Bir düşün ahvaliydi şiir
Tüten dumanın sessiz duaları aşka
Rivayetler sunan bir izlek
Tutuşan insan siluetleri
Redifi adeta dünyanın gönle müebbet
yükleyen
Bir tefsir
Sancılı edalara da tutsak mevsim
Göğün de kat izi
Oysaki boyalıydı yalnızlığın ve kadınların
her biri.
Kurşun döktük sonra acılara
Esefle kınadık aşkı, sevgiyi, asaleti
Kök söktürmüş haznesinde iblisin
Şerh düştük şerre ve lanete
Gizemli gölgeler koyulup da yola
Başımız da asla düşmeden öne
Arka cephesinde ne saklıydı sanki
dünyanın?
Azıcık tebeşir tozu
Belki de paklayan teneşir iken azan
nefsi.
Rivayetler durağında saklı cehalet
Temsili bir ömrün de sarkıtı iken
şiirler imge imge.
Surelerdi telaşlı faninin nihai
sığınağı
Suretler idi belki de ittifak yüklü
meali
Bilinmezin ki
Ket vurandı zulüm ve şeytan
Aşka kör kurşunlar yağdıran
Azıcık da nasiplenseydik ya inançtan
Kolluk kuvvetleri imdadımıza
yetişecekken
İnfilak eden o nefret ayarlı bomba
ansızın
Sevginin kırıntılarından dahi hicap
eden
Zalim ve eşrafı.
Bukalemun gölgeler değildi asla
rivayet
Aşk ve asalette saklıydı belki de
rehavet
Ağır aksak severken kimi zaman
Hiçlik mağduru bir temada saklıydı
belki son ferman
Ne şairin gücü yetti
Ne de infilak etti yeryüzü durduk
yere.
Kanlı mısralar kös kös severken
Hicaba isyan eden şair ve bitimsiz
hüzün
Göğün de susmayan konçertosu
Ezeli ihanet saklıydı işte nefsinde
beşerin
Bir baltaya sap olamayan şairde mi
saklıydı yoksa keramet?
Tutuşan varlık kanmaya müsait
Seven yürek elbette ömre meze
Sayacı kırık bir fani
Kala kalmıştı bir köşede bir başına
Lakin eğmeden asla başını iblise
İbadet etti sadece Rabbine.
Bir kor hece
Bir kör nokta kimi zaman şiir
Oysaki kurtuluşuydu şairin ve cihanın
Azığa aldığı hangi düşse çoktan
firarda
Açığa çıkan hangi kusursa
Elbet sevmekten sabıkalı bunca cümle
En yakışan da susmak ve inanmak iken
sefil şaire.