Ev Ekmeği ve Turşu Kokusu
H. Çiğdem Deniz
2 Kasım 2025
Bugün annemle babamın evlilik yıldönümü. Tam elli altı yıl geçmiş o günden bu yana. 1969’da evlenmişlerdi. Annemin gelinliği özel bir terziye diktirilmiş, babamın takımı da aynı özenle hazırlanmış. O zamanlar her şey bugünkü gibi kolay değilmiş; ama insanların içinde tarifsiz bir heyecan, sade bir mutluluk varmış.
Evde kadın aşçılar kazanlarla yemek pişirmişler. Herkes elini taşın altına koymuş, düğün bir şenliğine dönmüş. Annem o gün oruç tutmuş. “Hiçbir şey yiyemedim,” der hep gülümseyerek, “yalnızca ev ekmeğiyle kütür kütür turşu istedim canım.”
Ben de evlendiğim gün oruç tutmuştum. Belki ondan, o anı her hatırladığında kendimi onunla yan yana hissederim.
Ve babamın nişanlılık günlerinde anneme yazdığı o mektup gelir aklıma… Zarif bir dil, karakteristik bir el yazısı. Nezaketle, Balıkesir Fuarı’na ailecek davet ediyor annemleri. İşte o mektup, ananemin gönlünü fetheden ilk adımdır.
Annemin annesi tam bir Osmanlı kadınıydı; vakar dolu, ölçülü, kelimeleri seçerek konuşan bir kadın. Akan suları durduran iki dedemin kadim dostlukları ve babamın o ince ruhu bir araya gelince, hikâye çoktan yazılmıştı aslında.
Babamın anneme hep “keklik ayaklım” diye seslenmesi de bundandır. Bir sevginin içinde hem zarafet hem saygı olurmuş o yıllarda.
Bugün onların anısına çay demledim. İki fincan koydum masaya — biri onların yıllarına, biri kendi sessiz şükrüme…
Ev ekmeğiyle turşunun yanına bir dua koydum:
Sevginiz daim olsun, sizin gibi sevmeyi öğrenebilelim.
Şimdi düşünüyorum da, o yıllarda evlilikler kolay kurulmaz ama kolay da yıkılmazmış. İnsanlar “sevgi”yi bir duygu değil, bir emek olarak görürmüş. Sabır, sadakat ve paylaşmak; üçü bir arada olunca yuvanın temeli sağlam olurmuş.
Bugünse her şey hızla değişiyor. Evlilikler bazen bir heves gibi başlıyor, bir anlaşmazlıkla da bitebiliyor. Sanki herkes hemen mutlu olmayı, hiç kırılmamayı bekliyor. Oysa annemle babamın hikâyesi, asıl mutluluğun birlikte onarılmakta gizli olduğunu hatırlatıyor bana.
Bir ömür el ele yürümek, bir ömür aynı sofrada oturmak…
Eskiden evlilikler uzun sürerdi çünkü insanlar “birlikte kalmayı” değil, “birlikte olmayı” öğrenmişti.
(
Ev Ekmeği Ve Turşu Kokusu başlıklı yazı
çitlembik tarafından
3.11.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.