Denizli Pamukkalede Gezgin Bir Kadın
Denizli Pamukkale’de Gezgin Bir Kadın
Saat dörtte kalkacak gezi araçları dedi Nilgün ablam. İçimden “Tamam işte, bu sefer ciddi davranıyorlar galiba” diye geçirdim ama sonra kendi kendime güldüm. Yine tongaya düşmüştüm. Bizim memleketlilerin eski alışkanlıklarını nasıl oldu da göz ardı ettim bilmiyorum. Mevlüt olsun, düğün olsun, gezi olsun… Bir yere topluca gidilecekse mutlaka bir gecikme yaşanacak. Bunu bilen tecrübeli insanlar da çareyi saati erkene çekmekte bulmuş. Millet panikle hazırlanıp yetişmeye çalışsın ki gerçek kalkış saatine kadar herkes tamam olsun diye.
Çocukların, velilerin, öğretmenlerin ve benim gözlerimden uyku akıyordu. Sabahın kör vakti dediğimiz saat bile henüz doğmamıştı sanki. Hava gri bir tül gibi ortalığa serilmiş. Termoslardan yükselen çay kokusu, yarım açılmış gözler, omuzlarda çantalar… Bir yanda esneyen çocuklar, bir yanda “Herkes geldi mi?” telaşı.
Lâkin o gezi heyecanı da başka bir şey canım. İnsan uykusunu sırt çantasına koyup taşıyabiliyor böyle zamanlarda. Hele yol Pamukkale’ye çıkıyorsa… İçinde bembeyaz travertenleri görme arzusu, antik taşların arasında dolaşma merakı varsa beden biraz söyleniyor ama ruh çoktan yola çıkmış oluyor.
Otobüsün camından dışarı bakarken şunu düşündüm; bazı yolculuklar gerçekten gidilen yer için değil, birlikte uykusuz kalınan insanlar için hatırlanıyor galiba.
9 Mayıs 2026
H. Çiğdem Deniz
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.