Padişahım Çok Yaşa 5 Bölüm Saraydan Padişah Kaçırma
PADİŞAHIM ÇOK YAŞA 5. BÖLÜM- SARAYDAN PADİŞAH KAÇIRMA
Efendim, Mozart’ın ‘’ Saray’dan Kız Kaçırma ‘’ Operasını en azından duymayan yoktur sanırım. O Operada İspanyol soylusu Belmonte'nin korsanlar tarafından kaçırılıp İstanbul'da Selim Paşa'nın haremine satılan sevgilisi Konstanze'yi kurtarma çabasını anlatılmaktadır ve söylemeye hacet yok bu, tamamen hayali bir eserdir. Yani aslında saraydan kaçırılan bir kız yoktur. Ama 1876 Yılının Kasım Ayında öyle bir paşanın konağından değil direkt Osmanlı Sarayından, bir padişah kaçırılmak istenmiştir.
Saray neresi?
Çırağan Sarayı.
Kaçırılmak istenen Padişah kim?
Tahttan indirilmiş olan V. Murat…
Şimdi pek çoğunuz ‘’ Hah tamam Sami Hoca Ali Suavi’nin Çırağan Baskınını anlatacak. ‘’ dediniz değil mi? Yok onu anlatmayacağım. Hele az daha sokulun yamacıma.
Evet, Sultan II. Abdülhamit 31 Ağustos 1876’da Osmanlı tahtına oturduğunda o da kendinden öncekiler gibi ‘’Padişahım Çok Yaşa ‘’ Diye karşılanmış ve ilk anda bu duruma itiraz eden olmamıştı. Pardon… Bir kişi bu duruma itiraz ediyordu sesi yüksek perdeden çıkamasa da.
O bir kişi, isminden daha önce bahsettiğim Mason Meşrik-i âzâmı Cléanthi Scalieri’ydi.
Cléanthi Scalieri’ye göre V. Murad’ın tahttan indirilmesi tamamen bir darbeydi ve kendisi mason biraderi Murad’ı kurda kuşa yem etmeyecek, onu yurt dışına kaçıracaktı.
Sultan V. Murat, bir Rus gemisine bindirilip önce Odesa’ya kaçırılacak, oradan da İngiltere’ye teslim edilecekti. Sonrasında hem İngiltere hem Rusya Osmanlı Devletine demokrasi getirmek üzere(!) baskı yapacaklar ve V. Murad Osmanlı tahtına oturacaktı. Tabii ki demokrasi adına(!) yoksa İngiltere’nin de Rusya’nın da kötü bir niyeti yoktu (!)
Şimdi eminim pek çoğunuz ‘’ Sami Hoca bu dizi roman olacak demişti ama yahu bu kadar da sallanmaz ki? Biz bunları hiç duymamıştık.’’ Diyebilir. İnanın bana eğer bu yazdıklarım duayen tarihçi İ. Hakkı Uzunçarşılı’nın kaleminden çıkmamış olsaydı ben de inanmazdım. ( İ.Hakkı Uzunçarşılı- Belleten Sayı: 32 )
Neyse efendim.
Operasyonun beyni Prodos mason locasının üstâd-ı âzamı olan Cleanti Scalieri idi. Rum asıllı bir tüccar olan Cleanti V. Murad’ı daha veliaht iken on sekizinci dereceden mason locasına kaydederek onunla sıkı bir dostluk kurmuştu.
Sultan Murad’ın câriyelerinden Nakşibend Kalfa, Şûrâ-yı Devlet Tanzimat Dairesi muavinlerinden Ali Şefkati Bey, Evkaf Nezâreti Senedat Odası Mukabelecisi Aziz Bey, Sultanı kaçıracak heyetin beyin takımı, bu amaçla kurulan gizli cemiyetin belli başlı üyeleriydiler. Aziz Bey’in faaliyetleri ve cemiyetin ikinci başkanı gibi telakki edilmesinden dolayı bu cemiyete “Cleanti Scalieri-Aziz Bey Komitesi” denilmiştir.
Operasyonun diğer kilit isimlerinin başında Büyük Britanya Başkonsolosluğunda tercüman olarak çalışan İstavridis adlı bir Rum vatandaş vardı.
İstavridis'in suç ortakları Lehli Mihalovski ve yine Lehli Jülü isimli bir yabancıydı. Ayrıca Adliye Nezaretinden Mehmet Efendi ve Maliye Kâtibi Hüsnü Beyler operasyonun beyin takımındaki kişilerdi.
Bu kişiler ve yoldaşları, kadın kılığında çarşaflı bir şekilde Çırağan Sarayına gelecekler, V. Murad’ı Saray önünde bekleyen bir gemiye bindirecekler ve alıp Rusya’ya, oradan da İngiltere’ye götüreceklerdi.
Ancak bunların bilmedikleri bir husus vardı:
Kendinden bile şüphe eden bir karakter yapısına sahip olan II. Abdülhamit daha önceden tüm tedbirleri almıştı. Mesela Çırağan Sarayında bu komitecilere sözde yardım edecek olan Mehmet Ağa, aslında II. Abdülhamit’e son derece bağlı olan Tahir adında bir askerdi. Ayrıca II. Abdülhamit, İstavridis çetesi içine de kendi adamlarından birini sokmuştu. Dahası güya bu çeteye yardım edecek olan Mabeyn-i Hümayundan Ahmed ve Arif Bey’ler de II. Abdülhamid’in ajanlarıydı.
Eee, her şey daha önceden biliniyor idiyse komiteciler neden hemen yakalanmadı?
Bunun üç sebebi vardı.
1- Böyle bir operasyonun arkasında olan yabancı devlet İngiltere miydi yoksa Rusya mı? Onu ortaya çıkarmak. ( Sonuçta Rusya olduğu anlaşıldı ama İngiltere de olaydan haberdardı )
2- Padişahın eniştesi olup hem kendisi hem oğlu Sabahattin Cumhuriyetçi olan Mahmut Paşa bu olayın içinde miydi? ( Bu husus anlaşılamadı )
3- Sabık padişah V. Murat bu operasyonun içinde miydi? ( Yapılan araştırma ve soruşturmalar neticesinde V. Murat’ın, sarayın su yollarını kullanan Cléanthi Scalieri ile sık sık görüştükleri anlaşılsa da bu komiteyi kuran, II. Abdülhamit’i tahttan indirme planlarını yapan kişi yani olayın planlayıcısı ve tertipçisi olmadığı anlaşıldı.
Sonuç: Bu saraydan padişah kaçırma operasyonunu düzenleyenlerin hepsi yakalandı. Sanıklar İstavridi, Jülü, Hüsnü ve Ahmet mahkeme tarafından ağır şartlarda ve ömür boyu sürgün cezası verilmesine rağmen Sultan Abdülhamid tüm sanıkları affettiğini açıkladı. Çünkü olayın arkasında İngiltere ve Rusya vardı ve onlarla arayı bozmak istemiyordu.
Ama bu, V. Murat’ı Çırağan Sarayından kaçırmak için yapılan ilk girişim değildi.
Nitekim Cléanthi Scalieri ve çetesi 15 Nisan 1877’de bir kez daha denediler V. Murat’ı Çırağan Sarayından çıkarıp kaçırmayı. Eğer başarabilselerdi İstanbul’un büyük camilerinden birinde ( Mesela Ayasofya, Sultanahmet ya da Süleymaniye ) bir biat merasimi yapıp padişah ilan edeceklerdi, sonrasında tabii ki kızılca kıyamet kopacaktı ama başarılı olamadılar tabii ki.
Peki denemekten vazgeçtiler mi?
Cléanthi Scalieri artık vazgeçti ama bir başkası tarafından bir deneme daha olacaktı.
[ II. Abdülhamit’e vehimli, çok şüpheci, gölgesinden bile korkan ödlek diyorlar. Bu şartlar içinde gel de vehimli, şüpheci, her şeyden korkar olma. ]
Yalnız o denemeye geçmeden önce Kasım 1876 ( V. Murat’ın ilk saraydan kaçırılma girişimi) ile 15 Nisan 1877 ( V. Murat’ın ikinci kez Çırağan Sarayından kaçırılma girişimi ) tarihleri arasında cereyan eden diğer olaylara da bir göz atıp öyle devam edelim..
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.