Bir yitimdi zamandan derlediğim
masallar belki de rengi kaçıktı tül perdenin hani arkasına g/izlendiğim ve
metruk binalarda saklıydı ölü zamirler, kayıp ruhlar…
Ben ki; seyyah yalnızlığıma askıntı olan
gölge.
Sen ki; hecelediğim aşkın varlıksız
muhatabı elbet yoklukla büyümediğim kadar da yok sayılmışlığıma mı söz
geçirecektim?
Mağdur bir imgede kaykıldığım
Mazlumun da ahında saklandığım o
kayıp satırın son izi
Seferisi yüreklerin
Seması ve de sedası düşlerin
Gönlümde Keykubat bir hazan
Varlığıma tezat bir makam
Hiçliğin muhatabı düşmezken yakamdan.
Şehirdi sığındığım liman
Şiirdi yüreğimde tef çalan
Şirin gözüken her mısra
Yetilerimi uyuturken yetim
düşmüşlüğüm
Yetemediğim bir cihan dolusu insan.
Mükerrer acılar ne ki?
Katıksız faizi ile binen tepeme.
Ket vuran gölgeler ne ki?
Yalnızlığıma kefil olan sair hece.
Kat çıktığım mı hidayetin
basamakları?
Bakalım ömür yetecek mi yüzlerce şiir
daha yazmaya?
Vuku bulansa akıbeti bilinmezin
Bilindik duygularla recim edilmiş
bedenim
Hazana koşut bir aşk
Hüzne kıyas kabul etmeyen şafakta
asılı yürek
Sarkacı evrenin
Sarnıcı verilmemiş sözlerin
Siması tanıdıktı gecenin
Ve ısrarla kapımı çalan ilham.
Düşkünlüğümse sevgiye
Sevdalı semazen iklimde raks eden bin
bir hece
Kıvancım, onurum, mahzunluğum
Kamçıladıkça karanlıkta saf tuttuğum
Seferisi şiirlerin
Saydıkça tükenen ömrün hecelediği
efsunlu bilmece
Garbı mı garkı mı hayatın?
Sehven ölü ve kayıp yarımda saklı
Hala umut ettiğim yarınlarım.
Duyguların infilakı katıksız hasretim
Şekil değiştiren dünyanın kesif sessizliğinde
büyüyen
Hicreti mehtabın
Cinneti yalnızlığın
Bir ritim bozukluğu iken aşk
Rakımı sonsuzluğun katbekat büyüyen
kıvanç
Arzı duyguların
Çatışan talebi dünyanın
Asla birbiri ile eşleşmeyen bir denge
Dengim var ya da yok
Derlediğim binlerce hece
Soluğumda saklı hasret ve sevinç
Bir kıyımsa yaşam
Kıyama durduğum sonsuzluk denen aşk
ve makam
Köreldikçe yetilerim
Yetsem ne ki kendime?
Yatıya kalan hüznün her demi
Derlediğim bunca şiir ve hikâye
Dertlendiğimse asla gerçek olmayacak.