Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
3,5 (2 oy)

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 6 Bölüm

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 6 Bölüm

AKMEŞE YOLLARINDA / BİR  ERMENİ MESELESİ HİKAYESİ -6. BÖLÜM-

Evet,  Ermeniler ve  Ermeni  severler,  yataktan  kalkıyor  soruyorlardı,  sofraya  oturuyor  soruyorlardı, günlük  işlerini yaparken  soruyorlardı,  çişlerini  yaparken  soruyorlardı,  yatağa  girerken  soruyorlardı:
  ‘’ Türkiye’de  yaşayan  2 Milyon  Ermeni  nerede?’’ Diye.  Peki  biz  neden  sormuyorduk  ya da soramıyorduk.

Onu anlatacaktım  bugün.  Eh  başlayalım  o  zaman.

Nereden  başlayalım?

Mesela  Fakülte  yıllarımdan  başlayalım,  madde  madde yazalım.

1- Geleceğin  Tarih  Öğretmeni  ya da  Tarih  araştırmacısı  olarak  yetişmek  üzere  dahil  olduğum  İstanbul  Üniversitesi  Edebiyat  Fakültesi  Tarih Bölümünde Bizans’ın kurucusu I. Konstantin’den  son  imparatoru  XI.  Konstantin’e  kadar  bütün İmparatorlarının  hayatlarını ve dönemlerindeki  olayları ezbere  biliyordum.

Mesela  Jüstinyen’in  karısı  Teodora’nın vakti  zamanında bir  fahişe  olduğunu, İmparatoriçe  İrene’nin,  oğlu VI. Konstantin’i hamamda kafasına  takunyayla  vurdura vurdura  öldürdüğünü, VII. Konstantin’e ise  ‘’ Burnu kesik ‘’ manasında ‘’ Porfiregenotos ‘’ dendiğini ( Çünkü  adam,  imparator  olmadan  önce burnu  kesilerek  zindana  atılmışmış. )   ezbere biliyordum. Hatta mezuniyet  sınavında   hocamız  ‘’ İmparator  Theophilos’un hayatını yazınız ‘’ dediğinde  arkalı  önlü  2 dosya  kağıdı  doldurmuştum. Ama?

Ama Türkiye’de Ermeni  sorunu  hakkında  neredeyse  hiç  bir  şey  bilmiyordum  zira  dört  yıllık  eğitimim  süresinde  bırakın  Ermeni meselesini,  Ermeni  diye  bir  kelimeyi  dahi  ağzına  almadı  hocalarım.

İnanmayacaksınız eminim  ama  ben  o  dört  senelik  fakülte  yıllarımda Anadolu’daki  Yunan  Mezalimi  hakkında da  hocalarımdan  tek  satır  bir  şey  duymadım. Birileri sanki ‘’  Bu  konuları  işlemek  yasak.’’ Diyordu. 

1925  doğumlu babamdan  duymuştum memleketim  Kağızman’da dedemin  ve  yakınlarının  canlarını,  mallarını,  namuslarını Ermenilerden  korumak  için  nasıl  bir  nefsi  müdafaa savaşı  verdiklerini ama Fakültede bu  konuda tek  kelime  bilgi sunan  olmadı  bizlere.

Dersim  İsyanı  da  öyle. Ağrı  İsyanı da  öyle.  Koçgiri  ayaklanması da  öyle.

Hayal  meyal  hatırladığım  1960  İhtilali  de  öyle.  Bu  konularda  tek  satır  bir şey  öğrenmedik. Hani  hocalarımız ‘’Siz  araştırmacı  olacaksınız.  Şu  şu  şu  kaynaklardan  araştırın.’’ Deseler  o  da yeterdi ya ,  diyen  olmadı. 

Geleceğin  Tarih Öğretmeninin  bilmediği  bir  konuyu  sade  vatandaş  nereden  bilsin de  ‘’ Nerede  bu  Ermeniler?  Buhar mı  oldular? ‘’Sorularına  cevap  versin?

2- Yıl  1990. Yani  eski  bir  Ermeni  Köyü  olan  Akmeşe’deki  Yatılı  İlköğretim  Bölge  Okulunda  göreve  başlayışımın  1.  Yıl dönümü. Beni  Kocaeli  Anadolu Lisesi  Öğretmeni  olmaya  layık  görmeyenlere  inat ben  de bir  dilekçe  ile  Akmeşe YİBO’nun  kadrolu öğretmeni  oldum ve  o  sene  bazı  öğretmenleri Antalya  Aksu’daki  Öğretmen  Okulunda hizmet içi  eğitme  çağırdılar.

