
Saklı sırlar hazinesi tam da göğsümde
çok derin bir mevzuu bu, hem muallim ne sen sor ne de söylemekten imtina
ediyorum demeyeceğim çünkü vuku bulan o esareti tüm gücümle alt ettim.
Haznesi yorgun zamanların ve fıtratın
Devasa hazinesi
En makbulü de renklerin
Varsa yoksa ben beyaza talibim
Beyaz da bana
Ve vardığım kadar da
Aşkın doruğuna
Erişkin olsam da çocuk kalmam da işte
bu yüzden
Serveti fünun mu dersin yoksa peşin
midir verdiğin hüküm?
Şimdi söylüyorum ama
Bilirim ki az sonra sen beni pişman
edersin
Pişmaniye gibi dağılsa ne ki dünyam
Ben talibim içimdekine
Dış sese de saygılı hep de muhatap
alıp
Yorgunluğunun ve adamlılığın kalıbı
Hem de kız başıma
Bayrak açtığım
Zaferlerimi illa ki tepeye taşıdığım
taşıyacağım
Omzumda yük mü taşıdım da değil
Yüreğime sığdırdığım
Onca insanın onca kelamın
Başım gözüm üstüne deyip de
Selamını dahi almadığım yorgun
yılların ve zamanların
Müridi bir yangınım ben
İçime yığılı bunca söylenmemiş şey
Ruhuma tıkılı binlerce endam yeri
geldi mi hüzün yeri geldi mi neşe
Ayırdına yeni vardığım
Ki sonlanmadı
Oysaki sonlandı bilmiştim hayatımı
Eşref saatini beklediğim onca insan
Ve ruhumla yüreğimle nöbette
Solumda yürüyen karıncalar
Ayak seslerini duyana hayranlığım ve
taptığım
Aşkın zirvesinde ne mutlu ki
karşılığını aldığıma vakıfım
Yücelerin Yücesi Rabbim
Aşkın eşrafı ümmeti
El eminken de Kâinatın Son Peygamberi
Azığa alınmış bir düş
Kanadı kırık bir kuş
Düşüşe geçen bir uçak misali
Gel gör ki
O kırık pervane ile yeniden
havalandığım
Manen zengin cepkenine zimmetli
Tüm yeminlerin ederi
Zaaflarımı öldürmekle iştigal ömrü
Sanki hibe ettim edeli
Renklerin en asili
Kâh beyaza kâh pembeye çalan hayatı
Zehir edenlere de verip
veriştirmeyeli
Yazık demeden
Vakit tükenmeden
Menzile yerleşik bir roket ki
Coşkumun ve aşkımın ve inancımın endamı
ile
Koştuğum önce Mevla sonra kendim
Kavşakta bekleyen bir derviş misali
Tüm o hengâmeyi yendim yeneli
Yeneceğime de kani…
Aşkın ederi
Coşkunun seferi bekçisi
Huzura dair en güzeli
İstifli duygularınsa meali
Şiir sandığımda saklı
Sandığım sanmadığım ne varsa hem
neşeli hem yaslı
Ve işte teamülde şafak
Tevekkülde mehtap ve yürek
Bu aşka bu zenginliğe delalet
Ruhumu özgür bıraktım bırakalı
Konuşlu bir asalet
Ne de olsa ana baba yadigârı
Ve işte vuku bulacaktır da hem hukuki
Hem İlahi Adalet…