Öykümüz İse Kaldığımız Yerden Devam Etmekte
Düşlerin rengini sorma bana:
Atıl dileklerden de ötesi…
Aşkın rutubetinde filizlenen bir çiy
tanesi adeta ve çakan şimşeklerde zuhur eden bir fesleğen misali.
Şühedadır düşleri ve makul olduğu
kadar yürektir kendini ısıtan unutulmuş olsa bile zemheride ve işte kodaman
kuşların cebbar kanatlarına yağan kar gibi…
O kar tanecikleri ki zarar vermeden
birbirine ve transa geçen kar bulutları oysaki aylardan Mayıs ve işte büyüyen
tezahüratı mevsimin.
Gölbaşı.
Göl durgunluğu ve de.
Muteber olana asılı aşkın lakayt
olmayan içli özlemi.
Ey, kelam!
Ve sen, muallim.
Göçebe akşamlardan firar eden özüne
sadık bir ebegümeci.
Sözcüklerse varsıl duyguların
ihbarına yeltenen ve çivit mavisi gözlerinde aşkın hele ki buğrası yangının ve
tebessüm ehli firarı yâdında teselli saklayanın.
Tecelli etti edecek aşk.
Muhtasar beyanname gibi rakamlar da
mademki istifli aşkın kelamında ve hoyrat bir esintiyi ihbar eden Çingene
Kadın.
Çiçekler.
Dikenleri ruha batan.
Zemheri.
Yaz mevsimine karşı gelen.
Yâdında teselli ve pekişen bir kıvancın
eseri.
Esirlerinse muadili o devasa zincir.
Tanıklığında göğün ve işte şakıyan
bülbülün güle duyduğu özlem ile kafesinin kapısından aniden sıvışan.
Saf tutulası.
S/afiyet mensubu.
Kelamın yitimi ve selamın devinimi
ile usulca koynuna da girdin mi bahar güneşinin.
Muadilimiz hazan.
Muhatabımız değilken de yalan.
Zinhar yalan, desek ne ki?
Ve işte fistanı yaş gözleri yas dolu
çocuk gelin.
Bir mertebe.
Bir de muhakeme.
Akıl melekelerinin bir üstü iken de
bilincin yaydığı ışık ve enerji.
Özümüzle de bir iken sözümüz ve işte
kıvançla sırtlandığımız nasıl ki küfede saklı değerlere kat çıkan.
Sunumu mu ömrün?
Sıvazladığımız mıdır dünün öyküsü?
Yine de silmeli illa ki dünü.
Sil baştan aşk.
Sil baştan ömür.
Sil baştan artık tekelinde olmadığımız
kadar hüzün.
Bir miat ise dolan bir de miladı
yeniden başlatan.
Öykümüz ise kaldığımız yerden devam
etmekte.
Nice öykü yazılası nice örüntü
kutsanası.
Aşkın da hibesi ve çeyiz sandığı.
Sehven yenik olsa da insan şifa
bulmaz mı aşkın kayrasında aşkın kanatlarında?
Aşk ise her yerde.
Her fasıl.
Her hâsıla.
Havsaladan taşan mikado çöpleri gibi
ve işte sayımda nüfus memuru:
Ha bir eksik ha bir fazla.
Gel gör ki mukayyet olduğu kadar
insan rızkına ve aklına…
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.