib'in kızı ümmühani 
elbisesine yapışarak
ya resulallah 
sakın bunu halka anlatma, seni yalanlarlar ve seni üzerler
peygamberimiz (s.a.v.),
vallahi… ben onu anlatacağım. 

halkın yanına varıp mirac'ı haber verdi
kureyşliler şaşırdılar,
ya muhammed. 
buna delilin ne
biz bunun bir benzerini daha şimdiye kadar işitmedik

resul-i ekrem efendimiz şunları anlattı
delilim şudur ki, 
filan oğullarının devesine filan vadide
filan yerde rastladım
develerini kaçırmış arıyorlardı 
onları develerine doğru kılavuzladım 
ve ben şam'a yöneldim

sonra dönüşümde dabhanan'a geldiğimde
filan oğullarının kafilesine rastladım
halkı uyuyordu.
onlara ait, üstü örtülü su kabının örtüsünü açıp 
içindeki suyu içtim. 
yine eskisi gibi üzerini örttüm

başka bir delilim de şudur
sizlere ait bir kafileye ten'im yokuşunda rastladım
önde karamtırak bir deve vardı
üzerinde birisi siyah, 
öbürü alaca renkli iki çuval bulunuyordu

halk merak içinde ve süratle seniyye mevkiine çıktı
bir müddet sonra kafile çıkageldi
peygamber efendimizin haber verdiği gibi 
önünde karamtırak deve vardı
 
gelen diğer kafileye su dolu kaplarını sordular
onlar, su doldurup, üzerini örttüklerini söylediler
su kabına baktılar 
üzeri kendilerinin örttüğü gibi örtülü idi 
ama içinde su yoktu 
müşrikler şaşırdılar, 
ve tıpkı dediği gibiymiş dediler.

müşrikler, peygamberimiz (s.a.v.)'in haber verdiği 
diğer haberleri de araştırdılar 
ve aynen söylediği gibi buldular
buna rağmen iman edip peygamberimiz (s.a.v.)'in 
davasını tasdik etmediler

isra ve mirac mucizesini 
kabul etmemekte direnen kureyşli müşrikler
deve ile mekke'den şam'a gidiş bir ay 
dönüş de bir ay sürer
muhammed, oraya bir gecede 
nasıl gidip mekke'ye döner
 
içlerinden o taraflara seyahat etmiş 
mescid-i aksa'yı görmüş olanlar
peygamber efendimize gelerek
mescid-i aksa'yı bize tarif edebilir misin
diye sordular
resulullah efendimiz
gittim, tarif edebilirim.

bundan sonrasını efendimiz şöyle anlatır
onların, yalanlamalarından ve suallerinden pek çok sıkıldım. 
hatta, o ana kadar öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim 
derken, Cenab-ı Hak, birden 
beytü'l makdis'i bana gösterdi
ben de ona bakarak 
her şeyi birer birer tarif ettim. 

hatta bana,
beytü'l-makdisin kaç kapısı var diye sormuşlardı
halbuki, ben onun kapılarını saymamıştım
beytü'l-makdis karşımda görününce, 
ona bakmaya ve kapılarını birer birer saymaya 
ve bildirmeye başladım.
bunun üzerine müşrikler
vallahi, tastamam ve doğru tarif ettin…dediler
buna rağmen yine iman etmediler

mekke halkı arasında gönülleri islama ısınıvermiş, 
fakat mirac haberiyle 
birden şaşırıp kalan kimseler de vardı
bunlar bu haberi duyar duymaz derhal
hz. ebu bekir'e koştular

ya eba bekir 
arkadaşının işinden haberin var mı
o, bu gece beytü'l-makdise gittiğini 
orada namaz kılıp 
mekke'ye döndüğünü söyledi

hz. ebu bekir,
siz bunları ondan mı duydunuz
evet..aynen ondan duyduk
hz. ebu bekir
vallahi …o söylediyse, 
şeksiz şüphesiz doğrudur 
siz buna hiç şaşırmayın

sonra da
kalkıp doğruca
resul-i kibriya efendimizin yanına gitti.
ya  resulallah
sen, şu halka bu gece 
beytü'l-makdis'e gittiğini söyledin mi
peygamberimiz (s.a.v.)
evet…
 
ebu Bekir,
doğru söylüyorsun
senin Allah'ın resulü olduğuna şehadet ederim
bunun üzerine peygamber efendimiz de
ya eba bekir, sen zaten sıddıksın buyurdu
ve, o günden itibaren hz. ebu bekir, 
sıddık diye anıldı
sıddık, şeksiz, şüphesiz doğrulayan manasınaydı

redfe

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 5
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Gece Yürüyüşünü Adımlıyoruz İçimizde

Gece Yürüyüşünü Adımlıyoruz İçimizde

redfer redfer