Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Unutulmuş Bir Senfoni

Unutulmuş Bir Senfoni


Unutulmuş Bir Senfoni

 

Rüzgâr, düşen bir yaprağının suskun kıvrımına sardı
Orada senin adınla titreyen bin yıllık bir sır vardı
Bir gölgenin hafızasıydı belki o yer,
Saklı bir geçmişin silinmemiş harfi vardı.

Ah ben hep mi böyleyim

Kelimelerin arasında sıkılmış kalmış

Anlamam ben kendimi sensizlik var iken

Gelmezsin bilirim yorar bu aşk seni

 

Sisle kaplı yamaçlardan inerken
Sana dair düşünceler koyulaştı
Her iz bir soruydu gökyüzünde
Her sessizlik bir cevaptı kalbime

 

Ah yollar sessizliğinizle yanarım

İçimdeki kelimeler volkan olmuş

Söndürecek nehir dere de kaybolmuş

Bir ben kaybolamadım içimdeki ezik cümlelerle

 

Unutulmuş bir senfoni gibi salındı kelâm
Kehkeşan’ın ıssızlığında kayboldu ilk nota
Zaman bir düğüm gibi çözülüyor
Gönlümde çınlayan sonsuzluk sesiyle

Yıldız haritalarında geçmiyor kaderim
Taşralı kıvrımlarda yürüyen bir ben var
Sürgün edilmiş suretimin izini
Ancak gölgelerden tanıyabilirim

 

Sırtımda ayrılığın tabutu sırtlanmışım

Taşımak tek başına zor zorun içindeyim

Bir kuş ol gel al sırtımdaki yükü ne olur

Yoksa yıkılacağım yarı yolda kan kusarak

 

Bir serçe sustu avuçlarımda
Sesi değil gözleriyle konuştu aşk
Titrek bir “sen” serpildi taşların arasına
Gönlümde yankılanan hatırlayışla

Kelâm eğildi rüzgâra,
Adını fısıldadı bir iğde dalına
Sen bilmedin,
Ama ben duydum içimde, seni beni güldüreni.

Mehmet Aluç


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Unutulmuş Bir Senfoni

Unutulmuş Bir Senfoni

kul mehmet kul mehmet