Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Bakaya Kalan Son Askersin Sen...

Bakaya Kalan Son Askersin Sen...



Müşkül renkler kıvrımlı gök kuşağının gizil tarifesinde saklı o devasa karanlık hasretinse sair yankısı.

Sözler melodik renkler baskın öncesinde ve bıçkın göğün dikiş tutmaz fermanı ölümün arifesinde…

Sevdalanmış muştular kükreyen alfabe ve işte otuzuncu harf, yangını başlatan ve halis munis mizacı şairin lakin öncesinde hırçın ve hoyrat bir fani…

Mealler yitik.

Yandan çarklı gemi batık.

Kaptansa firarda.

Kaptan köşkünde yankılanan o sessizlik.

Küpeştesi ıssız ve tenha dibe çakılmanın öncesi.

Mağdur martılar telaşlı sözcükleri gagalıyorlar yavaşça ve görünmeyen bir kılavuz ki yerinden oynatan talan eden gemiyi.

Bir frekans belki de çözülmesi an meselesi ne de olsa duygular birer reverans belki de en kıdemli referans uykunun bataryası da bitik madem o halde geri sayım başlasın.

Global bir çözümlenme ve isyanı bastıran havariler.

Gölgeler ne mahcup ne meczup alabildiğine cebbar ve isyankâr.

Ülkelerinse yok artık ülküsü ne de ahalisi ölüm an meselesi koptu kopacak alametifarikanın gizil kıyameti.

Kıyamda yolculuk.

İnsanlığa kıyılırken.

Kıvrımlı bukleleri meleklerin şairinse üzerinde uçuşan bir pelerin.

Bodoslama sevmiyorken.

Durduk yerde de yazmıyorken.

Kaderine ise talepkar değil artık yürek ne de olsa kundakladı kaderi keder.

Olaya müdahil olanlar beklemede an meselesi tırmıklarını geçirmeli leş kargalarını ve işte yağdıkça yağmur nasıl da pervasızca s/üzülüyor üzerlerini boyadıkları o beyaz yalancı esvap.

Ne karakaşına âşıklar şairin ne de kara gözüne ne de kara kalemi gel gör ki karaladıkça şair ve işte teyakkuza geçti her biri.

Renkler kara.

Ruhlar kara.

Gözlerse karanlık ve ışıyan güneşe düşman yazan şaire sunulası o ferman gel gör ki yazılan her kelime ve cümle yalan.

Gün ağarmakta.

Yürek ışımakta.

Makber yolcusu kalmasın, diyen muavin şoför ise direksiyonda ve bastı işte radyonun düğmesine o uğursuz sol eli:

Tüm yolcular dinlemede çalan hangi melodi saklar ki ölüm korkusunu?

Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.

Oysaki vakit çok erken mademki her ölüm ertelenmeli.

Güruh ve günahları.

Sevabı bol bildikleri haram rızıkları.

Aşksa sulu göz ya da eskidendi ne de olsa rağbet başka şeye belki beşi bir yerde belki de gözü dışarıda gel de anlat, be şair:

En iyisi sen al kalemi.

Yont da o minyon yüreği ve de sık sıkabildiğin kadar dişini asla da aldırış etme sirenlere bir de sinenlere:

Hem bak nasıl ki sinende yangın!

Bak yazılmadı henüz ölüm fermanın!

Bakaya kalan son askersin sen.

Bekası tez elden.

Aşkın ziyneti iken özlem.

Özleminden feragat eden matem.

Mabedinin ince duvarları varsın asılı kalsın yalnızlığın uçuşan duvağı.

Ruhtur öncesinde kıyama duran ve zamanı gelince bedeni terk eden lakin şair için durum karmaşık belki de ruhtur telaşsız gel gör ki na’şında saklıdır ölümden önceki yakarış.

Muhtıra verildi.

Oylar kullanılmadı henüz.

Hedefse menzilde.

Kararan gözlerine inmeden de ölümcül perde.

Yâdında dünün tecelli edecektir o teselli.

Yareni de yâri de terk etti edeli.

Gel gör ki şairin henüz sonlanmadı vazifesi.

Hak.

Hukuk.

Aşk.

Gıybetin kirinden uzak bir o kadar içine düşülesi tuzak.

Ruh coşkulu.

Beden yorgun.

Dimağı nasıl da açık ve billur.

Ve işte okunan sabah ezanı…

Uçuşan perde.

Şairin başörtüsü elinde kutsal kitabı dilinde de gönlünde de eser Yasin’in huzur veren rüzgârı.

Tan vakti.

Tam vakti.

Tantana yapana duyduğu sair öfke yine de geçiştirebildiği…

Şair ki ne köle.

Hele ki kula tövbe.

Aşkın zarif çağrısı anar da anar yüreği, ana hasretinin dinmez ağrısı.

Gün bu gün.

Vakit şimdi.

Esen rüzgâr uçuşan saçları.

Ruhunda koşturan yılkı atı.

Şairin de eli armut toplamıyor ki…

Azat edilesi ve de öncesinde azabı yüklendiği aşkınsa kordan nefesi şairin ölü nefsi.

Azadesi düşlerin.

Ruhların suresi.

Kimi yalancını sureti.

Şair temkinli yolunda izinde.

Şair yufka yürekli olsa da af etmeyecek ihaneti.

Dingin güne meyyal.

Aşk ki şakağından vurulan hilal.

Şirk koşanlara asla rıza göstermeyecek İlahi Külliye.

Ve işte beşer ve işte cüzi irade…

O halde yola devam yılan da düşman da uyanmadan ki:

Uyansa ne ki var mıdır korku şairde?

O bir asker.

O bir nefer.

O ki kıblesinde saklı haysiyeti okuduğu sureleri mademki de vardır şairin tek bir sureti.

Cüssesi ne ki hem?

Yine de korkmalı zalim ne de olsa başkumandandır Huda:

Rabbine sadık o İlahi Sevda ki manzumelerin tüm hikâye ve nesirlerin nasıl ki başkahramandır şair ve aşk iken elem ve yine aşk iken Elham; Allah yolunda kutsandığına delalet bilsin ki zalimler: bu asla değildir bir rüya varsa yoksa Huda’nın rahmeti.

Vesselam.

 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 4
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Bakaya Kalan Son Askersin Sen...

Bakaya Kalan Son Askersin Sen...

GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK...