Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 12 Bölüm
AKMEŞE YOLLARINDA /
BİR ERMENİ MESELESİ HİKAYESİ -12. BÖLÜM-
Türk ordusu 21 Haziran 1921’de Akmeşe’yi
Yunan’dan da Ermeni’den de
temizlemiş, İzmit’e doğru yürüyordu.
İzmit’i işgal etmiş
olan Yunanlılar ise Türklere
karşı yeni bir
hamle peşindeydiler. İzmit’te boşu
boşuna oyalanmak yerine Bursa’ya çekilecek
sonrasında ise ha bire
Yunanistan’dan gelen takviye
kuvvetleriyle Eskişehir- Bursa ve
Afyon- Kütahya üzerinden
saldırıp Ankara’ya kadar
ilerleyecek Anadolu’da Türk
varlığına son vereceklerdi. [ Nitekim bu planları başarılı
olmuş ve 10 Temmuz
1921’de başlattıkları Eskişehir-Kütahya Savaşları sonunda 24 Temmuz 1921’de Türk ordularının
Sakarya’nın doğusuna çekilmelerini
sağlamışlar, Ankara/
Polatlı’ya kadar yaklaşmışlardı. ]
Evet, bu
kısım az buçuk tarih
bilen herkesin bildiği bir şeydi.
Bilinmeyen ise Yunanlıların,
ve onlarla birlikte hareket
eden Ermenilerin, Yunan
geri çekilişi esnasında yaptıkları
alçaklıklardı.
Evet, Akmeşe’den çıkarılan
Ermeniler, daha başka köylerden
temizlenen Ermenilerle birlikte 24
Haziran 1921’de çekile çekile
İzmit’e vardılar ama İzmit’i
Türklere yar etmeyeceklerdi.
Başladılar katliama.
Şimdi bu
katliamı oturup biz
yazsak ‘’ Uyduruyorsunuz.
Öyle bir şey
olmadı diyen Ermeni
seviciler olacaktır mutlaka,
o sebeple biz susalım
bir İngiliz Tarihçi ve
siyaset adamı olan
Arnold Toynbe anlatsın.
Türk kuvvetleri 28 Haziran 1921’de İzmit’e
girerek şehri Yunan
işgalinden kurtarmıştı, ertesi
gün de Arnold
Toynbe ve eşi İzmit’e
geldiler ve İzmit’te yaşanan
katliamı tek tek
not ettiler.
Peki neler görmüşlerdi?
Kısaca madde madde yazalım 29. Haziran 1921’de Eşiyle
birlikte İzmit’e gelen
Arnold Toynbe’nin neler gördüğünü.
*İzmit Körfezi etrafındaki ilçelerin
Yunan Askerleri ve
yardakçıları Ermeniler tarafından
kundaklandığını bizzat gözleriyle
gördüğünü anlatıyordu notlarında
*Sahilde Yunanlıların yüklerini
taşımaya zorlandıktan sonra
kurşuna dizilen arabacıların
cesetlerini gördü. ( Bu cesetlerin
arasında kadın cesetleri de vardı )
*İzmit camilerinin yağmalandığını ve
hakarete uğradığını gördü.
Mesela Pertev Paşa Camiinin
içinde ve dışında kesilmiş domuzlar gördü.
*Türk dükkanlarının yağmalandığını, Hıristiyanlara ait
dükkanlara ise üzerine
haç işareti çizildiği
için dokunulmadığını gördü.
*Kendisi görmese de sadece
Bağçeşme ve Tabahkane Mahallelerinde 300
Kadar erkek Türk’ün mezarlığa
götürülerek burada öldürüldüğünü
tespit etti. ( cesetlerini gördü )
*Ereğli, Değirmendere, Karamürsel ve
Yalova’nın nasıl yakıldığını gördü.
*Tüfek dipçikleriyle öldürülen
yaşlı kadınların, tecavüz edilmiş genç
kızların cesetlerini gördü
ve bunların hepsini
not etti.
Notları arasındaki en
ilginç husus ise İzmit merkezindeki Türkleri
genel bir katliamdan
Fransızların kurtardığı idi.
Fransızlar ne alaka?
Onu da anlatayım.
Fransa da malum ülkemizi
işgal eden devletlerdendi ve
İzmit’te az da olsa
askerleri vardı. Bunlar devriye
görevi yaparlardı zaman zaman.
Ayrıca yine İzmit’te
fotoğrafta gördüğünüz ve adı
St. Barbe olan bir
kolej okulları vardı. Katliamlar başlayınca devriye görevi
yapan Fransızlar önce bir
müddet aldırmadılar yaşanan
vahşete ama sonra onlara da çok
geldi bunca vahşet. Ancak
gözü dönmüş Yunan, Rum ve Ermeni canavarlarına ‘’ Durun, yapmayın ‘’ Diyerek durdurmak mümkün
değildi.
Fotoğrafta gördüğünüz kolejin kapılarını
açıp Türkleri içeri aldılar. Saldırganlar ne
kadar kudurmuş olsalar da
Fransa’yı karşılarına almak
istemezlerdi. İşte böylece yaklaşık
3000 Türk, Fransızların
himayesi sayesinde mutlak bir katliamdan kurtuldu.
İşin ilginç tarafı Türklerin İzmit’e girdikten sonra intikam
alacağından korkan pek
çok Ermeni ve Rum,
Fransızlara müracaat ederek
sığınma hakkı talep
etmişti ve bu da Arnold
Toynbe’nin gördükleri arasındaydı.
******
Şimdi denilebilir ki: ‘’
Bu topraklarda bir
sürü Ermeni vardı. Bu
insanlar her ne yapmış
olurlarsa olsunlar birdenbire ortadan yok
olmazlar. Eğer
katledilmedilerse, bir soykırıma uğramadılarsa ne
oldu bu insanlara?’’
Evet, zurnanın zort
dediği yere geldik.
İşte bu
soruya cevap verebilmek için
tekrar 15 Nisan 1915’e döneceğiz.
[ Aslında 15 Nisan 1915, Ermenilerin
Van’da katliama başladıkları
tarihtir ama Van’ın
ilçelerinde katliamlar Mart
başında başlamıştır ve ben daha
çok bu Mart
Ayındaki katliamları ele
alacağım ]
Önce bugün bölücü
Kürtlerin, adını ısrarla Wan
diye yazdıkları Van’ gideceğiz.
Van’ın pek çok köyünden
biri olan Mirkeho köyüne
gideceğiz.
Yok, bugün Van’da
bu isimde bir
köy yok ama
1915 Mart’ında vardı. Bugün o köy Özalp
İlçesine bağlı Sarıköy’dür
Van’ın Özalp ilçesine
bağlı Mirkeho Köyünde ve
bir iki başka köyde Ermenilerin kimleri ne şekilde öldürdüklerini görelim,
sonra benim de bir
sorum olacak bunca
Ermeni’nin nereye gittiği
ile ilgili.
- Yorumlar 10
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.