Gül Yüzünden Var Olduk
Peygamberimiz H.Muhammad Mustafa (s.a.v)in hatırasına ithafen
Hayat hikayesinin 71.bölümü
hani bahçeleri çizerdin çizik çizik de
hayallerini ekerdin kiraz gölgelerine
orkidelere uzattığında elini
kurdeleler sıyrılıp saçlarından
orkide olurlardı
ya fatıma
saçlarına ne çabuk düştü aklar
fidanlarını ayazlar
hayallerini dolular ne çabuk vurdu
çocukların dağıldı
sevinçlerin de
dizlerinde sızılar
yağmur suları gibi akıp gitti
komşular bir bardak süt
bir avuç kül soruyorlar eski zamanlardan
kavruk güzelliğine
rana düşen kınalı saçlarına
ay vuruyor
cennet ayağından buseler çalıyor şimdi
durulanmış kelimelerin sarıyor sevgileri
ya fatıma
*
ölü kelebekler çağındayız şimdi
çiçeğe ulaşamayan kovanlar dolusu uğultularda
yakmadayız kanatlarımızı
yüreğimizin mecali kalmadı
bigane bulutlar sarıldı yaralarımıza
dünya yokluklar dünyası
hiçliğimizin, hıncımızın, doymak bilmez nefsimizin
entipüften babil kulelerine mi sığınalım daha
daha fakr-u zaruret varken giderilecek
daha yollar varken gidilecek
beyaz cümlelerinin kırkıncı kapısından
süt verdiklerin geçiyor birer birer
bulutları arşınlayarak
samanyolundan yalınayak
sırf bunun için bile
tarih olmuş bir gerçeksin sen
övünülecek en büyük annesin sen
ya fatıma
*
güller olduk, güldük
güller açıldı, güle döndük
gül yüzünde varedilen her şeyle yüzleştik
var edilmişler gül yüzünden gün yüzüne çıktı
öylece…
gülün yüzünde buluştuk
gül yüzünden tanıştık
sonra herkesi oraya çağırdık
gülün yüzüne vardık
bildik ki…
aslında biz sadece gül yüzünden vardık
meğer gül yüzüne nazar eden gülmüş
ya fatıma
*
gizliden açığa çıkmış
hiçlik şafağı kızıla boyanmış
güzel yüzlü bir gül olmuş
her şey bir gül yüzünde taçlanmış
Ebedi Güzellik Sahibi
bilinmek dilemiş
sevilmek irade etmiş
ya fatıma
biz dikenlerdik aslında
yalnız bir gül hatırına bu bahçeye vardık
gül muhammed'in (sav) yüzünde buluştuk
gül muhammed (sav) yüzünde tanış olduk
herkesi yüreğimize çağırdık
gülün yüzüne vardık
gül yüzünden var olduk
*
Sevgilinin teveccühüdür gülü güldüren
kalbimize aşkı salan O’nun nazarıdır
bu kalp Sevgili’ den başkasına dönmez
batan şeyleri sevmez
yitip gidenlere gönül vermez
O'ndan başkasına kanmaz
her aşk O'nun teveccühü ile
güzellerin güzel yüzlerinde güzelliği
O halk eyledi
aşıkların bakışlarında
sevgiyi O’ tasvir eyledi
ya fatıma
*
hazreti fatıma
peygamber efendimizin,
hazret-i hatice validemizden olan
en küçük ve en sevgili kızıdır
hazret-i ali’nin zevcesi
aklı, zekası, güzelliği, zühdü ve takvası pek fazla idi
yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan zehra denildi
züht ve dünyadan kesilmekte en ileri olduğu için betül
çok temiz demişlerdi
peygamber efendimiz,
hazret-i fatıma’yı çok severdi
ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle metholundu
efendimiz onu 15 yaşındayken
Allahü tealanın emriyle
hazret-i ali ile evlendirdi
hazret-i fatıma’nın kardeşlerinin çocuğu olmadı
olanı da küçük iken vefat etti
resulullahın soyu
yalnız fatıma validemizden hasıl oldu
hazret-i fatıma’nın
hasan, hüseyin, muhsin adında üç oğlu ile
ümmi gülsüm ve zeynep adında iki kızı oldu
muhsin küçük yaşta vefat etti
ümmi gülsüm, hazret-i ömer ile evlendi
fatıma-tüz-zehra küçük yaşta iken
hatice validemiz vefat etti.
