Arayan Mevlasını Aranan Belasını Nasıl Bulur 7 Bölüm
ARAYAN MEVLASINI,
ARANAN BELASINI NASIL BULUR-7. BÖLÜM-
Ayda en az 15 kişiye nasıl kolay para kazanacaklarını, nefret ettikleri işlerinden kurtularak günde sadece iki saat çalışmak suretiyle nasıl tüm hayallerine kavuşacaklarını anlatacaktık.
Peki sorarlarsa ‘’ Siz bu hayallerinize ulaştınız mı? Diye’’
Allah sizi inandırsın hiç kimse sormadı. Hatta dahası ‘’ Serbest Girişimci nedir? Neye yarar? Yenilir mi içilir mi?’’ Diye soran bile olmadı. Gelen çayımızı kahvemizi içip kekimizi yedikten sonra ‘’ Kesenize bereket gonşu’’ deyip çekti gitti, giden de aynı şeyi yaptı.
Peki benim hiç mi öğretmen arkadaşım yoktu? Onlara anlatsaydım ya planı?
Anlatmaz olur muyum. Anlattım tabii ki. Ama 850 Tl verip kiraladığım Fethiye Endüstri Meslek Lisesi salonundaki toplantıya hiç biri gelmedi.
Yok yok öğretmen arkadaşlarıma sitem etmemeliyim. O kadar çok komşudan, akrabadan kim gelmişti ki.
Koskoca salonda sadece eşimin rahmetli amcasının hanımı, amca oğullarından biri, üç beş salonda koşturup duran çocuk ve bir iki ‘’ Öööööf sıkıldık yahu film ne zaman başlayacak ?’’ Beklentisi içindeki ergenden başka kimsecikler gelmemişti.
Tüm bunları anlattım sponsorumuza
-Maalesef bir toplantı yapalım dedik gelen giden olmadı sayın sponsorum.
-Yanlış yapmışsınız. Önce ben yapacaktım toplantıyı. Siz nasıl yapılacağını görecektiniz..Ondan sonra da siz yapacaktınız. Bu işte en önemli kural senden üsttekileri kopyalamaktır.
-Tamam madem. Seni de göreceğiz. Bu millet gelmez anacım. Bunlar hep cahil- cühela köylü takımı…Ne anlarlar kaliteden, ne anlarlar sağlıklı yaşamdan? Bunlar alışmışlar ‘’ Ne alırsan bir lira’’ olayına. Hepsini topla bir adam etmez. Sığır ya bunlar. ( Artık sınıf atladım ya daha bir kaç ay önce benim de onlardan biri olduğumu unutmuştum. )
-Ah Sami Beyciim…Biz ne sığırlardan ne zümrütler, yakutlar, elmaslar çıkardık bir bilsen…
-Yani bizim bu sığırlardan bile elmas çıkar diyorsun?
-Tabii çıkar. Hatta senden âlâsı bile çıkar ( O zamanlar bu sözün altında yatan manayı anlamamıştım. Hâlâ da tam çözebilmiş değilim. Benden âlâ elmas mı olmazdı yoksa sığır mı?)
Derken efendim bizim evde bir toplantı daha yaptık. Bu sefer milleti oturtacak sandalye bulamadık. Komşular akın akın.
Allah Allah…Ulan bu öküzler ben çağırınca gelmiyor da Sponsor çağırınca nasıl akın akın koşuyorlar? Onu tanımaz etmezler ben ise en azından iki senelik komşularıyım. Eşim neredeyse hepsi ile akraba…
Mesele anlaşıldı sonra. Benim hanım tüm akrabalarına, komşulara ‘’ Bize bir misafir geldi kimin ne sağlık problemi varsa ona göre ilaç veriyor ‘’ deyince özellikle seralarda sıcaktan anası gevremiş, belleri bükülmüş zavallı kadın komşular, yaşlı dedeler, nineler, romatizma siyatik, lumbago hatta kulunç şikayeti olan bile ‘’ Minire’ye ( Onlar Münire demezler Minire derler hep ) bir doktor gelmiş. Bedava muayene ediyor , herkesin derdine göre ilaç veriyormuş’’ söylentileri ile bizim eve akın etmişler.
Tabii ki sponsorun derdi ürün tanıtımı değil. O ürünler hakkında bir iki bilgi verdikten sonra direkt sistemi tanıtmaya geçti.
Hani daha önce demiştim ya adanmışlık… Benim sponsor ve onun vasıtasıyla tanıdığım altınlar, yakutlar, safirler ve hatta elmaslar o kadar çok kendilerini bu işe adamışlardı ki istediğin kadar ‘’ Tekeden yağ çıkmaz ‘’ de, onlar ‘’ Çıkar ‘’ inancındaydılar.
Ohhh beee…İşte tam burada yani sponsorum sistemi tanıtmaya geçtiğinde aslan komşularım aynen benim düşündüğüm gibi davrandılar. Gözleri kapandı, kafaları öne, arkaya gitti gitti geldi. Birbirlerini dürterek ‘’uyuma ayıp oluyor doktor hanıma ‘’ dediler. Bizim doktor Hanım(!) da çaresiz tekrar ürün tanıtımına geçti. Ama millet ürünlere de rağbet etmiyor. Onların gözü haplarda. Doktor hanım onlara ne zaman verecek bu mucizevi hapları?
Şimdi Allah için, sponsorumuz komşulara ‘’ Ben doktor filan değilim ‘’ dese de millet her halde ‘’ Ne mütevazi kadın bizi kültür ve ilmiyle ezmemek için doktor olduğunu bile söylemiyor ‘’ diye düşünüyor olsalar gerek ki ona ‘’ Doktor Hanım ‘’ demekten bir an vazgeçmediler.
Sponsorum bana döndü.
-Sami Bey! Benim yerime sen anlatır mısın sağlıklı yaşam destek ürünlerimizi?
[Sponsorum asla benim gibi vitamin hapı demiyor. Sanırım onların bu işi kıvırmalarının bizim ise kıvıramamamızın altında yatan sebep bu. Olayı çok farklı değerlendiriyoruz…Benim açımdan sittiri bo.tan vitamin hapları olarak nitelendirilen şeyler onlar için Sağlıklı ve Dengeli Yaşam Destek Ürünü ]
Sponsorum der de ben anlatmaz mıyım? Günlerdir hep okumuş durmuşum. Direkt serbest radikallerden girdim olaya. Komşularımın her birinin nasıl pas tuttuklarını anlattım.
Durmuş, Ömer Abi’ye dirsek attı.
-Len Omaaarrr…Ne zamandır deyodun canım hiç garı çekmeyo diye. Meğer paslanmış senin şey len. Ondanımış. Keh kehh kehhh.
-Len olum insanınki de pas dutaaa mıymış? Daha da neler gariii.
-Len ooolum hocadan iyi mi bilceen. Bak Doktur hanım da başını sallayo doğru diye…
-Aneeee…Eee ne etcez?
-Bak orada Omega-3 diye bir şey var..Balık yağı mıymış neymiş..İşte onunla yağlaycan ki pası çözülsün.
Hasba( Hasibe ) nine atıldı.
-Len Godoşlaaa..Susun bagem…Susun da hoca efendiyi dinleyelim.
-Len Hasba neneeee ! Sende mi pası çözdürmek isteyon?. Kah kahhh kiihhh kiiihhh koooh…
Yaaaaa. İçine ederim bu işin. Elin cahil cühela köylüsüne alay malzemesi oldum resmen ya. Ama yine de sakin olmam lazım. Aksi takdirde o 550 Tl lik kazığın tamamı bana girecek…Bu öküz köylülere bir şeyler kakalamam lazım. Hem de acele. Hah tamam buldum. Onların dilinden en iyi eşim anlardı.
-Münireciğim, hayatım, rica etsem biraz da sen anlatır mısın candan aziz, ciğerden kıymetli muhterem komşularımıza serbest radikallerle nasıl savaşacaklarını?
Komşular donup kalmıştı. Belli ki bir şeylerle savaşacaklardı ama işin o kısmı umurlarında değildi Umurlarında olan şey cümlenin başındakilerdi.
Münireciğim,
Hayatım,
Rica etsem ,
Candan aziz, ciğerden kıymetli muhterem komşularımız idi.
Onlara göre ben resmen evrim geçiriyordum. Hani daha önce de tek tük yalakalıklarıma şahit olmuşlardı ama böylesine ilk kez şahit oluyorlardı.
Evet, mikrofon artık eşimdeydi ve öyle bir sunum yaptı ki sponsorumuzun bile ağzı bir karış açık kaldı.
Meğer o vitamin haplarının içinde ne varmış biliyor musunuz?
Asla bilemezsiniz. Merak ediyorsanız bir dahaki bölümde öğrenirsiniz.
Ayda en az 15 kişiye nasıl kolay para kazanacaklarını, nefret ettikleri işlerinden kurtularak günde sadece iki saat çalışmak suretiyle nasıl tüm hayallerine kavuşacaklarını anlatacaktık.
Peki sorarlarsa ‘’ Siz bu hayallerinize ulaştınız mı? Diye’’
Allah sizi inandırsın hiç kimse sormadı. Hatta dahası ‘’ Serbest Girişimci nedir? Neye yarar? Yenilir mi içilir mi?’’ Diye soran bile olmadı. Gelen çayımızı kahvemizi içip kekimizi yedikten sonra ‘’ Kesenize bereket gonşu’’ deyip çekti gitti, giden de aynı şeyi yaptı.
Peki benim hiç mi öğretmen arkadaşım yoktu? Onlara anlatsaydım ya planı?
Anlatmaz olur muyum. Anlattım tabii ki. Ama 850 Tl verip kiraladığım Fethiye Endüstri Meslek Lisesi salonundaki toplantıya hiç biri gelmedi.
Yok yok öğretmen arkadaşlarıma sitem etmemeliyim. O kadar çok komşudan, akrabadan kim gelmişti ki.
Koskoca salonda sadece eşimin rahmetli amcasının hanımı, amca oğullarından biri, üç beş salonda koşturup duran çocuk ve bir iki ‘’ Öööööf sıkıldık yahu film ne zaman başlayacak ?’’ Beklentisi içindeki ergenden başka kimsecikler gelmemişti.
Tüm bunları anlattım sponsorumuza
-Maalesef bir toplantı yapalım dedik gelen giden olmadı sayın sponsorum.
-Yanlış yapmışsınız. Önce ben yapacaktım toplantıyı. Siz nasıl yapılacağını görecektiniz..Ondan sonra da siz yapacaktınız. Bu işte en önemli kural senden üsttekileri kopyalamaktır.
-Tamam madem. Seni de göreceğiz. Bu millet gelmez anacım. Bunlar hep cahil- cühela köylü takımı…Ne anlarlar kaliteden, ne anlarlar sağlıklı yaşamdan? Bunlar alışmışlar ‘’ Ne alırsan bir lira’’ olayına. Hepsini topla bir adam etmez. Sığır ya bunlar. ( Artık sınıf atladım ya daha bir kaç ay önce benim de onlardan biri olduğumu unutmuştum. )
-Ah Sami Beyciim…Biz ne sığırlardan ne zümrütler, yakutlar, elmaslar çıkardık bir bilsen…
-Yani bizim bu sığırlardan bile elmas çıkar diyorsun?
-Tabii çıkar. Hatta senden âlâsı bile çıkar ( O zamanlar bu sözün altında yatan manayı anlamamıştım. Hâlâ da tam çözebilmiş değilim. Benden âlâ elmas mı olmazdı yoksa sığır mı?)
Derken efendim bizim evde bir toplantı daha yaptık. Bu sefer milleti oturtacak sandalye bulamadık. Komşular akın akın.
Allah Allah…Ulan bu öküzler ben çağırınca gelmiyor da Sponsor çağırınca nasıl akın akın koşuyorlar? Onu tanımaz etmezler ben ise en azından iki senelik komşularıyım. Eşim neredeyse hepsi ile akraba…
Mesele anlaşıldı sonra. Benim hanım tüm akrabalarına, komşulara ‘’ Bize bir misafir geldi kimin ne sağlık problemi varsa ona göre ilaç veriyor ‘’ deyince özellikle seralarda sıcaktan anası gevremiş, belleri bükülmüş zavallı kadın komşular, yaşlı dedeler, nineler, romatizma siyatik, lumbago hatta kulunç şikayeti olan bile ‘’ Minire’ye ( Onlar Münire demezler Minire derler hep ) bir doktor gelmiş. Bedava muayene ediyor , herkesin derdine göre ilaç veriyormuş’’ söylentileri ile bizim eve akın etmişler.
Tabii ki sponsorun derdi ürün tanıtımı değil. O ürünler hakkında bir iki bilgi verdikten sonra direkt sistemi tanıtmaya geçti.
Hani daha önce demiştim ya adanmışlık… Benim sponsor ve onun vasıtasıyla tanıdığım altınlar, yakutlar, safirler ve hatta elmaslar o kadar çok kendilerini bu işe adamışlardı ki istediğin kadar ‘’ Tekeden yağ çıkmaz ‘’ de, onlar ‘’ Çıkar ‘’ inancındaydılar.
Ohhh beee…İşte tam burada yani sponsorum sistemi tanıtmaya geçtiğinde aslan komşularım aynen benim düşündüğüm gibi davrandılar. Gözleri kapandı, kafaları öne, arkaya gitti gitti geldi. Birbirlerini dürterek ‘’uyuma ayıp oluyor doktor hanıma ‘’ dediler. Bizim doktor Hanım(!) da çaresiz tekrar ürün tanıtımına geçti. Ama millet ürünlere de rağbet etmiyor. Onların gözü haplarda. Doktor hanım onlara ne zaman verecek bu mucizevi hapları?
Şimdi Allah için, sponsorumuz komşulara ‘’ Ben doktor filan değilim ‘’ dese de millet her halde ‘’ Ne mütevazi kadın bizi kültür ve ilmiyle ezmemek için doktor olduğunu bile söylemiyor ‘’ diye düşünüyor olsalar gerek ki ona ‘’ Doktor Hanım ‘’ demekten bir an vazgeçmediler.
Sponsorum bana döndü.
-Sami Bey! Benim yerime sen anlatır mısın sağlıklı yaşam destek ürünlerimizi?
[Sponsorum asla benim gibi vitamin hapı demiyor. Sanırım onların bu işi kıvırmalarının bizim ise kıvıramamamızın altında yatan sebep bu. Olayı çok farklı değerlendiriyoruz…Benim açımdan sittiri bo.tan vitamin hapları olarak nitelendirilen şeyler onlar için Sağlıklı ve Dengeli Yaşam Destek Ürünü ]
Sponsorum der de ben anlatmaz mıyım? Günlerdir hep okumuş durmuşum. Direkt serbest radikallerden girdim olaya. Komşularımın her birinin nasıl pas tuttuklarını anlattım.
Durmuş, Ömer Abi’ye dirsek attı.
-Len Omaaarrr…Ne zamandır deyodun canım hiç garı çekmeyo diye. Meğer paslanmış senin şey len. Ondanımış. Keh kehh kehhh.
-Len olum insanınki de pas dutaaa mıymış? Daha da neler gariii.
-Len ooolum hocadan iyi mi bilceen. Bak Doktur hanım da başını sallayo doğru diye…
-Aneeee…Eee ne etcez?
-Bak orada Omega-3 diye bir şey var..Balık yağı mıymış neymiş..İşte onunla yağlaycan ki pası çözülsün.
Hasba( Hasibe ) nine atıldı.
-Len Godoşlaaa..Susun bagem…Susun da hoca efendiyi dinleyelim.
-Len Hasba neneeee ! Sende mi pası çözdürmek isteyon?. Kah kahhh kiihhh kiiihhh koooh…
Yaaaaa. İçine ederim bu işin. Elin cahil cühela köylüsüne alay malzemesi oldum resmen ya. Ama yine de sakin olmam lazım. Aksi takdirde o 550 Tl lik kazığın tamamı bana girecek…Bu öküz köylülere bir şeyler kakalamam lazım. Hem de acele. Hah tamam buldum. Onların dilinden en iyi eşim anlardı.
-Münireciğim, hayatım, rica etsem biraz da sen anlatır mısın candan aziz, ciğerden kıymetli muhterem komşularımıza serbest radikallerle nasıl savaşacaklarını?
Komşular donup kalmıştı. Belli ki bir şeylerle savaşacaklardı ama işin o kısmı umurlarında değildi Umurlarında olan şey cümlenin başındakilerdi.
Münireciğim,
Hayatım,
Rica etsem ,
Candan aziz, ciğerden kıymetli muhterem komşularımız idi.
Onlara göre ben resmen evrim geçiriyordum. Hani daha önce de tek tük yalakalıklarıma şahit olmuşlardı ama böylesine ilk kez şahit oluyorlardı.
Evet, mikrofon artık eşimdeydi ve öyle bir sunum yaptı ki sponsorumuzun bile ağzı bir karış açık kaldı.
Meğer o vitamin haplarının içinde ne varmış biliyor musunuz?
Asla bilemezsiniz. Merak ediyorsanız bir dahaki bölümde öğrenirsiniz.
Arayan Mevlasını Aranan Belasını Nasıl Bulur 7 Bölüm başlıklı yazı Sami Biber tarafından
20.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.