Gönül Çölünde Bir Kuş

 Mavi gökyüzünde uçan bir kuş. Vahşi Stok Fotoğrafı 2623579065 | ShutterstockMavi gökyüzünde uçan bir kuş. Vahşi Stok Fotoğrafı 2623579065 | Shutterstock

Bu satırlar, kelimelerin ışığında gönle dokunmak için yazıldı. Her menzil bir iç kapı, her kapı bir dokunuş… Ayrılıktan özleme, özlemden insanca buluşmaya uzanan bu yolculukta, ben sadece bir yolcuyum; kelimeler ise yolun kendisi diyerek başladım yazmaya.

Bir zamanlar, kalabalıkların ortasında yalnızlığını taşıyan bir adam vardı. Adı yoktu, çünkü herkes ona farklı bir isim verirdi: kimi “yolcu” derdi, kimi “suskun”, kimi de “umut”. O ise kendi içinde sadece bir ses duyardı: “Gönlünü dinle.” Bir gün, içindeki yorgunlukla bir çölün kapısına geldi. Çöl, ayrılıkların ve özlemlerin kumlarından örülmüştü. Her adımda ayakları batıyor, ama kalbi hafifliyordu. Çünkü her kum tanesi, geçmişte söylenmemiş bir sözün yankısıydı.

Tam çölde kaybolacağını sandığı anda gökyüzünden bir kuş indi. Kanatları ışıkla dokunmuş gibiydi. Kuş ona şöyle dedi.

 — Senin yükün kelimelerden yapılmış. Onları bırakmazsan yol bulamazsın.

Adam, yıllardır sakladığı kelimeleri bir bir çöle bıraktı: “özlem”, “kırgınlık”, “umut”, “sevda”… Kumlar bu kelimeleri yuttu, ama gökyüzü parladı.

Kuş tekrar konuştu.

— Artık boşsun. Boşluk korkutmaz, çünkü boşluk yeni bir şarkının doğumudur.

Adam, gökyüzüne baktı ve ilk kez kendi adını duydu: “İnsan.” O anda anladı ki, bütün yolculukların menzili tek bir kelimeye varıyordu: dokunmak.

Ayrılığın Kapısı

Adam çölde yürürken ilk kapıya rastladı. Kapı, paslı bir demirden yapılmıştı ve üzerinde tek bir kelime yazıyordu: “Ayrılık.” Kapıyı açtığında içinden eski dostların yüzleri, yarım kalmış cümleler ve vedaların yankısı döküldü. Adam anladı ki ayrılık, aslında bir başlangıçtır; çünkü her gidiş, yeni bir yolun işaretidir.

Uzakların Çölü

Yol onu daha derin bir sessizliğe götürdü. Çölün ortasında hiçbir ses yoktu, sadece rüzgârın taşıdığı uzak hatıralar. Adam, bu sessizlikte kendi kalbinin sesini duymayı öğrendi. Uzaklık, aslında içteki yakınlığı hatırlatan bir aynaydı.

Özlemin Vahası

Tam tükenmek üzereyken karşısına bir vaha çıktı. Vahada su değil, kelimeler vardı. Her damla bir sözdü: “Seni bekledim”, “Unutmadım”, “Buradayım.” Adam bu sözleri içti, kalbi serinledi. Özlem, insanı tüketmez; aksine yeniden diriltir.

Dokunuşun Şarkısı

Son menzilde gökyüzü açıldı. Kuş geri döndü ve ona bir şarkı söyledi. Şarkının nakaratı tek bir kelimeydi: “Dokun.” Adam anladı ki bütün yolculuk, gönüllere dokunmak içindi. Çünkü insanca olan tek şey, bir kalbi diğerine değdirmekti, vesselam.

Mehmet Aluç

Not: Görsel alıntıdır.
( Gönül Çölünde Bir Kuş başlıklı yazı kul mehmet tarafından 29.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu