Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
redfer redfer
11.04.2026 · 276 · 2 · Tahmini 2 dk okuma
Yıldız Yazı 12.04.2026
PDF olarak indir

“Kahve Molası” şiirini çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Kahve Molası

Kahve Molası
Bugün on nisan... 
Koca şehrin orta yerinde, 
Adımlarım o dar sokaklara düşüyor; 
Henüz ismini dahi bilmediğim bir özlemin peşinde, 
Üsküdar vapurunun yorgun pervaneleri gibi. 
Her adımım bir öncekinin izini silerken, 
Geriye sadece Kız Kulesi’nin 
O sessiz ve derin yalnızlığı kalıyor.

İşte bu yüzden attığım her adım; 
Aslında yalnızlığımın Boğaz rüzgârıyla dağılan Kadim bir tesellisi... 
Yıkık dökük düşüncelerle Üsküdar İskelesi’ndeyim, 
Masmavi denizin dalgalarına dalmışım.
Yorgun argın caddeleri tek başına adımlarken, 
İkindi; Çengelköy’de bitmek bilmeyen bir nakarat gibi 
Yineliyor kendini ulu çınarın altında. 

Boğaz’ın bağrından kopup gelen durgun sular gibiyim, 
Dip akıntılar peşime düşmüş; 
Görünenin ötesine, 
Boğaz’ın o dilsiz derinliğine doğru akıyorum.
"Dünya bir pencere" dediler; 
Oysa dünya, Kanlıca’daki o kahvede bakıp geçtiğim 
O camdan ziyade, 
Ruhumun üzerine çekilen o incecik perdeymiş... 
Durup dinlenmek sadece bedenimin değil, 
kalbimin de ihtiyacı. 

Çok iyi gelir bir kahve molası.
Her yudum alışımda 
şehre biraz daha yabancılaşıyorum; 
Her nefes verişimde hedefime biraz daha yaklaşıyorum. 
Her yeni eskir, her doğan zeval bulur; 
Zaman beni de kendi avucunda öğütüyor. 

Evet, bir gölgelik bu dünya işte; 
Bense o gölgede yolları adımlayan garip bir yolcu...
Varlığım; gitmekle kalmak arasındaki o ince çizginin üstünde, 
Kimi zaman mecalsiz, 
en çok da usanmış... 
Yürüyorum, kendi gurbetimde kendime rastlamayı umarak. 

Çocuklar sokaklardan çekilince, 
Akasya çiçekleri uykuya daldığında, 
Başım avuçlarımın arasında, Bırakıyorum kendimi o garip sessizliğe, 
Bir "of" çekerek içime.
Işığı, ayazı ve tüm varlığıyla upuzun bir cadde gece; 
Belki yaktığım o son sigaranın dumanında, 
Dakikaların o güzelim yok oluşunu seyretmekteyim.
Yani benim payıma düşen saatleri... 
Bir perde çekilirken gökyüzüne, 
Kalp sesimin yankısını dinliyorum sabah ezanına kadar.

Gidiyorum işte; solgun bir rüya gibi sessiz, 
Ardımda bir avuç kül bırakarak. 
Her şey tamam... 
Gün ağarıyor, gökyüzü beyaz bulutlara bürünüyor; 
İçinde bir sürü koyu düş saklı.

Yağmur çiseliyor... 
Nisan yağmurları her şeyi yıkayıp durulasa da 
Sinemde sönmeyen kor ateş; 
Kalbimin o derununda saklı kalan anlar, 
Bu gecenin en sadık bekçisi. 
Zira biliyorum, 
bugün yeni bir hikâyenin başlangıcı 
Ve biliyorum ki bugün, 
Dünkü zamanın içinden yeniden geçeceğim.

Sıradan bir zamanda; 
Ne yapmak istediğini bilmek 
Ya da yapılması gereken şeyin farkında olabilmek önemli. 
Gül gibi yaşayıp gidiyorum doğrusu; 
Yine de içe sinmeyen şeyler var. 
Ne bileyim; yeni fikirler mesela...
ne şekilde sağladığınıza 
Ya da bütünsel bir tutarlılık arz edip etmediğinize bakmıyor.

Lütfen artık birileri çıksın 
Ve bir şeylerin hâlihazırdaki gibi olmayabileceğini söylesin; 
Mümkünse ikna etsin beni.


redfer

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Kahve Molası

Kahve Molası

redfer redfer