
Aşk Dolu Bir Kelam
En duygusal halimle geldim sana
Yorgunluğum, bir sokak lambası gibi titrek
İçimdeki şehir karanlığa gömülmüş
Bir tek senin gülüşünle aydınlanacak
Sönmüşüm, ama hâlâ yanmaya meyilliyim
Bir kıvılcım bekliyor içimdeki harabe
İnsan olmak ne zor, ne çok kırılgan
Ama senin omzunda kolaylaşıyor kelimeler
Paramparça hayallerim, dökülen umutlarım
Bir çocuğun elinden düşen oyuncak gibi
Topla beni, pamuk ellerinle
Yap-boz gibi yeniden kur beni
Bütün ışıklarım sönük, evet
Ama senin varlığın bir sabah gibi
İnsan insana güneş olabilir mi?
Olur, yeter ki göz göze gelsin karanlıkla
Kelamla geldim sana, elimde sözcükler
Her biri bir mum, bir kandil, bir kıvılcım
Sönmüş ışıklarına üfledim usulca
Duygusal bir nefesle yanmaya başladın
Konuşmak değil bu, bir diriliş belki
Bir harfin ucunda yeniden doğmak
“Gel” dedim, “korkma” dedim, “buradayım”
Ve sen, kelamla kuruldun baştanbaşa
Bir cümleyle silindi yılların pası
Bir dizeyle çözüldü içindeki düğüm
İnsan insana ne büyük bir armağan
Bir kelimeyle iyileşmek, bir kelimeyle büyümek
Şimdi sen, bir şiir gibi yürüyorsun
Her adımın bir mısra, her bakışın bir hece
Ben kelamla geldim sana, unutma
Aşk dolu bir kelam, bazen bir ömre bedel
Mehmet Aluç