Sevgi Değil Midir


Peygamberimiz H.Muhammad Mustafa (s.a.v)in hatırasına ithafen
Hayat hikayesinin 45.bölümü

bir mecnuna leyla gibi
zemheride yolda kalanları 
yurduna kavuşturan meltem sonrası
ecelini ve ekmeğini paylaşan civanmertlerin töresi
sevinçten bir adım önceki
bir han-ı yağmada bir gümüş kaşıktır sevgi 
yuvasına dönen kuşun çatlayan yumurtası
ninnilerle uyutulup 
türkülerle uyandırılan yavruda 
nazar boncuğudur sevgi

basamakların çıkamadığı yerlere kanatlanır sevgi 
kah züleyha'nın yusuf'a gülümsemesi 
kah süleyman'ın belkıs'ı çağıran sesi olur 
dudakları kanatan nefestir bazen 
bazen asma bahçelerde renklenen çiçeklerdir
bazen ölüm bile bir sevgidir 
kıymet bilene...

melal içinde mütevazı bir lezzettir  sevgi
huzura erdiren bir bakış gibi 
mescitlerin kubbelerine bir nakış gibi 
tayy-i zamana çıkmış carı haller misali
eşref saate uğramış uğurlu anlar misali
mahyalardan yağan tazarrularca 
uzakları yakın eden arzularca

zümrüt yeşili bakışları geri döndürür sevgi
fırtınaları kırar yalancı yelkenleri
sonsuz sükunet limanının ayakucunda 
dindirir hırçınlığı
teslim alır 
kan ter içindeki yanağı serinletir gözyaşları
kalıbından taşırır kalbi

ruhun semasından yağmur indirir sevgi 
yüreğin tohumunu uyandırır
sınar en sahici acılarla
en eski anılar çalkalanır zihinde 
yanılmaya vurgun
hem de bir vefasıza tutkun

sevene kördür sevgi
buzlu mermerleri eritir heyecanları alev alev 
tüllenen akşamlarına gülümseyen yüzü hep
güllere renk
varlığa ahenk 
yağmurlu kuşluklarda görülen hasret rüyaları 
habercisidir hep sevginin  

bir gelinciğin alnında bahar sevinci 
bir kırık kalpte nisan damlasıdır sevgi
eylül düşüncelerinde söz 
yaralıya bir nefes sıhhat olup yansır 
gurup eden hüzünlerin yeni dünyalarını 
sevgi değil midir içimize yağdıran

saat gibi şu dünya
ve insan, hep böyle kalacakmış gibi durur
milyonlarca çark sürekli titrer içinde 
şehirlerin taşları toprak olur
insanları gelip gider 
altı üstüne gelir yeryüzünün
yarılır kalbi toprağın 
sakin depremlerin parmak uçlarında tozar
sürekli ve sessiz zelzelelerin avucundan 
kum gibi dökülür sevgi

bütün sevgilerin yanı başında veda bekler
bütün tutkuların ardından cefa gelir
insan ahlar ağacı sanki
ağlar dal uçlarında hasret meyveleri 
kalbin her kasılmasıyla
biraz daha uzağa düşülür
dağılır hayaller
tükenir rüyalar 
güze döner baharlar
zevalin yangınları yakar kirpik uçlarını 

Rabb'ın faziletindendir 
yürekte damar damardır
melal içinde beyazdan beyaz duygu olup akar sevgi
yaşamanın ellerinden tutunup 
beyaz mendillere çıkınlanarak 
yollanır katarların ardından sevgi

*
yesrib'de evden eve
kulaktan kulağa dolaşan 
bir isimde müşahhaslaşan bir kuvve mevcut
rusulu zişan efendimiz 
hz.muhammed mustafa’nın (s.a.v ) sevgisi

mekke'ye yaklaştıkça hızlanan adımlar
sözleşilen güne kadar 
kalan zamanı kısaltmayacak olsa da
son bir yılda yaşadığı dönüşümün içinde 
büyüttüğü derin hasretle atıyor kendini akabe'ye 

bisetin on birinci yılı
ilk görüşmelerinin üzerinden bir sene geçip
hac mevsimi gelince
içlerinde bir sene önce islamla şereflenen 
altı kişinin de bulunduğu 
on iki kişilik bir kafile 
mekke'ye doğru yola çıkmış

akabe denen küçük ve dar vadide 
bir gece vakti 
gizlice resul-i ekremle buluşarak görüştüler
geride bıraktıkları kendi içinde kavgalı şehir yesrib, 
onların hac için yola çıktıklarını sanıyor 
oysa insanları mekke'ye çeken başka bir sevgi var
 
bundan bir yıl öncesine gidiyor
onun bu hasret dolu yolculuğuna vesile olan 
tüm sebep ve olaylar geçiyor gözünün önünden tek tek
önce hazrec kabilesine mensup akrabaların
evs ile yaşadıkları derin husumetin 
yol açtığı zaafiyete çare aramak için 
mekke yollarına düşüşlerini hatırlıyor 

ardından kendilerine yandaş bulmak için 
yola çıkan bu altı hazrecli'nin 
yesrib'in kaderini değiştirecek 
o büyük buluşmayı 
insanlığın efendisi kutlu nebi'nin 
dudaklarından dökülen kur'an ayetleri ile 
yaşadıkları sarsıntıyı anlattıkları anı hatırlıyor

