Geniş Cephelidir Ruhum Ve Lebiderya Sevdam...
Bir düş takvimi:
Düşün düşün çözümleyemediğin ne varsa
çürük düşlerine de kefilim hüznün.
Bir boy aynası.
Bir de sözcüklerin cakası.
Aşkın da hüzünden hırkası ve
meylettiğim mevsim sadece ilkbahar:
Varsın olsun ikincisi baharların
varsın olsun binincisi hatta sonuncusu varsın olsun bir soykırım yaşadığım
hazan ertesi ve cüretimi bağışla Tanrım ben ki: sadece bir izlek ben ki sadece
bir kum tanesi.
Geniş cephelidir ruhum ve lebiderya
sevgim.
Hazan mahsulü içimde tüten duman ve
bakın işte fırından yeni çıktı hem sevgim hem şiirim.
Tökezlediğim dik yokuşlar tümlendiği
kadar cümlem ve yorgun bakışlar atlası; aşkın da hulasası bazen cendere
yaşadığım bazen cılkı çıkan sevdalar bazen ruh ikizi bellediğim bazen
kayrasında gönlün kaybolduğum dumanlı bakışlar misali dumanlı dağlar ne kadar
uğrasam da dumura yıkılmazlığım belli ki bir enstantane elbet izin verdiği
sürece yüce Mevlam.
Kay baytsa kalan ömür?
Kaç minvalde sekiyorsa kalem?
Kaçan kovalanan misali kayıpların
çetelesi ayıp addedilmesin de hani hüzün.
Bir günden sektim diğer güne.
Güme giden ömrün heybetli hüznüne
sığındım ve sığdırdım yüreğimi pekişen hasretin son nüktesi aşkın tutulan nutku
ve yüz görümü imgeler bahşetti Yaratan.
Bilinmezin neşriyim.
Hikâyemse şiirin nesri.
Ölümüne çabaladığım içimde kalan ukdelerin
de esiriyim.
Eserimse sevgi ve şiir.
Duman altı gölgeler.
Duayeni hüzün iken imgeler.
Sancılı bir doğum değil ki kalem
sancılandığım öncem yazmaya durduğum şimdim yarına Allah kerim.
Bozası ekşi.
Beynamaz gölgelerin laneti.
Beylikler değil derebeyleri hiç değil
dünün ve işte içinde ilerlediği o dar ve karanlık dehliz bir nakarat adeta
hayatın sunumu gün ve gece eşleştiğim hiçlik ömrün de sevginin de pörsüdüğü o
kara delik.
Hazan bir rükû.
Aşk bir büyü.
Hikmet ve himmet.
Kara büyü adeta sevmediğinde insanın
içine düştüğü kör kuyu.
Uleması cihanın.
İhtişamlı sevdanın gül dökümü.
Yaprakların ansızın yeşerdiği kopsa
bile dalından her yaprağın hicreti iken cinnet ve köküne sadık her insan her
dilek yeter ki içten olsun ve ersin hidayete mademki İlahi Aşkın yolcusu…
Tüysıklet bazen kalemin atar damarı.
Aşkla ihya olan yüreğin sarmalı.
Hüzün ve güneş ve umut ve hüzün ve
hicran ve hicazı yüreğin içten dışa ç/ağlayan göğün mıntıkası sözcüklerin ulağı
iken de kalem ve işte şair beklemede.
Hüznüne muhalif kimse artık.
Hüzünlü kalbini en çok seven şükür ki
Yaratan.
Bir kafile olsa ne ki şairin boyunu
aşan nice şarlatan.
Mademki Allah var gam yok…
Seyyah duyguların örüntüsü ve de şiir
iken hüznün görüntüsü bol keseden çığıran imgeler misali duymasa da cihan hele
ki deşilirken yaran hele ki hicabın eşiğinde iken insan ve işte aşkın nakşı
varsın olsun bedenin na’şı yeter ki solmasın gül yüzlü niyazı şairin: aşkla
devşiren ve umutla devinen Rabbine sadık her ruh içtimada mademki şair mademki
yoktan var edenindir yağan rahmeti ve hikmeti şükürler olsun ki insanın gününe…
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.