İklimsiz bir çiçek ya da çiçeksiz
iklim
Sözcükler gibi yoldaş şaire imgeler
ve tevekkülü
Derinde
Tekrar etmeden
Tahayyülü şiire dönük yüzünde
Kâh açar gülü
Kâh döker külü
Renklerin rabıtası
Islıklanmış bir şarkı iken de yüreğin
o mağrur fısıltısı
Devingen bir iklim
Evreleri kaça b/ölü ise ömrün
Göğün getirdiği tekbiri
Yudumlayan şiiri
Solmasın diye de kabirde açan çiçeği
Tek kelamsa yiten bir sihir gibi
Sözcüklerin gücü
Kalbin kalibresi
Sancılı bir döngü
Meali
Kâh yitik
Kâh başlarken yeniden
Sonlanmadan da o sihir
Tekmili
Ve nasıl da temkinli
Öğretiler cebbar
Hazan değil bakın sahnede ilkbahar
Muadili bir gelincik
Sevecen sesinde evrenin
geçecekmişçesine ömür
Tahammülü zor
Tasviri sıra dışı
Sözcükler ve kalem nasıl da şairin
yoldaşı
İçmeden o günü
Doymuşken çoktan da gözü
Delişmen ruhu
Solar mı sahiden de mutu?
Feveran eden kimi zaman
Tahammülden öte duygular iken fink
atan
Sarı benizli gece
Solmadan günü koydu mu iç cebe
Kaldı mı geride akşamın ç/ağrısı
Batmayacakmışçasına güneşi
Islıklayan o sessiz yankı
Ritmi kayıp bazen
Ederi neydi ki ölmeden?
Muzip idi oysa şair
Kefen bezi ıslak nasıl da ağır
Yaştan mütevellit damlar da damlar
Ne mezardır
Sır tutan
Ne meali sıradan
Kayıp ruhlar konçertosu
Salvolar ve sözcükler dolunayın
tortusu
Misali
Çöker
Yıldızlar iken g/izleyen
Güneşi dahi mest eden
Ve işte İlahi Işık sızarken usulca
Can bulması an meselesi
Ölüm çok yakınında olsa da
Muktedir olan
Muteber ve de
Hüznün örtüsü ağırca çekilirken
geceden
Sabahın yontusu
Gecenin kayıp yorganı
Varsa yoksa aşkın yongası
İndinde mezarın
Vakti dolmadan
Göç eder mi sahiden de şair?
Öcünü almadan iblisten
Sadece meleklerdir duyan
Yoluna asilce baş koyan
Baş eğmeden düşmana
Yel değirmeni değil asla
Yelin sesi
Hele ki elin kızı
Öğretiler yadigâr anadan babadan
Elbet anlayana
Ardıç kuşunun kanadından damlayan o
kan
Özgürlük hiç olmamıştı bu kadar uzak
Yakın bildiği kimse kurduğu tuzak
Aşk ki endamı yitik bir resim
Şair ki sevecen bir nesir
Esir düşmediği kadar nefsine
Kul köle de olmayacaktır o zalime
Ne de olsa emir büyük yerden