mekke'den çıkan o kutlu nebi ile,
bir yıl sonra akabe'de buluşacaklarını söylerken 
yüzlerinden fırlayan sevinç ve coşku ifadeleri 
hiç silinmiyor hafızasından

bu güzel buluşmanın ortağı olmaktan 
büyük haz duyuyor 
derin bir şükran ve minnet beslemeye başlıyor 
şimdi yanında duran o altı hazrecli'ye

heyecanı zirveleri zorluyor. 
takvim saatlere devrediyor hasretini dindirme görevini 
zira biliyor ki, davetini anlatmada
çetin zorluklar yaşayan peygamber 
her yıl olduğu gibi yine 
muhtelif bölgelerden gelen insanların ruhlarında 
birer kandil yakmak üzere 
çoktan dayanmış akabe önlerine

haccetmek ve kurulan panayırlara katılmak amacıyla 
bölgeye akan eden insan seline 
ebedi davetin gür nefesini 
bıkmadan usanmadan üflemeye gelmekte akabe'ye
cebrail'le kurulan on bir yıllık tanışıklığın meyvelerini 
mescid-i haram'a 3 km. uzaklıkta bulunan 
bu vadiden sunmak üzere insanlığa

sözleşilen vakitte 
sözleşilen yerde 
aralarına evs kabilesinden iki kişiyi de alarak gelen 
hazreclilerle buluşur akabe'de peygamber
tüm nurani varlığı ile 
burada teşkil eder müslüman medine'nin ilk nüvesini

hiçbir şeyi Allah'a ortak koşmayacaklarına
hırsızlık ve zina yapmayacaklarına
çocuklarını öldürmeyeceklerine
birbirine iftira etmeyeceklerine
emirlerine uyacaklarına dair söz ister peygamber

etrafını saran kalabalıklardan 
bütün eller yarışa girer adeta havada 
insanlık nuruna tutunmak 
ebediyen düşmemek için 

bu biattan sonra peygamber efendimiz 
kendilerine hitaben şöyle konuşur
sizden, verdiği sözde duranın 
ücret ve mükafatını Allah, tekeffül etmiş,
onlara cenneti hazırlamıştır

kim insanlık icabı, bunlardan birini işler de
ondan dolayı dünyada cezaya uğratılırsa, 
bu ona kefaret olur
kim de yine bunlardan, insanlık haliyle 
birini irtikap eder de 
işlediği o şeyi Allah gizler, açığa vurmazsa
onun işi de Allah'a kalır
dilerse onu bağışlar, dilerse azaba uğratır

müslümanlar, resul-i ekremle aralarında 
bir anlaşma akdettiler
gerek sıkıntı ve darlıkta ve 
gerekse refah ve sevinç halinde 
söz dinlemek ve itaat etmek başta gelir
sen bizzat, bizim üstümüzde 
bir tercihe sahip olacaksın 
senin hiçbir iyi hareketinde sana karşı 
itaatsizlik etmeyeceğiz.

bir müddet sonra, medineli müslümanlar
resulullah'tan kendilerine 
islam adab ve erkanını öğretecek 
bir kur'an muallimi gönderilmesini istediler

resul-i ekrem onların bu tekliflerini
fıtraten oldukça nazik ve medeni 
aynı zamanda güzel bir simaya sahip 
kureyşin eşrafından, genç bir sahabi
mus'ab bin umeyr hazretlerini göndererek 
derhal yerine getirdi

genç sahabi 
kur'an muallimi mus'ab bin umeyr (r.a.) 
bizzat resul-i kibriyadan dersini almıştı
bütün gayret ve himmetini medine'de 
islamın yayılmasına hasretti
kabilelerin hatırı sayılır kimseleriyle görüşüyor,
onlara islamı anlatıyordu
medine'de birçok kimse müslüman olmuştu
kur'an'ın eşsiz belagatı ve tatlı üslûbu karşısında 

artık, mus'ab hazretleri medine'de 
islamı tebliğ ve neşirde yalnız değildi
evs ve hazreç kabilelerinin reisleri de 
yanında yer almışlardı

islamı tebliğ ve neşir merkezi 
es'ad bin zürare hazretlerinin evi idi
mus'ab ile sa'd bin muaz hazretleri el ele vererek 
insanları hak dine davetle meşgul oluyorlardı
kısa zamanda, islamiyet 
medine'de büyük bir inkişaf kaydetti 
kur'an nuru ile aydınlanmayan ev kalmadı
medine’de islamın nuru parlamaya başladı

akabe semaları gönüllerin ellerle ittifakına kilitlenir 
tarih sayfalarına akabe biatı düşer sessiz sedasız 
ancak tarihin akışını değiştirecek büyük harflerle
evs ve hazrec'in kadim husumeti
karanlığa mahkum olur bu aydınlık atmosferle

islam kalbinden yakarken medine'yi
medine kalbi olur islam'ın
akabe'de gerçekleşen bu biatla
peygamber medineliler'den söz alırken
karşılığında onlara 
dünya ve ahiretlerini kurtarabilecekleri 
bir din de armağan etmiş olur


redfer

( Sevgi Değil Midir başlıklı yazı redfer tarafından 19.11.2024 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu