
Efendim ben zaman zaman
pek çok insana
lüzumsuz bilgi gelen
konulara kafamı takarım.
Bugün de hapşırmaya
kafayı taktım ama
yanlış anlaşılmasın hapşırmanın
tıbbi tarafı ile
ilgili değilim. Ya nesiyle
ilgiliyim? Hapşıran insana niçin
‘’ Çok Yaşa
‘’ deriz, o
da bize karşılık
olarak ‘’ Sen
de gör.’’ Diye
cevap verir? Bir
de tabii ki
sadece bizde mi
var bu adet
onu merak ettim.
Ha bu
arada bazı dostlar
itiraz edip ‘’
Hapşıran Müslüman hapşırdıktan
sonra ‘’Elhamdülillah(
Allah’a şükrolsun ‘’ ‘’ demeli bunu
duyan Müslüman da ‘’
Yerhamukallah( Allah’ın
rahmeti üzerine osun ) ‘’
diye karşılık vermelidir’’ Diye.
Tabii ki
Müslüman için doğrusu
budur ama şimdi
doğru oturalım doğru
konuşalım: Hapşırma olayında
en çok olan
şu değil midir?
‘’ Hapşuuuuu- Çok
Yaşa--- Sen de gör ‘’
Yahu tamam iyi de
bu hapşırma halinde
iyi dilekler dileme
adeti nereden çıkmış?
Nasıl çıkmış?
İşte bunu araştırdığımda gördüm
ki bu adet
çok eskilere dayanıyor.
Mesela Tevrat’ta ölülerin
dirilişi mucizesi bahsinde
şöyle bir hikaye
anlatılır.
“Elişa eve vardığında, çocuğu yatağında ölü
buldu. İçeri girdi, kapıyı kapayıp Rabb’e yalvarmaya başladı. Sonra ağzı
çocuğun ağzının, gözleri ve elleri de çocuğun gözleri ve ellerinin üzerine
gelecek biçimde yatağa, çocuğun üzerine kapandı. Çocuğun bedeni ısınmaya
başladı. Elişa kalkıp odanın içinde sağa sola gezindi, sonra yine dönüp çocuğun
üzerine kapandı. Çocuk yedi kez aksırdı ve gözlerini açtı…”
Bu metinden de
anlaşılacağı üzere uzun
yaşamayı diğer tüm kavimlerden,
milletlerden daha çok arzulayan
Yahudilere göre Hapşırmak
ölümün yakın olduğunun
değil, tam tersine
hayatın daha da
uzayacağının işaretidir zira
kıssadan da anlaşılacağı
gibi ölü bir
insan hapşırarak hayata
dönmüştür. [ Gerçekten de Yahudiler
çok uzun yaşamayı
tüm milletlerden daha
çok isterler. Kur’an-ı
Kerim Bakara Suresi
96. Ayet bu
hususu şöyle ifade
eder: ‘’ Yemin olsun ki, onları insanların
yaşamaya en düşkünü olarak bulursun; müşriklerden de çok; her biri ister ki bin
sene yaşasın. Oysa çok yaşatılması hiç kimseyi azaptan kurtaramaz. Allah
onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.’’ ]
Yani hapşıran bir kişiye
‘’ Çok yaşa ‘’
denmesi, o kişinin
de ‘’Sen de gör
‘’ ya da
‘’ Birlikte çok yaşayalım ‘’ diye
cevap vermesi aslında bir
Yahudi geleneğidir ve Yahudiler
bunu sadece ‘’
Çok Yaşa ‘’ Olarak
değil aynı zamanda
‘’Göbeğine sağlık ‘’ Olarak
da ifade ederler. (
Göbeğine sağlık ne
alaka tespit edemedim. ) Ayrıca hapşırana ‘’
Çok Yaşa’’ denmesi, onun da
‘’ Sen de gör ‘’ diye
cevap vermesi Hintlilerde de
oldukça yaygındır.
Peki Müslümanlara göre
nedir hapşırmak?
Müslümanlara göre bir kez, iki
kez, en fazla
üç kez hapşırmak sağlığın işaretidir.
O sebeple de
Allah’ın verdiği bu
sağlığın şükrü olarak
hapşıran kişi ‘’ Elhamdulillah ‘’ Demeli, şükrü
duyan diğer Müslümanlar
da ‘’ Yerhamukallah ‘’ diye
karşılık vermelidir.
