Vahşetiyle Üzerimize Gelenleri Yok Etmeden Yeni Yıl Takvim Bize Ne Getirebilir ki
Vahşetiyle Üzerimize Gelenleri Yok etmeden Yeni Yıl, Takvim
Bize Ne Getirebilir Ki?

Eski yılın yükü hâlâ omuzlarımızda: pahalılık gibi keskin bir
yabancılaşma, açgözlülükle büyüyen boşluklar, vicdansızlığın soğuk yüzü,
savaşın ve vahşetin kanlı izleri… Dünya aynı dünya; insan aynı insan... Yıl
değişiyor ama içimizdeki karanlık değişmeden, takvim yapraklarının yenilenmesi
ne dönüştürebilir? Yeni yılın kapısında dururken, bu soruyu daha derin bir
yerden ele almak gerekir. Çünkü zaman yalnızca rakamların akışı değil, insanın
kendi içindeki dönüşümle anlam kazanır. Eğer insan kendi içindeki açgözlülüğü,
hoyratlığı, vicdansızlığı sorgulamazsa, yeni yıl sadece eski yılın başka bir
kopyası olur.
Eski yılın aynası
İnsanlığın açgözlülüğü, dünyayı tüketen bir ateş gibi büyüdü.
Savaşlar, vahşetler, yıkımlar, vicdanın sustuğu anlara büründü.
Dünya aynı kaldı çünkü insan değişmedi.
Yeni yılın ihtimali
Yeni yıl, ancak içimizdeki karanlığı, içimizdeki aç doymaz
zenginler yok olmadan ne değişebilir ki?
İnsan, kendi içindeki hoyratlığı dönüştürmedikçe, dışarıdaki
dünya da değişmez.
Yeni yıl, bir takvim; bir iç yolculuk davetidir.
Eski yılın kapısından veda ederek yenisine girerken
gördüklerimiz hâlâ gözlerimizin önünde: Pahalılığın boğucu nefesi, açgözlülüğün
doymak bilmez pençesi, vicdansızlığın taş kesmiş kalbi, savaşın kan kokusu, vahşetin
çığlığı… Dünya aynı dünya; insan aynı insan... Takvim değişse de insan değişmeden
olmuyor yeni şeyler, güzel olanlar…
Dehşetin Yüzleri
Sokaklarda yankılanan açlık, bir çocuğun gözlerinde büyüyen
boşluk…
Açgözlülük, sofraları değil vicdanları tüketti.
Savaş, şehirleri değil insanlığın ruhunu yaktı.
Vahşet, yalnızca bedenleri değil, umutları da parçaladı.
Vahşetiyle üzerimize gelenleri parçalamadan yeni yıl, takvim
bize ne getirebilir ki? Vesselam.
Mehmet Aluç
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.