resulullah efendimiz onu, büluğ çağına kadar
kendi yanında bakıp, terbiye etti
evlenme vakti geldiğinde
cebrail aleyhisselam gelip dedi ki
ya resulallah, Allahü teala buyurur ki
habibime selam söyle, hiç merak etmesin
ben fatıma’nın bütün ihtiyaçlarını karşılar
ve elbiselerini cennet elbiselerinden yapıp,
yakında sadık ve muvahhid ve has kuluma veririm
resulullah cebrail aleyhisselamdan bu müjdeyi işitince
şükür secdesi yaptı
cebrail aleyhisselam ayrılıp bir süre sonra
üstü altın boğça ile örtülmüş
elinde bir altın sini ile geri döndü
tazim için bin kerubiyan meleği de yanında
arkasında mikail aleyhisselam
israfil aleyhisselam
azrail aleyhisselam
ellerinde altın boğça ile örtülmüş birer altın sini
biner melek ile gelmiş oldukları görüldü
melekler,
getirip sinileri server-i kainat hazretlerinin
huzurlarına arz eylediler
resulullah bunları görünce
ya kardeşim cebrail
allahü tealanın emr-i şerifi nedir
bu siniler ile ne emreder buyurdu
cebrail aleyhisselam dedi ki
ya resulallah
Allahü teala sana selam eder ve buyurur ki
ben habibimin kızı fatıma’yı ali’ye verdim
arş-ı uzmada nikah ettim
habibim de eshab arasında nikah eylesin
sinilerin birinde cennet elbiseleri vardır
diğer sinilerde cennet yiyecekleri vardır
eshabına ziyafet versin
resulullah bu müjdeyi işitince tekrar şükür secdesi yaptı
sonra cebrail aleyhisselama dedi ki
ya kardeşim cebrail
dilerim ki, nikahın nasıl yapıldığını aynen açıklayasın
cebrail aleyhisselam
ya resulallah
Allahü teala emretti ki
cennet kapıları açılsın ve cenneti süslesinler
cehennem kapılarını da kapatsınlar
yedi kat gökte ve yerde ne kadar
kerubiyan, mukarrabin ve ruhaniyyan var ise
arş-ı azimin gölgesinde
tuba ağacı altında toplansınlar
Allahü tealanın emri yerine geldi
yine Allahü tealanın emriyle,
melekler üzerine tatlı bir rüzgar esti ki
vasfı anlatılamaz
o tatlı rüzgar
cennet ağaçlarının üzerine eser
cennet ağaçlarının yapraklarının birbirine dokunması ile
hoş bir seda hasıl olur ki
dinleyenlerin akılları başlarından gider
ondan sonra gönül kuşlarına emreyledi ki
nağmeye başladılar
ya habiballah… Allahü teala buyurdu ki
ya cebrail, sen aslanım ali’nin vekili ol
ben de fatıma’nın vekili olayım
ya meleklerim siz de şahit olunuz
fatıma’yı helalliğe ali’ye verdim
ya cebrail, sen de vekaletin hasebiyle
ali için kabul eyle
orada nikah oldu
sana da emrolundu ki
burada da sahabe-i güzini toplayıp, nikah yapasın
resulullah bunun üzerine tekrar şükür secdesi yaptı
eshab-ı kiramın toplanmasını emretti
sonra cebraile dedi ki
ya cebrail
kızım fatıma benim hatırımı kırmaz
bu cennet elbiselerini dünyada giymeye değmez
geriye cennete götürünüz
sahabe-i kiram toplandı
dörtyüz akçe ile nikah eylediler
durumu hazret-i fatıma’ya müjdelediler
hazret-i fatıma razı olmadı
cebrail tekrar geldi
ya resulallah, Allahü teala buyurdu ki
fatıma dörtyüz akçe ile nikaha razı olmaz ise
dörtbin akçe olsun
bunu fatıma’ya söylediler
yine razı olmadı
cebrail geri gelip,
dörtbin altın emrolundu dedi
fatıma yine razı olmadı
ya resulallah
Allahü teala bizzat fatıma’ya varıp
muradı ne ise sormanı emretti
resulullah fatıma’nın yanına varıp
muradını sorduğunda
fatıma dedi ki
babacığım, muradım şudur ki
sen, mahşer meydanında
müminlerin günahkarlarından nicelerine şefaat edip
cennete koyarsın
ben de onların hatunlarına şefaat edip
cennete koyayım
resulullah çıkıp, fatıma’nın muradını söyledi
cebrail aleyhisselam oradan ayrıldı
geri nüzul edip dedi ki
ya resulallah
Allahü teala fatıma’nın muradını kabul edip
o da ruzi cezada şefaatcı olsun buyurdu
resulullah, fatıma’ya, muradının kabul olup
şefaat edeceğini kendisine iletti
fatıma, babacığım dedi
senin şefaat edeceğine delil
kelam-ı kadimde
furkan-ı azimde
ayet-i kerimelerdir
ya bana delil nedir
resulullah, ey ciğerparem
muradını arz edeyim buyurdu
cebrail aleyhisselama fatıma’nın muradını söyledi
cebrail aleyhisselam ayrılıp
az sonra elinde bir beyaz ipekle geri döndü
resulullahın huzurunda ak ipeği açıp
içinden bir kağıt çıkardı
yevm-i cezada mümin hatunların asilerine
kulum fatıma’yı şefaatcı ettiğime
bu hucceti yanında bulundursun
