Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Mecburiyet İklimi


....

I

ağardı ses tellerin

eskidi zincirlerin

tütünün onurun o yiğitçe hasretin

nasıl bir aşkla kınaladın yüreğini prangalara

cehennemi kuşanmak

şair kalmak dağlı bir belaya ve pusuya!

bir yanın çığa ve uçurumlara

bir yanın tüfekler çatanda

bir yanın şarapnel parçasına

nasıl bir kafa tutmaktır bu usta


nice yıldız akanda

nice naralar atanda

söylemedin mi bunları da kirvene

bu tarihin şafağı nasıl yazılır!

II

dağıldı bulutlar dağıldı memleket mavisi

ekmeğin bir kase özlemin gelecek günlerin

hangi zindanda soldu o içinin çinisi usta

nasıl vurdun akıncıların nabzını kara kara sayfalara

dalga dalga ışıklarla meydanlara

nedir ki kana kana içmek

yana yana "ülkem" demek

ya "senden önce ölmek!’

III

karakol rüzgârıyla basıldı

o şuh o lacivert sokaklar

kimi kırık kanatlı "kimi kıvılcım bakışlı"

kimi kederle bulut sıkan ellerin

hürriyetin o esrik gecenin o korkusuz kavganın

söylesene kaptan

sığdı mı o devasa yangının mısralara

madem ki şair kalmak "ayrılığa dair"

mecburdur yaşamaya

hele kapını çalan da elini tutan da

"zaten hep yoktular" dememiş miydin!

hele yağmurlar yağmaya

ağlamaktan ziyade gülüşür

neden hep bir limanda neden

beklemekten ibarettir ömür


IV

karardı o "göğe bakma durağı"

açlığın, o yorgunluğun o bitkin umudun

kurabildin mi usta o büyük saati yeniden

neden hep aynı durağa dönmekten ibarettir akış

neden hep simsiyah bir boşlukta

şair kalmak azaplı bir bakış

....

sürgünler yedik ihanetler sevdik

ne zindanlar satın aldık

ne gurbet çaldık uzaklardan

ne pusulara düşüp boşluğa aktık

fırtınayı da aldık kaptan yanımıza

şükür ki hâlâ ayaktayız!

bu gergin kavgaya

bu yorgunluğa bu soğuk düşe

bu noksanlığın kollarına sarılabiliriz!


hâlâ nefesini tutuyorsa ölüler

bir bulvar kenarında sisli sesler

yalnızlık kaç milyar gemiyi çağırır bu limana

kaç ıslık çalar bu puslu caddelerde

ve kaç durakta kaç hüzünbaz çalıştırır bu şehirde

kaç milyar öpüşü uğurlar


neden terk ettiler sokakları

neden yeniden kurulmadı saatler

yalnızlık kaç milyar pranga eder bu şehirde

o üvey hayat neden çocukluğumuzu erkenden bitirdi

o hayalî misafir neden vedasız çekip gitti


böyle korkunç bir çağda zambaklar yağsa

yaseminler uçsa nilüferler taşsa

bir meyyit bedene her örtü şan verir mi


şükür yine de şükür

üstü açık kalmış bir uyku ve rüya

taptaze hezimetler hep avucumuzda

....

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Mecburiyet İklimi

RamazanBoran RamazanBoran