Makale / Araştırma

Eklenme Tarihi : 17.02.2026
Okunma Sayısı : 69
Yorum Sayısı : 6
Göbeğine  Sağlık



Efendim  ben zaman  zaman  pek  çok  insana  lüzumsuz  bilgi  gelen  konulara  kafamı  takarım.  Bugün  de  hapşırmaya  kafayı  taktım  ama  yanlış  anlaşılmasın  hapşırmanın  tıbbi  tarafı  ile  ilgili  değilim. Ya  nesiyle  ilgiliyim? Hapşıran  insana  niçin  ‘’  Çok  Yaşa  ‘’  deriz,  o  da  bize  karşılık  olarak  ‘’  Sen  de  gör.’’  Diye  cevap  verir?  Bir  de  tabii  ki  sadece  bizde  mi  var  bu  adet  onu merak  ettim.

Ha  bu  arada  bazı  dostlar  itiraz  edip  ‘’  Hapşıran  Müslüman   hapşırdıktan  sonra  ‘’Elhamdülillah( Allah’a  şükrolsun ‘’ ‘’  demeli  bunu  duyan Müslüman  da  ‘’  Yerhamukallah( Allah’ın  rahmeti  üzerine  osun ) ‘’  diye  karşılık  vermelidir’’ Diye.

Tabii  ki  Müslüman  için  doğrusu  budur  ama  şimdi  doğru  oturalım  doğru  konuşalım:  Hapşırma  olayında  en  çok  olan  şu  değil  midir?  ‘’  Hapşuuuuu-  Çok  Yaşa--- Sen  de  gör ‘’

Yahu  tamam  iyi  de bu  hapşırma  halinde  iyi  dilekler  dileme  adeti  nereden  çıkmış?  Nasıl  çıkmış?

İşte  bunu  araştırdığımda  gördüm  ki  bu  adet  çok  eskilere  dayanıyor.

Mesela  Tevrat’ta  ölülerin  dirilişi  mucizesi  bahsinde  şöyle  bir  hikaye  anlatılır.

“Elişa eve vardığında, çocuğu yatağında ölü buldu. İçeri girdi, kapıyı kapayıp Rabb’e yalvarmaya başladı. Sonra ağzı çocuğun ağzının, gözleri ve elleri de çocuğun gözleri ve ellerinin üzerine gelecek biçimde yatağa, çocuğun üzerine kapandı. Çocuğun bedeni ısınmaya başladı. Elişa kalkıp odanın içinde sağa sola gezindi, sonra yine dönüp çocuğun üzerine kapandı. Çocuk yedi kez aksırdı ve gözlerini açtı…” 

Bu  metinden  de  anlaşılacağı  üzere  uzun  yaşamayı diğer  tüm  kavimlerden,  milletlerden  daha çok  arzulayan  Yahudilere  göre  Hapşırmak  ölümün  yakın  olduğunun  değil,  tam  tersine  hayatın  daha  da  uzayacağının  işaretidir  zira  kıssadan  da  anlaşılacağı  gibi  ölü  bir  insan  hapşırarak  hayata  dönmüştür. [ Gerçekten  de  Yahudiler  çok  uzun  yaşamayı  tüm  milletlerden  daha  çok  isterler.  Kur’an-ı  Kerim  Bakara  Suresi  96.  Ayet  bu  hususu  şöyle  ifade  eder: ‘’
Yemin olsun ki, onları insanların yaşamaya en düşkünü olarak bulursun; müşriklerden de çok; her biri ister ki bin sene yaşasın. Oysa çok yaşatılması hiç kimseyi azaptan kurtaramaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.’’ ]



Yani hapşıran  bir  kişiye  ‘’  Çok  yaşa ‘’  denmesi,  o  kişinin  de  ‘’Sen  de  gör ‘’ ya  da  ‘’ Birlikte çok  yaşayalım  ‘’ diye  cevap  vermesi aslında  bir  Yahudi  geleneğidir ve  Yahudiler  bunu  sadece  ‘’  Çok  Yaşa ‘’  Olarak  değil  aynı  zamanda  ‘’Göbeğine  sağlık ‘’  Olarak  da  ifade  ederler.  (  Göbeğine  sağlık  ne  alaka  tespit  edemedim. ) Ayrıca  hapşırana ‘’  Çok  Yaşa’’ denmesi,  onun da  ‘’ Sen de  gör ‘’  diye  cevap  vermesi Hintlilerde  de  oldukça  yaygındır. 

Peki  Müslümanlara  göre  nedir  hapşırmak?

Müslümanlara  göre bir kez,  iki  kez,  en  fazla  üç  kez  hapşırmak sağlığın  işaretidir.  O  sebeple  de  Allah’ın  verdiği  bu  sağlığın  şükrü  olarak  hapşıran  kişi  ‘’ Elhamdulillah ‘’ Demeli,  şükrü  duyan  diğer  Müslümanlar  da ‘’  Yerhamukallah ‘’  diye  karşılık  vermelidir.

Peki  kişi  3’ten  fazla  hapşırırsa?

Ciddi  bir  sağlık problemiyle  karşı  karşıya  olduğuna  hükmedilir.  Derhal  bir  tabibe  muayene  olmalıdır.

Peki  Hıristiyanlarda  durum  nasıldı?

Hıristiyanlarda  durum  oldukça  farklıydı.. 

Eski  Yunan’da  insanların,  ruhlarını  başlarında  taşıdıklarına  inanılırdı. İnsan hapşırdığında  ruhu  zedelenir,  başından uçacak  duruma  gelirdi. O  sebeple kişi  hapşırınca ardından  dua  edilirdi  ruhu  bedenini  terk  etmesin  diye.