Neyse efendim  gittik. Bir gün Prof.  Hamza Eroğlu sordu:

‘’ Çocuklar ‘’ ( Bize hep  Çocuklar  dedi. Biz de  kabullendik  çocuk  olmayı  bu  bilgi  deryası  yaşlı  hocamız  karşısında )

-Çocuklar !  Bugün  itibariyle Ermeniler,  Soykırım  tezlerini kendi  vatandaşlarına empoze ve  tüm  dünyaya  kabul ettirmek  için konuyla  ilgili  kaç farklı  kitap  piyasaya çıkarmışlar  biliyor  musunuz?

Nereden  bilebilirdik  ki?

Hocamız  cevap verdi:

-20.000.

1990  Yılı  itibariyle  20.000  Farklı ve  okunan kitap… Hayret  etmemek  mümkün  olmadığı gibi  adamların  gayretlerini  takdir  etmemek  de mümkün  değildi

Devam  etti  hoca.

-Peki  biz?  Biz Ermeni meselesiyle  ilgili  kaç  kitap  yazmışız?

Kafalarımız  önümüze  eğildi?  Sorunun  cevabını  bilmediğimizden  değil.  Hoca ‘’ Haydi  bana  üç tanesinin  adlarını  söyleyin ‘’ dese  b.ku  yedik. Bildiğimiz  mi  var?

Hocamız  bu  soruya da cevap verdi:

-Sadece 126

1990  senesi  itibariyle 20.000  okunan  kitaba karşı  126  Okunmayan kitap.  Tüm  dünya  bu meselede  Ermeni’yi  haklı  görmesin de bizi mi  haklı  görsün?

 

3- Efendim  bizde  geçmişte de günümüzde de oldukça salak  bir  şekilde bir ‘’ Gel  kardeşim elini  ver bana. Gel  kardeşim  börekler  açayım  sana ‘’ Anlayışı  vardır.

Evet,  bu maddeyi  açıklamaya  geçmeden önce  bir  bilgi  aktarayım  hemen  sıcağı  sıcağına:

‘’ Gel Kardeşim  Elini ver Bana ‘’ Şarkısı  aslında  bir  Yahudi  şarkısıdır  ve  asıl  adı: ‘’Veshuv Itchem” olup İsrail  folkloruna  ait bir şarkıdır. ‘’ Bir Başkadır Benim  Memleketim ‘’  adlı  şarkının  aslı da ‘’ Rabbi Elimelech ‘’  olup  bir  Yahudi  haham  şarkısıdır ( ilahi  gibi  bir şey )

Evet,  bu  tür  aptalca,  salakça sempatiler,  empatiler,  hümanizmler  gereksiz  ve  lüzumsuzdur  ama her ne  hikmetse  vazgeçemeyiz bu  tür kelebekliklerden.

Sanırım  biraz da sık  sık  okullara gönderilen  talimatların  etkisi  olsa gerek.

‘’  Bundan  kelli  sakın  ola derslerinizde ( Özellikle  Tarih  Dersinde ) Yunan’a  ve Ermeni’ye ‘’Gül’’den  ağır  laf edilmeye. Gururları  kırılmaya. Onurları  rencide edilmeye. Yunanlılar bizim  ‘’SUYUN ÖTEKİ  YÜZÜNDEKİ  KOMŞULARIMIZDIR.’’ Ermeniler ise ‘’ YÜZLERCE YILLIK  KADİM  DOSTLARIMIZ…’’ Aman  sakın  ola incitilmeye. Yemi, suyu, tımarı  kat’iyyen ihmal  edilmeye.  ‘’

Neden  peki? 

Neden taaa  1839’daki  Tanzimat  Fermanından  beri  Gavura  Gavur  demeyi  yasaklamışız?  

Tüm  bu  yalakalıklar, ayaklarına  sarılıp  kedi  gibi  sırnaştığımız  Hıristiyan  Avrupa,  lütfedip  de sırtımızı  okşasın  diye.

Yahu tamam da ne  yaparsak  yapalım okşamıyorlar  sırtımızı.

Olsun…Ne demişler:
’’Veshuv Itchem’’.  Pardon,  ‘’Sev  Kardeşim ‘’

Hem  görmedin  mi  1997’yılında  İçişleri  Bakanımız  Meral  Akşener,  Pkk’nın  başı  için ağzından  kaçırıp da  ‘’Ermeni  Dölü ‘’ dediğinde  Ermenistan’daki  Ermenilerden  daha  çok  Türkiye’deki  her an ve her durumda Ermeni olanlar ayağa  kalmamış mıydı? 


***

Hocam  daldın  gittin,  Akmeşe’den  uzaklaştın  ‘’ diyorsunuz  sanırım. Bir iki  maddem  daha  kaldı.  Onu da  anlatayım  sonra döneceğim  Akmeşe’ye.

Ama  ne  zaman?

Gelecek  bölümde  inşallah.


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
3,5 (2 oy)
  • Yorumlar 11
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 6 Bölüm

Akmeşe Yollarında Bir Ermeni Meselesi Hikayesi 6 Bölüm

Sami  Biber Sami Biber