Stiletto Ayakkabılar Ve Ayak Parmakları
STİLETTO AYAKKABILAR VE AYAK PARMAKLARI
H. Çiğdem Deniz
24 Ekim 2025
Bugün konserimiz vardı. Sahneye çıktığımızda şefimizin elleri havada süzüldü ve biz ilk notayı söyledik. O anda fark ettim ki, sadece sesimiz değil, ayaklarımızın içi de konuşmaya başlamıştı.
Mine’nin stiletto ayakkabılarıyla parmakları hemen bana dert yandı:
Mine’nin başparmağı: “Vay be, seninki bana göre rahat gözüküyor ama nasıl acıyor öyle!”
Benim başparmağım, sızlayarak: “Evet, gözüküş rahat olabilir ama inan bana, ben de inanılmaz acı çekiyorum!”
Mine’nin ikinci parmağı, hafif gururla: “Ben ritmi tutmaya çalışıyorum, şikâyet etmem.”
Benim ikinci parmağım, homurdanır gibi: “Ritmi tutmaya çalışıyorum evet, ama her adımda yanıyor işte!”
Ama iyi olan bir şey vardı: ses düzeni mükemmeldi. Her notamız net, her armonimiz parlaktı. Sesimiz salona doldukça içimiz rahatladı; sahnedeki eksiklikler, ayaklarımızın acısı bir nebze geri plana geçti.
Ama ışık… Işık tam bir felaketti. Yüzlerimiz gölgede kaldı, sahnedeki her hareketimiz gölgede kalıyordu. Ayak parmaklarımız bunu fark etti, fısıltıyla birbirine anlattı:
Benim başparmağım: “Ses harika, her notamız net ve parlak… Ama ışıklar soluktu, sahnedeki her hareketimiz gölgede kalıyordu.”
Mine’nin başparmağı: “Haklısın, ama en azından ses düzeni bizi kurtarıyor. İnsanlar bizi duyuyor, her tını net.”
Ortanca parmak: “Ses var, ışık yok… Ama unutmayın, bu eksiklik sahneyi daha da gerçek kılıyor. Biz her şeye rağmen buradayız.”
Dördüncü parmak: “Gölgeler kendini gösteriyor. Bazen gölge, notalardan daha güçlüdür.”
Serçe parmak: “Ben yine ezildim ama fark ettiniz mi? Her adımda sahneyle bütünleşiyoruz. Ses bizi duyuruyor, ışık ise hâlâ uykuda.”
Ve o anda, kendi parmağım bir an geçmişi hatırladı:
“Eskiden konserler sinema salonlarında olurdu. Işık soluktu ama sıcaklığı vardı, insanlar gözleriyle bizimle dans ederdi. Şimdi salon büyük, ses mükemmel… ama ışık hâlâ eksik. Yine de sahnedeyiz, işte bu önemli.”
Şefimizin elleri yeniden havaya kalktı, biz ikinci şarkıya başladık. Yüzümüzde zarif bir tebessüm vardı, ama içimizde hâlâ hafif bir sızı… Ayak parmaklarımız sustu. Sessizlik bile sahnede bir düzen ister.
Konser başarıyla tamamlandı. Alkışlar bizim ödülümüz oldu; salondaki her el çırpışı, tüm emeğimizin karşılığıydı. Kulise geçtiğimizde içimizde hafif bir yorgunluk ama daha da yoğun bir başarının tadı vardı.
Ayak parmaklarımız da son bir konuşma yapmak istedi:
Benim başparmağım: “Bunca acıya değdi… Sesimizi duyurdular, ritmi tuttuk.”
Mine’nin başparmağı: “Evet! Her adım, her nota… Hepsi tam yerinde.”
Ortanca parmak: “Gölgeler ve ışık eksikliği de dahil, her şeye rağmen sahnedeydik. Ve kazandık.”
Dördüncü parmak: “Acılar unutulacak, ama sahnedeki birlik, uyum ve ses her zaman hatırlanacak.”
Serçe parmak: “Evet, bir kez daha anladık… Dayanmak, sabretmek ve birlikte olmak her şeyin üstünde.”
Kulise geçtik, o sırada Atik Sahil hocamız da ayağını hafifçe kaldırıp bize baktı. Siyah ve beyaz renklerdeki siteletto ayakkabısının içindeki parmakları konuşmaya başladı sanki:
Hocamızın başparmağı, küçük bir nasırıyla sızlanarak: “Ah, bu nasır yok mu… Bu kadarı yetmezmiş gibi şimdi de fotoğraf mı çekeceğiz!”
Hocamızın diğer parmağı, içtenlikle: “Ama sizi tebrik etmeliyim, kızlar. Her adımınız, her nota… Tüm parmaklarınız gerçek birer kahraman!”
Biz gülüştük, Mine’nin ve benim parmaklarım gururla titredi. Fotoğraf çekilirken herkes poz verdi; ama içimizde, parmaklarımızın da bir şekilde orada, sahneyi ve emeğimizi kutladığını biliyorduk.
Stiletto Ayakkabılar Ve Ayak Parmakları başlıklı yazı çitlembik tarafından
25.10.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.