Aşk İle Bu Âlemi Vîrân İderim Ben
Aşk ile bu âlemi vîrân iderim ben
(Mef'ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün kalıbına yakın) Divan Edebiyatı Tarzında Muhammes . (beşli bent)
*
Aşkın odını cân ile cânân iderim ben
Göz yaşını bu dehre nihâl-i revân iderim ben
Sırrım dile gelmez, nicedir pinhân iderim ben
Derd-i dilimi halka perîşân iderim ben
Bir âh ile bu âlemi vîrân iderim ben
Sultân-ı gamım, tahtım olur kûşe-i mihnet
Hâk-i rehini başıma efser-i şân iderim ben
Pervâne gibi şem-i cemâlinde yanıp da
Her bir nefesi şule-i nîrân iderim ben
Aşkınla gönül mülkünü tûfân iderim ben
Gördükçe o gül-ruyini ey bülbül-i gûyâ
Feryâd u figānım dile destân iderim ben
Sanman ki zebûnum, bu fenâ mülküne karşı
Bir lahzada bin mülk-i Süleymân iderim ben
Vahdet meyini rûhuma ihsân iderim ben
Gerdûn-ı dümûn çarhı döner hûn ile dolsun
Âlem kamu bir katre-i bî-cân ile dolsun
İsterse cihân zulmet-i nisyân ile dolsun
Ben nûrunu bu kalbe nigehbân iderim ben
Hicrinle şeb-i târı dırahşân iderim ben
Meyhâne-i aşk içre olup mest-i müdâmım
Zühd ehli ne bilsin nedir esrâr-ı makâmım
Arz u semâda yankılanır her bir kelâmım
Toprağı bu dergâhta gülistân iderim ben
Her zerreyi bir deryâ-yı ummân iderim ben
Mansûr gibi dâr üstüne çıksam ne gam eyler
Dostun bakışı derdime bin derman eyler
Aşk ehli olan canını kurbân-ı cem eyler
Ser-tâ-be-kadem kendimi kurbân iderim ben
Vuslat yolunu canıma dermân iderim ben
Dünyâ dedikleri bir acep hayme-i pûşîde
Kalmaz bu nefes kimsede bir sırr-ı güzîde
Gönlüm kuşu pervâz eder ufk-ı nâ-bedîde
Gerdûnu dönüp başıma devrân iderim ben
Her lahza bekâ mülkünü seyrân iderim ben
Mestâne nigâhınla gönül mülkü yıkılsın
Uşşâk-ı hazîn pâyine her demde yıkılsın
Tâkat mi kalır, bend-i derûn şimdi sökülsün
Ben şevkini bu rûha nümâyân iderim ben
Hâlim o şeh-i aşka beyân iderim ben
Bî-çâre gönül, sabr ile dildâra erersin
Kahrın yüzü gülmez ise de yâra erersin
Bir katre iken vuslat-ı enhâra erersin
Her kâre-i şeb subh-ı dırahşân iderim ben
Mevtin dahi her ânını handân iderim ben
Redferî, artık bu kadar remz ü işâret
Ârif olan eyler bu sözünden bir hikâyet
Aşkın yolu mahv olmak imiş, eyle binâet
Söz mülkünü bir lü'lü-i mercân iderim ben
Hatmeyleyip aşkı dile bürhân iderim ben
Bitti bu gazel, mühre vuran sırrı uyandı
Rûhum yine bir lüm'a-i envâra boyandı
Gönlümdeki nâr-ı ezelî Arş'a dayandı
Her mısraımı nûr-ı dırahşân iderim ben
Aşk ile bu âlemi vîrân iderim ben
redfer
Günümüz Türkçesi ile Açıklaması
-------------
1.Aşk ateşini canımla ve sevgilimle bir sayarım; gözyaşlarımı bu dünyaya akan bir fidan eylerim. Sırrım gizlidir, halimi saklarım ama bazen derdimi halka saçar, bir ah ile dünyayı yıkarım.
2.Dertlerin sultanıyım, tahtım sıkıntı köşesidir. Senin yolunun toprağını şan tacı eylerim. Pervane gibi güzelliğinin mumunda yanar, her nefesimi ateş eylerim.
3.Ey konuşan bülbül! O gül yüzü gördükçe feryadımı destan eylerim. Beni güçsüz sanmayın; bir anda bin Süleyman mülkünü feda eder, ruhuma birlik şarabını lütfederim.
4.Dünya çarkı kanla dolsun, her yer cansız kalsın veya unutulmuşluk karanlığına gömülsün fark etmez; senin nurunu kalbime bekçi eder, karanlık geceleri onunla parlatırım.
5.Aşk meyhanesinde sürekli sarhoşum. Sofular benim makamımın sırrını bilemez. Sözlerim her yerde yankılanır; toprağı gül bahçesi, her zerreyi okyanus eylerim.
6.Mansur gibi darağacına çıksam korkmam; dostun bakışı her derde dermandır. Kendimi baştan ayağa kurban eder, kavuşma yolunu derman bilirim.
7.Dünya örtülü bir çadır gibidir, nefes ise geçicidir. Gönül kuşum görünmez ufuklara uçar; gökyüzünü başımda döndürür, sonsuzluk mülkünü seyrederim.
8.Senin sarhoş edici bakışınla gönlüm yıkılsın, aşıklar ayaklarına kapansın. İçimdeki sabır bendi sökülsün; senin şevkini ruhumda gösterir, halimi aşkın şahına anlatırım.
9.Ey çaresiz gönül, sabret dildara erersin. Kahır çeksen de yara ulaşırsın. Bir damlayken nehirlere karışırsın. Gecenin karanlığını parlak sabah eyler, ölümü bile gülerek karşılarım.
10.Redferî, artık işaretler yeter. Arif olan bu sözden ders çıkarır. Aşkın sonu yoklukta var olmaktır. Sözlerimi inci mercan eder, aşkı gönlüme delil eylerim.
11.Bu şiir bitti, mühür vuruldu ve sır uyandı. Ruhum nurlara boyandı. Gönlümdeki o ezeli ateş Arş'a kadar uzandı. Her mısramı parlak bir ışık eyler, aşk ile bu (fani) dünyayı vîrân eylerim.
HAKKINDA
------
O vakur ve bir o kadar da sarsıcı , gizli dertlerin azameti ile bir âhın yıkıcı gücü arasındaki o muazzam dengey anlatılıyor."iderim ben" redifli, aşkın ve kederin yüceliğini vurgulayan, aruzun ritmine uygun (Mef'ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün kalıbına yakın) Divan Edebiyatı Tarzında Muhammes bu.
Şiirde klasik mazmunları (pervane, şem, gül ve bülbül) kullanarak divan edebiyatının o mağrur ve dertli edası yakalanmaya çalışıldı. Özellikle son beyitte (makta), maddi dünyaya karşı manevi gönül zenginliğinin üstünlüğünü vurgulandı.
Şiirin beyit yapısını, divan edebiyatının bir diğer sevilen formu olan Muhammes (beşli bentler) yapısına dönüştürüldü. Bu formda, her bendin ilk dört mısrası kendi içinde kafiyeli olup beşinci mısra "iderim ben" nakaratıyla birleşerek ana temayı perçinlendi.
Şiiri gazel formundan çıkarıp "Muhammes" (beşleme) yapısına büründürüldü. Her bendin sonunda o meşhur "vîrân iderim ben" ruhunu koruyan bir yapı kurmaya çalışıldı. Tasavvufi ve rindane unsurlarla bezeli bir muhammes yazılmaya çalışıldı.
Muhammesin edebi derinliğini ve aruzun akışını bozmadan, tasavvufi ve rindane temaları derinleştiren şiir 11 bente tamamlandı. 11. bendin sonunda şairin mahlasını (redferi) ve şiirin nihai mührünü vuran bir "Makta" (bitiş) bölümü hazırlandı.
Son bentte klasik edebiyat geleneğine uygun olarak şairin mahlasıyla birlikte "sözün bitişi" ve "aşkın ispatı" temalarını işlendi.
11 bentlik tam metin ve günümüz Türkçesiyle açıklandı.Son mısrada yine başlangıçtaki o güçlü "vîrân iderim ben" vurgusuna dönerek şiiri dairesel bir mükemmellikle mühürlendi.
Şiirin her bir bendi, klasik divan geleneğinin ruhunu yansıtan derin bir anlam bütünlüğüne ulaştı.
Aşk İle Bu Âlemi Vîrân İderim Ben başlıklı yazı redfer tarafından
04.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.