resul-i ekrem o kağıdı geri ipeğe sarıp
fatıma’ya getirdi
fatıma hucceti gördü
kabul edip, nikaha razı oldu
resulullah efendimiz,
hazret-i ali’ye buyurdu ki
ya ali, Allahü tealayı sever misin
evet ya resulallah
beni sever misin
evet ya resulallah
fatıma’yı sever misin
evet ya resulallah
hasan ve hüseyini sever misin
evet, ya resulallah
ya ali bu kadar muhabbeti
bir gönüle nasıl sığdırırsın
hazret-i ali sükut etti
eve geldi
hazret-i fatıma’ya olayı anlattı
cevap veremediği için üzüldüğünü belirtti
hazret-i fatıma buyurdu ki
bunda üzülecek ne var
Allahü tealayı sevmek
imandan ve akıldandır
muhammed aleyhisselamı sevmek imandandır
beni sevmek eşin oluşundandır
hasan ve hüseyni sevmek tabiatındandır
hazret-i ali hemen resulullahın huzuruna gelip
bu cevabı söyledi
resulullah buyurdu k
bu yemiş nübüvvet ağacının yemişidir
ya ali, bu cevap senin değil
fatıma’nın cevabıdır
hazret-i osman,
resulullaha ve eshabına ziyafet vermişti
hazret-i osman, resulullah eve teşrif edene kadar
adımlarını saymış
her adımı için bir köle azat etmişti
hazret-i ali o ziyafetten çıkıp, eve geldi
fatıma validemiz onu hüzünlü görüp
ya ali, niçin hüzünlüsün diye sordu
hazret-i ali, eğer bizim de dünyalığımız olsa idi
resulullahı evimize davet ederdik
nitekim bugün osman davet etti dedi
hazret-i fatıma biz de davet edelim deyince
ya habibullahın kerimesi
ne ile ikram edersin
hangi yemeği yedirirsin dedi
hazret-i fatıma, o habibullahtır
ona Allahü teala ikram eder ve yemek verir
sen git sevgili babamı davet et
hazret-i ali resulullahın huzuruna varıp
ya resulallah kerimeniz fatıma sizi davet eder
resulullah, ya ali, yalnız beni mi
eshabımla beraber mi diye sordu
hazret-i ali, eshab-ı kiram da beraber buyursunlar dedi
eshab-ı kiram ile beraber kalkıp
hazret-i fatıma’nın evine geldiler
hazret-i fatıma,
ya Rabbi, senin habibin bugün miskin kulunun evine geldi
sen onlara ikram eyle, nimetler ver
ben fakir, onlara ikram etmeye
ve nimet vermeye gücüm yetmez
diye dua etti
bir çömleği vardı.
ateş üzerine ocağa koydu
Allahü teala kendi lütuf ve keremi ile
o çömleği yemek ile doldurdu
hazret-i fatıma o yemeği
resulullahın huzur-u şeriflerine gönderdi
resulullah ve eshab-ı güzin o yemekten yediler
resulullah efendimiz buyurdu ki
bu yemek cennet yemeğidir
bunun üzerine hazret-i fatıma odaya girip secde etti
ya Rabbi, benim kölem yoktur ki azat edeyim
velakin dilerim ki,
ümmet-i muhammedin günahkarlarından bir miktarını
cehennem ateşinden azat eyleyesin diye dua etti
hemen cebrail aleyhisselam geldi
dedi ki, ya resulallah
fatıma, günahkar ümmet için, münacat etti
Allahü teala buyurdu ki
habibime selam eyle ve de ki
fatıma’nın evine gelenlerin her bir adımına
yüz erkek ve yüz kadın
cehennem azabından azat eyledim
hazret-i aişe validemiz anlatır
bir gün fatıma geldi
resulullahın yanına oturdu ve gizli konuştular
fatıma çok ağladı
kızının çok ağladığını gören resulullah
bir daha gizli olarak bir şeyler söyledi
o zaman fatıma güldü
resulullah gidince
fatıma’dan gizli konuştuklarının ne olduğunu sordum
resulullahın sırrını ifşa edemem dedi
resulullah ahirete intikal edince tekrar sordum
o zaman dedi ki, ilk gizli konuşmamızda babam
cebrail aleyhisselam her sene bir kere
kur’an-ı kerimi benimle karşılıklı okurdu
bu sene iki kere okudu
bundan ecelimin yaklaştığı anlaşılır
Allahü tealadan sakın ve sabırlı ol
ben senin için güzel selefim buyurdu
onun için ağladım
üzüldüğümü görünce
ikinci defa gizli konuşmamızda
ehl-i beytimden bana en önce sen kavuşursun buyurdu
resulullahın vefatından 6 ay sonra
hazret-i fatıma vefat etti
hazret-i fatıma,
ehl-i beytin gözbebeğidir
peygamber efendimiz buyurdu ki
fatıma benden bir parçadır
onu inciten beni incitmiş olur
hz.fatıma
imran kızı meryem
firavunun ailesi asiye
hüveylid kızı hatice’den sonra
bütün kadınların seyyidesidir
hz.fatıma
cennet hatunlarının üstünü
hasan ve hüseyin de cennet gençlerinin yüksekleridir
Allahü teala ,fatımanın gazabı için gazap eder
rızası için razı olur
redfer
Gül Yüzünden Var Olduk başlıklı yazı redfer tarafından
01.01.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.