Roma  Kralı  Sezar,  hapşırmayı  kutsal  bir  olay  olarak  kabul  etmiş  ve  askerlerine,  hapşıran  insanları  selamlamalarını  emretmiştir. İnsanlar  ise  bu  dönemde  hapşırdıklarında  başlarına  gelebilecek  her  türlü  kötülüğe  karşı  Jüpiter’e  sığınırlardı.  ‘’  Yüce  Jüpiter  bizi  koru ‘’ diye  dua  ederlerdi.


Sonra  malum  bu  insanlar  Hıristiyan  oldular.

Peki  Hıristiyan  olduktan  sonra  hapşırmak  ile  ilgili  inançlarında  bir  değişiklik  oldu  mu?

Bu  soruya  cevap  vermeden  önce  bir  hususun  altını  çizelim:

Aşağı  yukarı  tüm  dinlerde  insan  ruhunun  nefesle  birlikte  ağzından  dışarı  çıktığı  ve  insanın  bu  surette  öldüğüne  inanılır. Ancak  Hıristiyanlık  dünyasında  bu inanç  biraz  abartılmış  ve  oldukça  uzun  bir  süre insan  eğer  hapşırırsa  ruhunun  da  bedeninden  çıkacağına  inanılmıştır. 

Yani  Müslümanlar ve  Yahudiler  için  hapşırmak= sağlık  anlamıma  gelirken  Hıristiyanlar  için  hapşırmak=ölüm  olarak  kabul  edilmiştir.

Ancak  Hıristiyan  dünyası  böyle  inanmakta  çok  da  haksız  değildir  zira  tüm  Avrupa’yı  kasıp  kavuran bir pandemide  hastalığın  ilk  belirtisi  hapşırmak  olmuştur.

Peki  hapşırdığı  için  ölecek  olan(!)  bir  ahiret  yolcusu  için  ne  yapmak  gerekir?

İşte  bu  soruyu  Papa  I.  Gregor’a  sorarlar,  o  da  ‘’  Huzur  içinde  yat  ‘’ demenin  uygun  olduğunu  söyler. 

Yani  efendim  bizlerin  bugün  ölüler  için  söylediğimiz  ‘’ Huzur  içinde  yat ‘’ cümlesini  Hıristiyanlar  çok  uzun  süre  hapşıranlar  için  kullanmışlardır.

Ancak  daha  sonra  salgın  hastalıklar  artıp  da  insanların  ruhları  hapşırıkla  beraber  bedenlerini  terk  etme(!)  olayları  çoğalınca  hapşıran  insanlara  ‘’  Çok  Yaşa ‘’  denmesinin  en  doğru dua  olduğuna  karar  verir papa  hazretleri.

1679’da İngiltere’de  halen  insan  ruhunun  hapşırmayla  bedenden  çıkacağına  inanılıyordu.

Evet,  1679  Yılında  İngiltere  Kralı  II.  Charles  ağır  bir  hastalık  sebebiyle  yatağa  düşmüştü  ama  çekiyor,  bir  türlü  ölemiyordu.  Doktorları,  ruhunun  bedeninden  çıkması  için  çok  çareler  denediler  ve nihayet  son  çareye  başvurdular:  Kralı  hapşırtarak  ruhunun  bedenini  terk  etmesini  sağlamak.  Kralı  çuha  çiçeği  ve  amonyak  koklatarak hapşırttılar.  Gerçekten  de  garibim  kral  hapşıra  hapşıra  gitti..  Gidiş  o  gidiş…


***

Şimdi  de  gelelim  hapşırma  ile  ilgili  bazı inançlara:

Alman halk inanışında nikâhtan önce çiftlerden birinin hapşırması kötü şans olarak yorumlanırken, vaftiz töreninden önce hapşıran bebeğin akıllı olacağına inanılır.


Amerikan kültüründe ise pazar günü kahvaltıdan önce hapşıran kişinin ölüm haberi alacağına inanılır.

 

İran’daki inanca göre biri dilek tuttuğu zaman yanındakilerden biri hapşırdığında bu, dileğinin kabul olduğu anlamına gelir.



Peki  çeşitli  kültürlerde hapşıran  kişiye  ne  denir?

Azerbaycan  Türkleri “Sağlam ol!”,
İranlılar “Afiyet (sağlık, esenlik) olsun!”,
Boşnaklar “Sağlığına..”,
İrlandalılar “Tanrı bizimle olsun!”,
Danimarkalılar “Yararına olsun!”, Ermeniler “Uzun yaşayıp başarılı olasın!”,
Çekler “Tanrıya selam!”,
Finler “Sağlığına…”,
İzlandalılar “Tanrı sana yardım etsin!”,
Maltalılar “Yaşa!”,

Ruslar “Sağlıklı ol!”,
Vietnamlılar “Doğa ana kutsasın! ‘’  Derler.

Bu arada  unutmadan  ilave  edeyim:  İslam geleneğinde hapşırmanın  Rahmani,  esnemenin  Şeytani  olduğu  inancı  da  vardır. [Buhârî, Edeb 125, 128, Bed'ül-Halk 11; Müslim, Zühd 56, (2994); Ebû Dâvud, Edeb 97, (5028); Tirmizî, Salât 273, (370), Edeb 7, (2747, 2748)]

Not: 
Bu yazının hazırlanmasında Doç. Dr. Haldun Narmanlıoğlu'nun '' Hapşırığın Çok Yaşatan Tarihi '' adlı makalesinden geniş olçüde faydalanılmıştır.



( Göbeğine Sağlık başlıklı yazı Sami Biber tarafından 17.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu