Hangi düş’ün fermanısın hafız?
Hani yarıladığım ömrün müdavimi
Bazen yıldızlar uçuşurken başımda
Gözlerimde recim edilmiş bir telaş
Maviden bir kilimdir üzerinde
durduğum
Bakma da sakın sessiz halime
Her an infilak edebilirim, hafız
Bulut bulut konduğum ne ki?
İçimde kopan fırtınadan bihaberdir
cihan
Yalnızlığın temcit pilavı gibi
süregeldiği
Şu secdede saklı ruhum ve sonsuz iman
Elbet Allah var gam yok, hafız.
Nemalandığım bunca duygudan ne mi
arda kalan?
Sözcükler yetmez içimdeki sekmeye
Sektiğim bir kurşun asker gibi
Belki de bakaya kalan esrarım
Ne de olsa yürek aralıksız içtimada
Kalemse emir erim.
Yangın yeri yürek
Yorgan gitse de bitmeyen bir kavgam
var benim
Beylik değil hem esir düştüğüm
Yol yorgunu olsa gönlüm ne ki?
Yolluk koyduğum üç beş şiir ve dize
Diz dize oturduğum şu mavi mintan
Hem üstümde hem burnumun ucunda
Kölesiyim ömrün
Külhanbeyi rüzgârın da fetvası
Yazmaya durduğum bunca duygudan sızan
Hücrelerime
Hüznümle muhalif
Umudumla vakıf
Yandığıma biat
Yazdığım ne ki basmadıkça tetiğe?
Hem titrimde saklıdır fevri yürek
Teessüf ettiğimse zaman zaman top
tüfek
Kuşandığım seher vakti
Seyyah vecizelerden ördüğüm mü şiirin
saçları?
Sarmalında yarınların
Günü de uyuttuk ya gecenin nezdinde
Köpüren bir deniz misali
Yüreğimde saklı ne çok seyyah nakarat
Bir tebessümse eşref saatime denk
düşen
Kahkahalarımı sakladığım o gömme
dolapta belki de çocukluğum:
Baba evinde sevecen bir iklim
Bazen gaipten gelen hüznün
Meali yazmaya durduğum her anda
saklıdır
Kolluk kuvveti şiirlerin
Kol kanat gerdiğim bir yürek ki
Sönmedi gitti feri özlemin
Feda ettiğim ömrün zümresi
Elbet duygu teknem su alsa da
batmayan
Bir hazan misali
Azığa aldığım düşlerden arda kalan.