Nifas
üşümek sadece tenin değil tarihin de işidir
yaslanıp ak saçlı bir dağın sırtına
adabınca seviştiğin ümmi bir yalnızlığın içinde
silinen bir nesh gibiydi her şey
senin de titriyor mu içinden iç geçişlerin
senin de daha sahih duruyor mu uzaktan imanlı gülüşlerin
sanırlar ki her uçurumun dibinde
yumuşak bir yastık bekler intiharı
kimse yere çakılmaz!..
aşk dediğin bir şehrin bütün ışıklarını yakar da
gelip kimsenin sigarasını yakmaz
raydan çıkmaz hiçbir tren
hiçbir yolcu yanlış peronda kimsesizliğine sarılıp uyumaz
çocuklar ağladığında gökyüzü utanmaz
gözyaşlarını bir özür gibi boşaltmaz üstümüze
sanırlar ki yüzyılları içine çeken kanatlar dönüyor dünya
senin kirpiklerinde asılı kalmış yokuşlarda yorulsa
senden başka gökyüzü bulsa oraya uçmaz
sümbüllerin sevinci sende, bende kül ve keder
bir ben sevda yetimi bir de şu yaprağı dökülmüş çınar
kaç kez alnından öptüm
hem buluttun hem yağmur hem gökyüzü hem bahar
yüzünü bir kalıp gibi döktüm kelimelere
genzimi sıkan naf kokusuna
ne bir teselli Baki’nin gazelleri ne Kafka bir çıkış
gonca katilleri tetikte
"gel öl" diyor hâlâ eğri eğri kokan bir rüyada
bir sevgiliyi taşrasına basarken saatler
neye kokar yaseminlerle zambaklar
neye salar ruhunu uzaklara
sanırlar ki ölüm gelse nefesinle havlu atar
herkes kendi kaderini
geceye sürülmüş atlar gibi tartmakta
birinin cenneti diğerinin cehennemine komşu
birinin bengi dönüşü diğerinin semasına uzak
sanırlar ki yükünü göğe fırlatmış bir ah
kıta kıta dolaşır da gelip yüzüne konmaz
yüzündeki yüzümü tanımaz şiir
bir denizin iç çekişini duyan taşların
yosuna sarıldığı yerde de okunmaz şiir
ve bir sabah genişleyen kollarından
yeryüzüne kızıl taneler saçtığında güneş
bir zalim kışın şakağına silahını dayadığında
kuşların boğazında yeniden kurulmaz dünya
_boran
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.