Bil Mukabil Hayat Ve Umut
Müstakil renklerdi ışık ve aşk
Topraksa gürültü bir var oluş
Ki
Yokluğa da açılan pencere
Münzevi bakışlar çetelesi
Hengâme boyutsuz
Ne de olsa insanın haiz olduğu
külfeti
Süpüren boylu boyunca
Nameler…
Sökün eden.
Hazzı coşkunun
Bazense insan, insanın içimi kemiren
Mağdur bir b/akış
Ve bir çocuk
Baytı kaçsa artık özlemin
Ve işte küpeştesinde varlığın
Dikili beyanlar caddesi
Sözden de öte
Özüne sadık her insan her nesne
Kurusıkı bir tebessüm ne ki
İçtenliğin, dostluğun bakiyesi
Ötesiz sevinçleri çağıran
Yükü ağır olsa bile
Nasıl ki Mevla’da saklı derman
O gönül ki:
Tuttuğu çetelesi…
O boyunduruk ve de
Göğün katmerli ışık huzmesi
Bayır aşağı
Dağ başı
Yokuş yukarı
Ve attığın her adım
Atılan her nutuk
Ayracı duyguların
Bazen kısık bir lehçe
Bazen savruk
Kuytular değildir de haznesi insanın
Ve işte o tek yerleşke
Endamlı bir nizam
Yerden göğe uzanan
Haysiyet ve iman ve insan
Kulvarlarda saklı ihtimam
Severken doğan bazen
Bir hüsran da değil
Umudun peçesi
Varsın savursun o yaşlı kurt
Savursun da pençesini
Kaçmak değil aslolan
Savaşmaksa insanın düşen payına
Ayakta kalmanın hatırına
Bil mukabil sevinçler
Bil mukabil hayat ve umut
Bir mukabil dostane bir nutuk
Arzı endam eden o ihtişamlı ufuk…
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.