Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
5 (1 oy)

Namussuz

Namussuz

"Namussuz" reddifli bu manzume, klasik Türk edebiyatının (Divan şiiri) biçimsel özelliklerini taşkın, sitemkâr ve didaktik (öğretici) bir üslupla harmanlayan oldukça güçlü bir hiciv ve öğe (yergi) örneğidir.


Şiirde, tasavvufi aşkı ve sadakati terk edip dünyanın geçici zevklerine, paraya ve nefsine köle olan "sahte mukaddesatçı/riyakar" bir tip (zâhid, ham softa) sert bir dille eleştirilmektedir. 


Aruzun Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Feûlün kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye Şeması: aa, ba, ca, da, ea... (Klasik gazel/kaside düzeni). Rediften önce gelen "-âr" sesleri (kâr, esrâr, var, gülzâr...) vasıtasıyla zengin kafiye kullanılmıştır. Şiirde yüksek bir ahenk ve ritim hakimdir.


*


Aşkı bir bîgâne meclis kılmış el kârı sanıp, 

Satmış âlem ehline esrârı, ey nâmussuz!   


Cânı cânâna fedâ eyler hakîkî âşıkân, 

Sen saklarsın bu mûrdar varı, ey nâmussuz!   


Sîneden âh etmedin bir kez sadâkat râhına, 

Terk edip gitmişsin ol gülzârı, ey nâmussuz!


Hacle-i irfâna lâyık görmedi zâhid seni, 

N’eylesin her bir dirahşân nârı, ey nâmussuz!   


Kıble-i aşkı unutup secde edersin sîme, zere, 

Eylemişsin kendine dîn dârı, ey nâmussuz!   


İmanı pâki mülevves toprağa kıldın feda, 

Mihr-i candan seçmedin bîmârı, ey nâmussuz!   


Mest olup nefs-i harîsin kâsesinden rûz u şeb, 

Görmedin hak yoldaki mîmârı, ey nâmussuz!   


Bülbül-ü şeydâ figān eyler seher vaktinde bak, 

Duymadın kalbinde bir tîmârı, ey nâmussuz!


Kûy-ı cânândan kaçıp ağyâra bende olmuşun, 

Sarmasın zülfün sana deyyârı, ey nâmussuz!   


Arsa-i kevn ü mekânda dâvâ-yı Mansûr edip, 

Çekmedin dâr üstüne bu dârı, ey nâmussuz!   


Tâc u hırkayla mürâîlik satarsın halka 

hep, İç yüzün hep şehvetin jengârı, ey nâmussuz!   


Zulmet-i cehlinle bahr-i nûra istersin leke,

 Söndüremezsin o ulyâ nûrı, ey nâmussuz!   


Seng-dil kalbinle kırdın kaç gönül mîmârisin, 

Yıkasın bir gün ecel dîvârı, ey nâmussuz!   


Katre-i eşkin dökülmez hacle-i ihlâsa hiç, 

Zâyi’ ettin sendeki mîyârı, ey nâmussuz!


Pûte-i aşk içre yanmaz bî-basîret tıynetin, 

Eylemiş rüsvâ bütün efkârı, ey nâmussuz!


Rûz-ı mahşerde kurulsa mîzân-ı adl-i İlâh, 

Âşikâr eyler HUDÂ esrârı, ey nâmussuz!


Gözlerin kördür hakîkat pîrine karşı senin, 

Duymadın kalbinde rûhî târı, ey nâmussuz!


Ağlasın feryâd edip ey dûn-ı güm-râh âkıbet, 

Gez durursun çölde bî-pervârı, ey nâmussuz!  


Ey Redferî, sözlerin bir tîğ-i bürrandır ona, 

Kesemez gafletteki hûşyârı, ey nâmussuz!



redfer


Beytlerin Günümüz Türkçesiyle Anlamları


1. Beyit: Aşkı, yabancıların meclisinde aleaddat bir el işi, bir ticaret malı sanmışsın; kutsal olan o mahrem sırları dünyaya, ehil olmayan kişilere satmışsın.


2. Beyit: Gerçek aşıklar canlarını sevgilinin yoluna göz kırpmadan feda ederler; sen ise şu geçici, mundar ve değersiz varlığını (canını/malını) sakınır, esirgersin.


3. Beyit: Sadakat yolunda, kalbinin derinliklerinden samimi bir tek "ah" bile etmedin; o güzelim gül bahçesini (vefa iklimini) öylece terk edip gittin.


4. Beyit: Ham softa (zâhid) bile seni irfan odasına, hakikat evine layık görmedi. O parıl parıl parlayan ilahi ateş, senin gibi bir odunu neylesin, nasıl eritsin?


5. Beyit: Aşkın gerçek kıblesini unutup paraya (gümüşe) ve altına secde eder olmuşsun; kendine şu fani dünyayı din edinmişsin.


6. Beyit: Sendeki o tertemiz imanı, kirli ve pis bir toprağa feda ettin. Can güneşinin aydınlığını, karanlık dertlerin hastalıklı halinden ayırt edemedin.


7. Beyit: Gece gündüz o hırslı, doymak bilmez nefsinin kadehinden içip sarhoş gezdin de hakikat yolunu inşa eden o ulu mimarı (mürşidi) bir an olsun göremedin.


8. Beyit: Bak, çılgın bülbül seher vaktinde aşkla inleyip feryat ediyor; sen ise kalbinde o feryadın açacağı manevi bir yarayı, bir iyileşme çabasını hissetmedin.


9. Beyit: Sevgilinin mahallesinden kaçıp yabancılara, düşmanlara kul köle olmuşsun. O nankör saçların tek bir teli bile senin gibi bir yurdu, bir ahbabı sarmasın, sana yar olmasın!


10. Beyit: Şu varlık ve mekân meydanında "Enel Hak" diyerek Hallâc-ı Mansûr gibi dava adamlığı taslarsın; fakat o davanın hakkı olan darağacına şu fani canını/bedenini asla çekmedin, fedakarlık yapmadın.


11. Beyit: Başına taktığın taçla, sırtındaki derviş hırkasıyla insanlara sürekli iki yüzlülük, riyakarlık satarsın; oysa senin iç yüzün büsbütün şehvetin ve nefsin pasıyla kararmış.


12. Beyit: Kendi cehaletinin zifiri karanlığıyla, o uçsuz bucaksız nur denizine leke çalmak istersin; fakat senin o kirli nefesin, o yüceler yücesi ilahi nuru asla söndürmez.


13. Beyit: O taş gibi kaskatı kalbinle kim bilir kaç insanın gönül sarayını, hatırını yıktın. Elbette bir gün ecel duvarı da senin o fani bedenini öylece yıkıp geçecektir.


14. Beyit: Samimiyet ve ihlas odasına tövbe niyetine tek bir damla gözyaşın bile dökülmez; sen insanı insan yapan içindeki o ahlak ve vicdan ölçüsünü tamamen zayi ettin.


15. Beyit: Senin o basiretsiz, kör yaratılışın aşkın potasında eriyip temizlenmez. Bu hamlığın ve samimiyetsizliğin, kafandaki bütün o gizli fikirleri, niyetleri aleme rezil rüsvâ etti.


16. Beyit: Mahşer günü Allah'ın mutlak adalet terazisi kurulduğunda; Hak Teâlâ senin o sakladığın, gizli kapaklı yürüttüğün tüm sırları ve kötülükleri gün yüzüne çıkaracaktır.


17. Beyit: Hakikat pîrinin, mürşidinin önünde gözlerin öyle bir kör olmuştur ki, kalbinde o ilahi ve manevi sazın/telin sesini, o manevi uyanışı bir kez bile duymadın.


18. Beyit: Ey yolunu kaybetmiş alçak! Sonunda ne kadar ağlayıp sızlasan, feryat etsen boş; artık sığınaksız, koruyucusuz ve perişan bir halde çöllerde avare gibi gezer durursun.


19. Beyit: Ey Redferî! Senin bu sözlerin onun için keskin bir kılıç gibidir. Fakat ne çare ki, gaflet uykusuna dalarak kendini uyanık sanan o cahili, hiçbir keskin kılıç kesip de uyandıramaz!


redfer


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)
  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Namussuz

Namussuz

redfer redfer