Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet 1 Online Üyeler
(0 oy)

Yıldırım Gürses Şarkıları Arasında

Yıldırım Gürses Şarkıları Arasında
Yıldırım Gürses Şarkıları Arasında

24 Aralık 2025

H. Çiğdem Deniz

Bu akşam Yıldırım Gürses şarkılarından oluşan bir konsere gittim. Sahnedeki hocaların her biri ayrı ayrı kıymetliydi. Salonu dolduranlar ise müziğin dilinden anlayan insanlardı; öyle bir kalabalık ki, kimseyi şahsen tanımasanız bile “Sizi gözüm bir yerden ısırıyor” cümlesi sıkça dolanıyordu havada. Tanışıklıklar isimlerle değil, ezgilerle kuruluyordu.

Koro arkadaşlarımla selamlaştık; kısa cümleler, tanıdık gülümsemeler… Arada biri “Balıkesir sanatın merkezi olacağa benziyor” dedi. Hepimizin göğsü biraz kabardı; sanki söylenen yalnızca bir temenni değil, yavaş yavaş kurulan bir gerçeğin fısıltısıydı.

İlk şarkıdan söz etmeyeceğim. Bazı anlar vardır, adını koymadan geçmek gerekir. Ben daha çok beklediklerime kulak kesildim.

Eller…
Bir ayrılığın ortasında donup kalan avuçlar gibi dolaştı zihnimde. Tutamayan, tutunsa da elinde kalanı koruyamayan eller… Yıldırım Gürses’in şarkılarında eller hep biraz geç kalır, biraz da kaderine küser.

Bir de Çal Kanunum var elbette. O çalgı sustuğunda kelimeler başlar konuşmaya. Kanun çaldıkça insanın içindeki düğümler çözülmez; aksine daha görünür hâle gelir. Acının da bir estetiği olabileceğini en iyi anlatan şarkılardandır.

Yıldırım Gürses yalnızca şarkılar bırakmadı; çok seslilik getirdi. Türk sanat müziğinin alışılmış tek çizgili duygusunu genişletti, sesleri yan yana durmaya alıştırdı. Bir ses öne çıkarken diğeri geri çekilmeyi öğrendi; herkes kendi yerini bilerek söyledi. Bu çok seslilik yalnızca teknik bir tercih değildi; bir bakışın, bir suskunluğun, bir bekleyişin de müziğe dâhil olabileceğini gösterdi.

Bu akşam sahnedeki solistlerin adlarını anmak istiyorum. Atik Sahil, Evrim Tan ve Yusuf Dede… Üçünü de tanıyorum; yalnızca sahnede değil, müziğe verdikleri emekte de. Sesleri birbirinden farklı olsa da Yıldırım Gürses şarkılarında aynı yerde buluştular: ölçülü bir hüzün, taşmayan bir duygu.

Sahnede bir de misafir sanatçı vardı: Hakan Zafer İpekçi. Onu gıyabında tanıyorum. İnsan bazen birini hiç karşılaşmadan da tanıyabilir; sesiyle, duruşuyla, sahnede bıraktığı izlenimle. Bu akşamki hâli de öyleydi. Tanışıklık bir tokalaşmayla değil, kulakta kalan bir cümleyle kuruldu.

Karanlıkta kalmıştım; ellerim, benden önce teslim oldu. Müziğin sihrine bırakırken kendimi, karanlık bir eksiklik değil, sığınılacak bir yer oldu.
Bazı anlar vardır, insanın nerede durduğunu bilmesi gerekmez. Ses gelir, el hareket eder, kalp uyum sağlar. Yıldırım Gürses’in şarkılarında karanlık hep böyledir; korkutmaz, içine alır.
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Yıldırım Gürses Şarkıları Arasında

Yıldırım Gürses Şarkıları Arasında

çitlembik çitlembik