Peki kişi 3’ten
fazla hapşırırsa?
Ciddi bir sağlık problemiyle karşı
karşıya olduğuna hükmedilir.
Derhal bir tabibe
muayene olmalıdır.
Peki Hıristiyanlarda durum
nasıldı?
Hıristiyanlarda durum oldukça
farklıydı..
Eski Yunan’da insanların,
ruhlarını başlarında taşıdıklarına
inanılırdı. İnsan hapşırdığında
ruhu zedelenir, başından uçacak duruma
gelirdi. O sebeple kişi hapşırınca ardından dua
edilirdi ruhu bedenini
terk etmesin diye.
Roma Kralı Sezar,
hapşırmayı kutsal bir
olay olarak kabul
etmiş ve askerlerine,
hapşıran insanları selamlamalarını emretmiştir. İnsanlar ise
bu dönemde hapşırdıklarında başlarına
gelebilecek her türlü
kötülüğe karşı Jüpiter’e
sığınırlardı. ‘’ Yüce
Jüpiter bizi koru ‘’ diye
dua ederlerdi.
Sonra malum bu
insanlar Hıristiyan oldular.
Peki Hıristiyan olduktan
sonra hapşırmak ile
ilgili inançlarında bir
değişiklik oldu mu?
Bu soruya cevap
vermeden önce bir
hususun altını çizelim:
Aşağı yukarı tüm
dinlerde insan ruhunun
nefesle birlikte ağzından
dışarı çıktığı ve
insanın bu surette
öldüğüne inanılır. Ancak Hıristiyanlık
dünyasında bu inanç biraz
abartılmış ve oldukça
uzun bir süre insan
eğer hapşırırsa ruhunun
da bedeninden çıkacağına
inanılmıştır.
Yani Müslümanlar ve Yahudiler
için hapşırmak= sağlık anlamıma
gelirken Hıristiyanlar için
hapşırmak=ölüm olarak kabul
edilmiştir.
Ancak Hıristiyan dünyası
böyle inanmakta çok
da haksız değildir
zira tüm Avrupa’yı
kasıp kavuran bir pandemide hastalığın
ilk belirtisi hapşırmak
olmuştur.
Peki hapşırdığı için
ölecek olan(!) bir
ahiret yolcusu için
ne yapmak gerekir?
İşte bu
soruyu Papa I.
Gregor’a sorarlar, o
da ‘’ Huzur
içinde yat ‘’ demenin
uygun olduğunu söyler.
Yani efendim bizlerin
bugün ölüler için
söylediğimiz ‘’ Huzur içinde
yat ‘’ cümlesini Hıristiyanlar çok
uzun süre hapşıranlar
için kullanmışlardır.
Ancak daha sonra
salgın hastalıklar artıp
da insanların ruhları
hapşırıkla beraber bedenlerini
terk etme(!) olayları
çoğalınca hapşıran insanlara
‘’ Çok Yaşa ‘’
denmesinin en doğru dua
olduğuna karar verir papa
hazretleri.
1679’da İngiltere’de halen insan
ruhunun hapşırmayla bedenden
çıkacağına inanılıyordu.
Evet, 1679 Yılında
İngiltere Kralı II.
Charles ağır bir
hastalık sebebiyle yatağa
düşmüştü ama çekiyor,
bir türlü ölemiyordu.
Doktorları, ruhunun bedeninden
çıkması için çok
çareler denediler ve nihayet
son çareye başvurdular:
Kralı hapşırtarak ruhunun
bedenini terk etmesini
sağlamak. Kralı çuha
çiçeği ve amonyak
koklatarak hapşırttılar.
Gerçekten de garibim
kral hapşıra hapşıra
gitti.. Gidiş o
gidiş…
***
Şimdi de
gelelim hapşırma ile
ilgili bazı inançlara:
Alman halk inanışında nikâhtan önce çiftlerden birinin hapşırması kötü şans
olarak yorumlanırken, vaftiz töreninden önce hapşıran bebeğin akıllı olacağına
inanılır.
Amerikan kültüründe ise pazar günü kahvaltıdan önce hapşıran kişinin ölüm
haberi alacağına inanılır.
İran’daki
inanca göre biri dilek tuttuğu zaman yanındakilerden biri hapşırdığında bu,
dileğinin kabul olduğu anlamına gelir.
Yazarın
Önceki Yazısı